‘Komplocular kaybetti, kazanan Öcalan ve fikirleri oldu’

YPJ Halep savaşçıları Avesta, Nuda ve Mitra, Kürt Halk Önderi Öcalan’a yönelik gerçekleştirilen 15 Şubat Komplosu’nu kınadı. Savaşçılar, kadınların Öcalan’ın felsefesini kuşanarak komployu boşa çıkardığının altını çizdi.

Suriye savaşının altıncı yılını geride bırakmaya hazırlandığını söyleyen YPJ savaşçısı Avesta, 2011 yılında başlayan halk ayaklanmalarının uluslararası ve bölgesel güçlerce terörize edildiğini kaydetti.

Halk ayaklanmalarının terörize edilmesiyle birlikte ağır bir savaş durumu ortaya çıktığını ifade eden Avesta, Halep’in ve Şêx Meqsud’un da bu savaşın merkezlerinden biri olduğunu belirterek şunları ifade etti:

“Özellikle 2012 sonrasında halklarımızın savunmasını güçlü bir şekilde yapabilmek için daha fazla örgütlendik. Örgütlenme sürecinde de yoğun saldırılara maruz kaldık. Halk Savunma Birliklerini (YPG/YPJ) kurduk. Halklarımızla birlikte savunma görevini üstlendik. Şêx Meqsud ve Eşrefiye mahallelerinde halklarımızın savunmasını üstlenerek savaşı bu alanlardan uzak tuttuk. Bunda büyük ölçüde başarılı da olduk.

Halep’in tümünün yaşanılamaz bir hal aldığı dönemde YPG/YPJ güçlerinin savunmasını yaptığı Şêx Meqsud ve Eşrefiye savaştan kaçan tüm Halepliler için güvenli ve yaşanabilir bir alan haline geldi. Halep savaşın merkezi olurken, Şêx Meqsud ve Eşrefiye’de alternatif yaşamın merkezi haline geldi.”

YPJ’nin sadece Halep’te değil, Kobanê, Efrin, Cizir kantonlarında da hem savaşın hem toplumun öncülüğünü yaptığına dikkat çeken Avesta, bunun hem kadınların hem de tarihin, YPJ’ye yüklediği misyondan kaynaklandığını dile getirdi.

“Çünkü biz her şeyden önce kadınız. Kadın savunma gücüyüz. Kadınların bize yüklediği tarihsel görev ve sorumluluklarımız var. Nerede olursa olsun ezilen her kadını korumak, kadın kimliğini korumak YPJ’nin birincil görevidir. YPJ sadece SUK çetelerinin kadınlar üzerindeki baskısını kırmayı değil, kadının tümden özgürleştirilmesini temel almıştır” diyen Avesta YPJ’nin Öcalan felsefesini kuşandığını ve zafere doğru kararlı adımlarla yürüdüğünü belirtti.

‘BİR ADIM DAHİ GERİ ATILMADI’

Şêx Meqsud’da halkların kuşatma, ambargo ve saldırılara rağmen kararlılığından, cesaretinden ve direnişinden bir adım geri atmadığının altını çizen YPJ savaşçısı Mitra ise Şêx Meqsud’da ve Eşrefiye’de çetelerin istedikleri sonucu alamamasının nedenlerini şöyle ifade etti:

“Halkımız kadın, genç, yaşlı, 7’den 70’e YPG/YPJ çatısı altında çetelerin saldırılarına karşı amansız bir savaş içerisindeydi. Şêx Meqsud mahallesi her ne kadar coğrafik olarak küçük ve sıkışık olsa da diğer yerlere göre yüksek bir yerde bulunuyor. Halep’in ve Suriye savaşının kilit noktası konumdaydı.

SUK çetelerinin bölgeyi ilk işgalinden sonra kendi sözde İslam kanunlarını zorla, baskıyla ve işkenceler ile halka dayattı. Uygulamaya koyduğu bu kanunları zorla kabul ettirdi. Ancak Şêx Meqsud’da ve Eşrefiye’de istedikleri sonucu alamadılar. Şêx Meqsud ve Eşrefiye’yi işgal edemediler. Buna izin vermedik. Özellikle geçen yıl şubat ayında 6 yılın en şiddetli saldırıları geliştirildi. Şêx Meqsud işgal edilmek ve Kürtsüzleştirilmek istendi buna izin vermedik. Teslimiyeti değil, direnişi seçtik. Direndik ve kazandık.”

‘DEMOKRATİK ULUS FELSEFESİNİN YAŞAM BULMASI İSTENMİYOR’

Halep’in halklar mozaiği bir kent olduğunu söyleyen bir diğer YPJ savaşçısı Nuda ise, Suudi Arabistan, Katar, Türkiye başta olmak üzere birçok uluslararası ve bölgesel gücün demokratik ulus felsefesinin gelişmesini ve yaşam bulmasını istemediğini söyledi. Nuda sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Rojava ve Suriye genelinde yaşanan savaş kesinlikle halkların savaşı değil, Ortadoğu’da güç ve iktidar mücadelesi yürüten sömürgeci devletlerin savaşıdır.

Bugün Suriye’de ABD, Rusya, İran, Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye savaş yürütüyor. Bu güçler sömürgeciliği ve iktidarını bu bölgede kalıcılaştırmak ve geliştirmek istiyor. Rojava Devrimi ve Rojava halkının haklı mücadelesi de bu güçlerin her defasında güncelleyerek bölgede devreye koyduğu planları boşa çıkarmasına yol açtı ve açıyor.”

Türk devletinin kirli planlar peşinde olduğuna vurgu yapan Nuda, bölgeye yönelik yeni planların güncellenerek devreye koyulacağını söylemenin mümkün olduğunu söyledi. Türk devletinin Efrin ile Kobanê kantonlarının birleşmesini istemediğini hatırlatan Nuda, Türk devletinin Cerablus ve El Rai ile başlattığı yayılmacılığı Şehba bölgesinin tümüne yaymak istediğini söyledi.

Uluslararası komplonun hiçbir ahlaki, insani ölçü gözetmeksizin birçok devletin dahil olduğu kirli bir ittifak sonucunda gerçekleştiğini kaydeden Nuda, “Bugün İmralı zindanında Öcalan üzerinde büyük bir tecrit uygulanıyor. Bununla Kürdistan halklarının iradesi kırılarak onlara kölelik dayatılmak isteniyor. Komplo ile aynı zamanda tüm Ortadoğu’nun demokrasi mücadelesinin durdurulması amaçlanıyor. Komplo insanlık değerleri, toplumsal ahlak ve ulusların kendi kaderini tayin etme hakkı için mücadele eden dünyanın toplumsal güçlerini darbelemeyi amaçlamıştır.

Bugün bütün halklar kendi dilinde dünyanın döt bir yanında Öcalan’ın özgürlüğünü haykırıyor. Öcalan’ın fikirleri ışığında gelişen Demokratik ulus felsefesi ve Rojava Devrimi zafer kazandı. Bu zaferin kazanılmasında YPJ’nin de büyük rol oynadığını belirtmek gerekiyor.

YPJ olarak mücadeleyi daha da büyüterek Kürt Halk Önderi Öcalan’ın özgürlüğünü sağlayacağız. Bunu er ya da geç başaracağız” dedi.