Kürt kurumlarından Almanya’ya kınama

Almanya’daki Kürt kurumları, bugün ortak bir basın açıklaması yaparak Almanya İçişleri Bakanlığı’nın Kürt kurum ve örgütlerinin bayrak ve flamalarını yasakladığı 2 Mart genelgesini kınadı.

Almanya’daki Kürt kurumları, bugün ortak bir basın açıklaması yaparak Almanya İçişleri Bakanlığı’nın Kürt kurum ve örgütlerinin bayrak ve flamalarını yasakladığı 2 Mart genelgesini kınadı. Alman hukukçularının da katıldığı toplantıda Merkel hükümetine yasağı derhal geri çekmesi çağrısı yapıldı.

Almanya İçişleri Bakanlığı 2 Mart’ta eyaletlere gönderdiği bir genelge ile aralarında PYD, YPG, YPJ, PÇDK, PJAK, YXK ve NAV-DEM’in de bulunduğu çok sayıda Kürt parti ve kuruluşun bayrak ve flamalarının yasaklanmasını talep etmişti. Bakanlık, genelgeyi 1993 yılından itibaren Almanya’da yürürlükte olan PKK yasağının “güncellenmesi” olarak açıklarken Almanya’da faaliyet yürüten Kürt kurumları genelgeye ilişkin görüşlerini bugün Relexa Hotel’de ortak bir basın açıklaması yaparak açıkladı. Civaka Azad tarafından organize edilen ve değişik Alman medya kuruluşlarından gazetecilerin de izlediği basın toplantısına NAV-DEM adına Yavuz Fersoğlu, YXK Temsilcisi Hêvîn Tekin, Rojava Berlin Temsiliciği’nden Masod Hasan ve Cumhuriyetçi Avukatlar Birliği’nden Thomas Jannisen katıldı.

‘KÜRTLER İNKAR EDİLİYOR’

Toplantının moderatörlüğünü yapan Azadi Hukuk Bürosu’ndan Dr. Elmar Millich söz konusu yasaklarla ilgili açıklanan genelgenin Berlin hükümetinin şu anda izlediği dış politikanın bir parçası olarak hazırlandığına dikkat çekti.

NAV-DEM adına konuşan Yavuz Fersoğlu ise Birleşmiş Milletler’in Türk devletinin Kürdistan’daki savaştan dolayı suçladığı bir dönemde Almanya’nın ise bu kararı aldığını belirterek şöyle konuştu: “Bu genelge Merkel hükümetinin Erdoğan’ın önünde diz çökmesi ve Almanya’nın Kürt kimliğini inkar ettiği anlamına geliyor. ”PKK ve Kürtlerin barışçıl bir çözümden yana olduğuna dikkat çeken Fersoğlu “Almanya Kürt sorununun çözümüne katkı sunması gerekirken, Kürtlere yönelik yasağın çerçevesini genişletmesi düşündürücüdür” diye konuştu.

YASAKLANAN BAYRAKLARLA İNSANLIK MÜCADELESİ VERİLİYOR

Rojava Berlin Temsilciliği’nden Masod Hasan ise Batı Kürdistan’da PYD ve YPG/YPJ öncülüğünde verilen mücadeleyi anlatarak konuşmasına başladı. Rojava Kürdistan’ında YPG öncülüğünde bir insanlık mücadelesinin verildiğine dikkat çeken Hasan, Almanya’nın aldığı bu kararın kendilerine hayal kırıklığı yaşattığını belirtti. Almanya’nın yasakladığı bayrakların öncülüğünde Batı Kürdistan, Kuzey Suriye ve Ortadoğu’da sadece Kürtler için değil bütün dünya halkları için bir mücadelenin verildiğini ifade eden Rojava Temsilcisi Hasan, “Bizim DAIŞ, El Nusra gibi çetelere verdiğimiz bu mücadele sayesinde Almanya ve Avrupa’da insanlar güvende yaşıyor” dedi.

Daha sonra söz alan Kürdistan Öğrenciler Birliği (YXK) Temsilcisi Hêvîn Tekin de YXK’nin kısa tarihini anlatarak şöyle konuştu: “YXK Alman üniversitelerinde tanınan ve kabul bir gören bir öğrenci kuruluşudur, bu yasağın çerçevesine YXK’nin de alınmasına anlam veremiyoruz” diye ifade etti.

‘KARAR DÜŞÜNDÜRÜCÜDÜR’

Cumhuriyetçi Avukatlar Birliği’nden Thomas Jannisen ise yasağın hukuki boyutlarını anlattı. 2 Mart genelgesinin eyaletlere gönderildiğini, hangi eyaletlerin nasıl bir tavır alacağını bilemediklerini belirten Jannisen “Almanya’nın 1993’te yürürlüğe koyduğu PKK yasağı da dış politkanın bir parçasıydı. Bu yasak da aynı nedenle alındı. Fakat yasağın Newroz’dan önce gelmiş olması dikkat çekici bir durumdur” diye konuştu.

Yaklaşık 1 saat süren basın toplantısı gazetecilerin sorularını yöneltmesiyle sona erdi.