27 Mar 2017

TAJÊ: Êzidî kadınları olarak intikamımızı büyük alacağız

Tevgera Azadîya Jinen Êzidî (TAJÊ), 3 ve 14 Mart’ı da unutmayacaklarını ifade ederek “Êzidî kadınları olarak örgütlenerek, güçlenerek intikamımızı büyük alacağız” açıklamasında bulundu.

16 Mart 2017 Perşembe 07:47
HABER MERKEZİ - ANF

Tevgera Azadîya Jinen Êzidî (TAJÊ), 3 Ağustos 2014 gibi Êzidîlerin KDP tarafından hedef alındığı 3 Mart ve 14 Mart’ı da unutmayacaklarını ifade ederek “Êzidî kadınları olarak örgütlenerek, güçlenerek intikamımızı büyük alacağız” açıklamasında bulundu.

AKP ve KDP’ye bağlı çete oluşumlarının Şengal’in Xanesor nahiyesine gerçekleştirdiği saldırı ve devamında yaşananlar konusunda bir açıklama yayınlayan TAJÊ, bu güçlerin kadınlar olarak alanda gerçekleştirilen iradeleşmeye tahammül edemediğini ifade etti.

3 Ağustos’ta Êzidîleri bırakıp kaçıp DAİŞ barbarlarına teslim eden zihniyete asla güvenmeyeceklerini, bu güçlerin iktidar ve himayelerinin kabul edilmeyeceğinin ifade edildiği açıklamada “KDP’nin tekrar Şengal’in sahibi olması büyük bir ahlaksızlıktır. Bu ahlaksızlığı başta biz Êzidî kadınları kabul etmeyeceğiz. Biz Êzidî kadınları ferman öncesi kadınlar değiliz. Bugün özgürlüğün kokusunu, tadını duyumsamış ve özgürlük iddia ve kararlılığımızı bileyerek yola koyulmuşuz. Bu temelde özgürleşme yolunda kat ettiğimiz mesafe önemlidir. Başta savunma gücümüz olan YJŞ’nin yanında tüm kadınlar olarak kendi savunmamızın bilincine ve örgütlülüğüne ulaşmış durumdayız. Bugün 80 yaşındaki bir anamız dahi kendisini savunabilecek silah eğitimine ve iradi duruşa sahip. Bunun yanında Êzidî kadınlarının tüm yaşam ve mücadele alanlarında örgütlü olduğu, örgütlü katıldığı kadın hareketi TAJÊ’nin gelişmesiyle Êzidî kadınında özgürlük ve bunun gerektirdiği örgütlenme bilinci gelişmiştir. Artık Êzidî kadını denince mağduriyet ve biçarelik anlaşılmamalıdır. Êzidî kadını direnişi ve özgürlükteki ısrarıyla tanınacaktır” denildi.

KDP ve çetelerinin 14 Mart’ta kadınlara saldırdığını hatırlatan TAJÊ açıklamasında KDP yayınlarında o gün katledilen Naze’ye yönelik iddialara ise sert tepki gösterildi. Açıklamada şunlar belirtildi: “14 Mart 2017 günü alanda konumlanmış çetelere; alanda istenmedikleri, kalmaları durumunda krizin derinleşip yeni çatışmalara neden olabileceği noktasında rahatsızlıklarımızı iletmek üzere kadınlar ve analarımızın öncülüğünde bu güçlerin bulunduğu alana doğru kitlesel bir yürüyüş gerçekleştirdik.  Başta Rojava’daki Êzidîler olmak üzere, Rojava’daki halkımızında bizimle böyle bir günde dayanışmak, yalnız olmadığımızı belirtmek içinŞengal’e gelmeleri bizimle yürümeleri anlamlıydı. Tamamen Sivil, kınama ve rahatsızlığımızı ifade etme dışında hiçbir hedef ve girişimimiz olmamasına rağmen; analarımızın ve kadınların kararlı duruşundan korkmuş ve saldırmışlardır. Bu saldırılarda 10’un üzerinde ağırlıkta kadın ve analarımız yaralanırken, bir kadın arkadaşımız şehit düşmüştür. Bu genç kadın arkadaşımızın ailesi fermanın ilk gününden beri Şengal’i terk etmemiş, tüm zor ve zahmetli koşullara rağmen Ezidxan’da kalmış ve direnmiştir. Bu arkadaşımızın yakın ailesi DAİŞ’e karşı mücadelede 4 şehit vermiş. Böyle onurlu ve direnişçi olan ailenin kızı olan Naze’nin de kendi toplumu için duyarlı ve sorumlu bir genç olması anlaşılırdır. Naze arkadaşımızın özellikle DAİŞ’in elindeki kadınlarımızın kurtarılması ve fermana sebep olanlardan hesap sorulması en büyük arzusuydu. Bizde bir kez daha Êzidî kadın hareketi olarak Nazelere, Berivanlara, Gülçinlere diyoruz ki; gözünüz arkada kalmasın, sizin bize açtığınız direniş yolunda biz Êzidî kadınları örgütlenerek intikamımızı büyük alacağız.

Genç arkadaşımız Nazê için KDP’nin yayın organları YJŞ savaşçısı demektedir. YBŞ-YJŞ savaşçıları böyle silahsız bir sivil eylemde işi olamaz ve olmamıştır. Bunu görüntülerde ispatlamaktadır. Kitlenin içinde bırakalım silahı en ufak bir patlayıcı bile kullanılmamıştır. Bir kez daha anlaşılmaktadır ki bu çeteler sadece YJŞ’den değil, tüm Êzidî kadınların direniş ruhundan ve duruşundan korkmaktadırlar.

Naze YJŞli değildi, her Êzidî kadını gibi toplumunun acılarına duyarlı, bu acıları yaşatanlara karşı büyük öfke duyan bir kadındı. Ancak Naze’nin şahadetide1989 yılında şehadetiyle Cizre’deki halk serhildanına öncü olan Êzidî kızımız Bınevş Egal gibi bir role sahip biz kadınlar için. Bınevş Egal’in şahadetiyle halk nasıl Türk sömürgeci güçlere ‘yeter’ dediyse, Nazede şahadetiyle bize şu emri vermektedir. Halen Şengal’de egemen olmak isteyenlere, Şengal’in sahibi olduğunu iddia edenlere kadınlar başta olmak üzeretüm Êzidî toplumu olarak ‘yeter’ dememizin zamanıdır.

Biz Êzidî kadınları 3 Ağustos 2014’ü unutmadığımız gibi 3 Mart ve 14 Mart’ı da unutmayacağız, unutturmayacağız. Êzidî kadınları olarak örgütlenerek, güçlenerek intikamımızı büyük alacağız.”