27 Mar 2017

TJA: Diktatörlüğe karşı Newroz alanlarını dolduralım!

TJA, tüm Türkiyeli kadınları ve halkları Newroz bayramında buluşmaya, diktatörlüğe hayır mücadelesini birlikte büyütmeye davet etti.

12 Mart 2017 Pazar 11:38
AMED - ANF

Tevgera Jinên Azad (TJA), “Kapitalizm ve onun sömürgeci sistemi yaşadığı her krizi talan ve gasp ekonomisi ile çözüme kavuşturma gibi temel bir yönteme sahiptir. Topraklara el koyma, emeği gasp etme, doğayı özelleştirme, işgal ve savaş bu yöntemin uygulamaları olmaktadır. Vahşet ve faşizm bu sürecin devlet tekniği olarak kadınlara, köylülere, emekçilere, işçilere, çocuklara ve halklara karşı uygulanır. Kapitalizm ve sömürgeciliğin 21. yy da yaşadığı krizi Ortadoğu’da derinleşmiş ve sistem krizlerini savaş, talan, gasp hareketleriyle devreye sokmuşlardır. Toprakları, kentleri işgal saldırıları büyük yıkımlarla sonuçlanmakta, kadın katliamları yaşanmakta, halklar göçertilerek ucuz iş gücüne ulaşılmakta, faşist militer örgütlenmelerle toplum dağıtılmak istenmektedir. Son bir yıldır Türkiye ve Kürdistan’ da yaşanan devlet şiddeti, OHAL uygulamaları ve Başkanlık sistemi ile sağlanmak istenen Diktatörlük rejimi sömürgeciliğin krizinin sonuçları olmaktadır. Kentlerin yıkımı, yüzbinlerce insanın işten atılması, katliam ve tutuklamalar, kadına yönelik vahşi saldırılar, köylerin yeniden işgali, ekonomik kriz, yükselen işsizlik politik, ekonomik, sosyal, kültürel talan hareketinin uygulamaları olmuştur. Bu anlamda demokratik direniş güçleri, kadın hareketleri, emek hareketi, köylüler, işçiler ve halklar ortak kurtuluş çizgisinde buluşmakta ve çağın dönüştürücü demokratik uygarlık çıkışını sağlamaktadırlar. Bu dönem demokratik yaşam adına yapılan her şey ve her duruş ortak insanlık mirasına dönüşecektir” dedi.

‘DİRENEN TÜM KADINLARI SELAMLIYORUZ’

“2017 8 Mart dünya kadınlarının emek ve mücadele günü bu anlamda, Kürdistan ve Türkiye’ de tarihe damgasını vurmuştur” denilen çakılmada, “12 Eylül faşizmini ve 90’lı yılların özel savaş uygulamalarını geride bırakan OHAL faşizmine karşı sürekli bir direniş ve örgütlenme mücadelesini yükselten kadın hareketleri bu zamanın demokratik modernite direnişinin öncüleri olduğunu bir daha gösterdiler. Zindanda, akademilerde, öz yönetim alanlarında, fabrikalarda, meydanlarda, köylerde ve yaşamın her alanında kadınlar faşizme karşı kesintisiz bir mücadele açığa çıkarmaktadır. Korkuya karşı cesareti açığa çıkarma, toplumsallığın her biçimini dağıtmaya karşı sürekli bir toplumsallık geliştirme, diktatörlüğe asla geçit vermeme duruşu ve sokakları, meydanları muhalefete açma direnişi ile Kadın hareketi Türkiye’ de demokratik siyasetin mevzilerini yeniden kazandılar. Yaşamın her anında ve tüm boyutlarında sürekli bir kadın direnişi vardır. Topraklarını terk etmeme, haklarının gasp edilmesine izin vermeme, politik bilincinin çarpıtılmasını engelleme ve faşizmin bir zihin, kişilik ve toplumsal atmosfer haline dönüşmemesi için adeta her ev her sokaktaki kadın bir direniş halinde durmaktadır. Bu anlamda bu yıl meydanlara gelen ve gelemeyen tüm kadınların direniş yılı olmaktadır. Bu vesile ile Kürdistan ve Türkiye 8 Mart eylem ve direnişlerini, bulunduğu her alanda diktatörlüğe karşı duruşu ile mücadeleyi çok boyutlu yaşayan tüm kadınları bir kez daha selamlıyoruz.

8 Mart mücadele haftamıza büyük moral, azim ve kararlılık yükleyen, bizim için 8 Mart sembolü haline gelen Şengal kadın direnişini bir daha selamlıyoruz. 2 yıl öncesine kadar kaçırılıp köleleştirilen, intihar dışında seçenek bırakılmayan, mültecileştirilen kadınların yurt ve özgürlüklerini savunma direnişi kadın tarihine muazzam bir kayıt düşmüştür. Bu anlamda Kürdistan kadın hareketinin dünyada ve Ortadoğu’ da temsil ettiği onurlu ve özgürlük devrimi hepimizi bir daha onure etmiş ve iddiamızı yükseltmiştir. Rojava’da, Avrupa’da, Amerika’da, Ortadoğu’ da, zindanlarda, dağlarda ve tüm dünyada direnen ve ortak mücadelesi ile insanlık umudunu ayakta tutan tüm kadınları selamlıyoruz. 8 Mart çalışmalarını adeta bir direniş biçiminde yürüten tüm kadın yoldaşlarımızı emek, cesaret ve kararlılıklarından dolayı kutluyoruz” ifadelerine yer verildi.

DEMOKRATİK ÖZERKLİK İÇİN NEWROZ’DA ALANLARDA OLACAĞIZ’

TJA açıklamasına şu hususlara dikkat çekildi:

“8 Mart Kürt kadınları için kadın Newroz’u özelliğinde yaşanmış ve dünya kadın direnişi ile bütünleşmenin en önemli günleri olmuştur. Zekiye Alkan, Sema Yüce, Rahşan Demirel, Ronahi ve Berivan Newroz kadın direniş sembolleri olarak 8 Mart direniş   kaynaklarımızdır. Bu nedenle Kürdistan’lı kadınlar Newroz’ a 1 Mart tarihi ile uyanmaktadır. Halkımız içinde artık 8 Mart süreci Newroz’un renginin, dilinin, ruhunun ve duruşunun anlamlandırıldığı bir süreç olmuştur. Bu anlamda tüm kadınları 2017 Newroz kutlamalarına ve çalışmalarına davet ediyoruz. Şu çok açıktır ki bu yıl faşizme karşı halkların ortak mücadele ve kurtuluş yılı olacak, 2017 Newroz bayramı tüm Türkiye ve Ortadoğu halklarının Newroz bayramı olarak karşılanacaktır. Nasıl ki Demirci Kawa Newroz isyanı ile tüm Ortadoğu halklarının ortak kurtuluş gününü açığa çıkardıysa şimdide aynı ortak direniş gününde buluşalım, her yeri özgürlük bayramına çevirelim. Bu anlamda tüm Türkiyeli kadınları ve halkları Newroz bayramında buluşmaya, diktatörlüğe hayır mücadelesini birlikte büyütmeye davet ediyoruz.

Tek dil, tek din, tek millet, tek şef rejimine karşı ortak vatanda, demokratik cumhuriyet ve her farklılığın kendini içinde temsil ettiği demokratik bir anayasa için Newroz alanlarına akacağız. Kürt halkının politik statüsünün sağlanacağı ve gönüllü birlik ilişkisinin kurulacağı, eşitlik ve özgürlüğün teminatı olan Demokratik özerklik için Newroz’da alanlarda olacağız.

‘ÖCALAN’IN ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN NEWROZ ALANLARINI DOLDURACAĞIZ’

Bu sürecin yakalanması ve demokratik çözümün mimarı olan Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün sağlanması için Newroz’ da alanları dolduracağız. ‘Önderlikle Mutlaka Kazanacağız’ şiarı ile Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ a uygulanan ağır tecridin halkların geleceğinin karartılması, faşizm ve geleceksizlik olduğunu haykırmak için alanlarda olacağız. 

Sömürgeciliğe ve faşizme karşı demokratik uygarlık paradigmasıyla yaşa ve yaşat felsefesinin sahibi Sayın Öcalan Özgür olmadan hiçbirimiz asla özgür olmayacağız bilinciyle Newroz aydınlığını büyüteceğiz.

'DİKTATÖRLÜĞE HAYIR DEMEK İÇİN NEWROZ ATEŞİNİ YAKACAĞIZ'

Diktatörlük rejimine hayır demek için, vahşeti bitirmek için, ekonomik talanı durdurmak için, politik hak gasplarını engellemek için, yolsuzluğu önlemek ve savaş siyaseti ile ömrünü uzatmaya çalışan AKP hükümetini durdurmak için Newroz ateşini yakacağız.

'KADINLAR İÇİN NEWROZ DİRENİŞİNİ BÜYÜTECEĞİZ’

Yüzde 1400 oranında kadına yönelik artan şiddeti durdurmak için, yaşam tarzına yönelik müdahaleleri engellemek için, gasp ve talan edilen eş başkanlık, kadın örgütlenme sistemini, örgütlenmelerini yeniden kazanmak için, işsizleştirilen kadınların haklarını geri almak için, zindanlara atılan kadın mücadeleciler için, göçertilen, katledilen ve evi, toprağı işgal edilen kadınlar için Newroz direnişini büyüteceğiz.

Cizre, Sur, Şırnak, Nusaybin, Gever, Xerabé Bava, Lice için Newroz meydanlarında sel olup haykıracağız; Onlar bizim ölümsüz yeminimiz ve sonsuz tarih bilincimizdir diye. Sara’ lardan Sévé’ ye, Asya Yüksel, Pakize Nayır, Fatma Uyar, Berjin Demirkaya,Taybet Ana, Miran bebek ve  Mehmet Tunç’lar şahsında binlerce Kürt gencinin özgürlük direnişi için Newroz direnişinde buluşalım."