PKK: Küresel özgürlük hamlesinin zaferi için seferber olalım

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik 15 Şubat Uluslararası Komplosunun 25’inci yıldönümü vesilesiyle bir açıklama yapan PKK Yürütme Komitesi “Küresel özgürlük hamlesinin zaferi için seferber olalım” çağrısında bulundu.

15 Şubat Uluslararası Komplosu’nun 25’inci yıldönümünde komplonun daha güçlü reddedilmesi ve mücadele edilmesi çağrısında bulunan PKK Yürütme KomitesiTüm kadınlar ve gençler olarak, Kürt halkı ve demokratik dostları olarak, bulunduğumuz her yerde yaşamı durduralım ve her şeyi Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü için mücadeleye sevk edelim” dedi.

17 Şubat günü Almanya’nın Köln şehrinde gerçekleştirilecek olan eyleme katılım çağrısında bulunan PKK Yürütme Komitesi “17 Şubat günü Köln sokak ve meydanlarını doldurarak, dost-düşman herkese Kürt özgürlük bilincinin ve iradesinin büyük gücünü gösterelim. 15 Şubat ‘Kara günü’ aydınlatalım ve Kürt soykırım gününü, yüzüncü yılına girerken özgürlük günü haline getirelim. Önder Apo gerçeğini daha doğru anlayalım ve bu hakikatle daha güçlü bütünleşelim. 26’ncı yılı komplonun yenildiği, İmralı sisteminin tümden yıkıldığı ve Önder Apo’nun fiziki özgürlüğüne kavuştuğu yıl haline getirelim!” ifadelerini kullandı.

PKK Yürütme Komitesi açıklaması şu şekilde: Önder Apo’nun imhasını hedefleyen 15 Şubat uluslararası komplo saldırısının 25’inci yıldönümü yaşanıyor. Önder Apo, tam 25 yıldır komplocu saldırıya ve İmralı tecrit, işkence ve soykırım sistemine karşı kesintisiz direniyor. Kurdistan Özgürlük Hareketi, Kürt halkı ve demokratik güçler olarak biz de 25 yıldır komploya ve İmralı sistemine karşı mücadele ediyoruz. Tarihin bu en büyük ve anlamlı direnişinin 26’ncı yılına, küresel düzeyde yürüttüğümüz “Abdullah Öcalan’a Özgürlük ve Kürt Sorununa Çözüm” hamlesi ile giriyoruz. 26’ncı yılda komployu tümden yenmeyi ve İmralı tecrit, işkence ve soykırım sistemini tümden parçalamayı hedefliyoruz.

Bunlar temelinde, öncelikle komplocu saldırıyı lanetliyor, 25 yıldır İmralı’da tarihin en büyük ve anlamlı direnişini yürüten Önder Apo’yu ve tarihi İmralı Direnişini selamlıyoruz. 25 yıldır beyni bu direnişle olan, yüreği bu direnişle atan, tarihin bu en büyük ve anlamlı direnişini çok çeşitli biçimlerde destekleyen herkesi kutluyoruz. “Güneşimizi Karartamazsınız” şiarıyla 25 yıldır fedaice direnerek Önder Apo etrafında ateşten çember oluşturan tüm kahraman şehitlerimizi saygı, sevgi ve minnetle anıyoruz. 26’ncı yılda Küresel Özgürlük Hamlemize katılarak Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü ve Kürt sorununun çözümü için mücadele edecek herkese üstün başarılar diliyoruz.

ÖNDER APO’NUN FİZİKİ VE İDEOLOJİK-SİYASİ İMHASI HEDEFLENDİ

Bilindiği gibi, Önder Apo’nun imhasını hedefleyen uluslararası komplo saldırısı 9 Ekim 1998 tarihinde başlatıldı ve dört ayı aşkın bir süre küresel düzeyde çok değişik yöntemlerle yürütüldü. Tüm bu planlı saldırılarda sonuç alınamayınca, 15 Şubat 1999 tarihinde Önder Apo Kenya’dan kaçırılarak İmralı tecrit, işkence ve soykırım sistemi altına alındı. Bu temelde 25 yıldır ağır tecrit, işkence ve soykırım uygulamalarıyla Önder Apo’nun fiziki ve olmazsa ideolojik-siyasi imhası hedeflendi. Sahiplerinin “her gün on defa öldürür” dedikleri İmralı sistemi altında tarihin en vahşi fiziki ve psikolojik baskısı uygulandı ve her anı ağır baskı içinde geçen mutlak rehine uygulamasıyla en büyük insanlık suçu işlendi.

Hiç kuşkusuz Önder Apo’ya saldırı, Kürt halkının varlık ve özgürlük iradesine saldırıydı, Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun demokratikleşmesi iradesine saldırıydı, kadın özgürlüğüne ve tüm insanlığa saldırıydı. Böyle bir saldırı ile Önder Apo’nun imhası ve bu temelde Kürt Özgürlük Hareketi PKK’nin tasfiyesi, bunlara dayalı olarak da Kürt soykırımının tamamlanması hedeflenmişti. Kürt soykırımı temelinde de Türkiye, Ortadoğu ve tüm insanlığın antidemokratik yönetimlere mahkûm edilmesi hedefleniyordu. Dolayısıyla uluslararası komplo saldırısı Kürt düşmanı, özgürlük ve demokrasi düşmanı, kadın düşmanı bir saldırıydı. İmralı tecrit, işkence ve soykırım sistemi altında 25 yıldır da bu saldırı sürdürülmeye çalışıldı.

ÖNDER APO İMHACI SALDIRILARI BOŞA ÇIKARTTI

9 Ekim 1998 ve 15 Şubat 1999 komplocu saldırıları, hiç kuşkusuz küresel kapitalist modernite sisteminin yarattığı Kürt soykırım zihniyet ve siyasetinin bir saldırısıydı. Bu çerçevede ABD, İngiltere ve İsrail gibi küresel kapitalist hegemonyanın öncüleri tarafından planlanıp yürütüldü ve ihtiyaç duyulduğu oranda tüm iktidar ve devlet güçleri de bu saldırıda kullanıldı. Bu temelde, özellikle dönemin Mısır, Yunanistan, Rusya, Almanya, Fransa ve Kenya yönetimleriyle KDP etkili bir rol oynadı. 25 yıldır İmralı tecrit, işkence ve soykırım sistemi de bu güçler temelinde yürütülüyor ve tüm insanlığın gözü önünde tarihin en büyük insanlık suçu işleniyor. 25’inci yılda Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünü sağlaması gereken hukuki prosedürleri işletmeyerek, söz konusu güçler suçlu konumlarını daha da ağırlaştırmış bulunuyor.

Böyle insanlık düşmanı bir saldırıya karşı, baştan beri Önder Apo insan üstü bir direniş gösteriyor. Son derece dikkatli, öngörülü ve kuşkucu tarzıyla 9 Ekim komplosunun imhacı saldırılarını boşa çıkarttı. Komplonun Türkiye’ye dönük boyutlarını baştan itibaren çok yönlü değerlendirerek 15 Şubat komplosunun idam hedefini uygulanamaz kıldı. Ortalama insan aklının “asla olmaz” dediğini olur yaparak İmralı tecrit, işkence ve soykırım ortamını kendisi için bir yoğunlaşma ve yeni düşünceler üretme okuluna dönüştürdü ve Kürt sorununun çözümü için geliştirdiği “Özgür Kurdistan Demokratik Ortadoğu” programıyla Bülent Ecevit hükümetinin “Bireysel haklar” programını yenilgiye uğrattı. Böylece tarihi İmralı mücadelesini kazandı ve İmralı çürütme politikasını boşa çıkarttı.

İMRALI SİSTEMİ KÜRESEL ÖNDERLİKSEL DOĞUŞ OKULU HALİNE GELDİ

Önder Apo, komplocu güçlerin Tayyip Erdoğan yönetimiyle dayattığı “İslam ümmeti” oyununu ve içten provokatif-tasfiyeci dayatmaları da paradigma değişimi ile tümden yenilgiye uğrattı. Kapitalist moderniteye karşı demokratik modernite paradigmasını geliştirerek, kendisini yargılamak isteyen beş bin yıllık iktidar ve devlet sistemini yargılayıp mahkûm etti. Kapitalist sömürüye karşı politik ve ahlaki toplumu, endüstriyalizme karşı ekolojik toplumu, ulus-devlete karşı da demokratik konfederalizmi tanımlayarak, başta Kürt sorunu ve kadın sorunu olmak üzere iktidar ve devlet sisteminin ortaya çıkardığı tüm toplumsal sorunlar için çözüm projeleri ortaya koydu. Böylece İmralı duvarlarını parçalayıp kendisini tüm dünyaya yayarak, kendini tüm ezilenlerin önderi haline getirdi. Erkek egemen zihniyet ve siyasete karşı Kadın Özgürlük Devrimini tanımlayan Jineolojiyi geliştirerek, kendisini tüm ezilen kadınların yoldaşı ve önderi yaptı. Bunlar temelinde İmralı imha sistemini Küresel Önderliksel Doğuş okulu haline getirmeyi başardı.

25 YILLIK DİRENİŞİ EN BAŞTA KADINLAR VE GENÇLER YÜRÜTTÜ

Önder Apo, çeyrek asırlık İmralı tecrit, işkence ve soykırım sisteminin tüm saldırılarına karşı en anlamlı ve sonuç alıcı tarzla direnerek, bu saldırıların hepsini kırmayı ve İmralı sistemini anlamsız kılmayı başardı. Bu tarihi mücadelede başta kadınlar ve gençler olmak üzere tüm halkımız ve dostlarımız da kendisiyle birlikte oldu. Küresel kapitalist modernite sisteminin 25 yıllık topyekûn vahşi saldırısına karşı Özgürlük Hareketi, halk ve demokratik güçler olarak 25 yıl boyunca topyekûn bir özgürlük ve demokrasi direnişi yürütüldü. Bu direnişi, çok büyük bir fedakârlıkla en başta kadınlar ve gençler yürüttü, dört parça Kurdistan’da ve yurtdışında Kürt halkı yürüttü, dünyanın dört bir yanında ezilen insanlık yürüttü. İmralı Direnişi öncülüğünde geçen çeyrek asır boyunca kolektif bir direniş destanı yazıldı. Kuşkusuz bu tarihi direnişin çekim gücü ‘Güneşimizi Karartamazsınız’ fedailiğiydi, bu fedailiği yaratan kahraman şehitlerdi, Önderlik ve Şehitler Çizgisinin keskin kılıcı olan yiğit gerilla güçleriydi. Başta Zap olmak üzere tüm Medya Savunma Alanlarında ve Kürdistan’ın dört bir yanında HPG ve YJA-STAR’ın yiğit komuta ve savaşçı gücü, her türlü saldırıyı kıran kahramanca direnişiyle Apocu Fedai Ruhu zirveye çıkardı ve her türlü özgürlük ve demokrasi arayışı için güç ve ilham kaynağı oldu.

ÖNDER APO’NUN ÖZGÜRLÜĞÜ KURDİSTAN’I ÖZGÜR, TÜRKİYE’Yİ DEMOKRATİK HALE GETİRECEK

Şimdi böylesi bir tarihsel sürecin çeyrek asrı tamamlanıyor ve 26’ncı yılına giriliyor. İmralı tecrit, işkence ve soykırım sistemi altında uluslararası komplo saldırısının ısrarla devam ettirilmeye çalışılması, çok açık ki adeta her türlü kötülüğün kaynağı oluyor. Kürt sorununu çözümsüz kılarak Kurdistan’ı bitmeyen bir savaş alanı haline getiriyor, Türkiye’nin AKP-MHP faşist diktatörlüğü altında kalmasına yol açıyor, Ortadoğu’da ve tüm dünyada faşist, sömürgeci ve soykırımcı saldırıların zemini oluyor. Oysa komplonun yenilmesi ve İmralı sisteminin yıkılması tüm bunların tersini yaratarak en güzel şeylerin yeşermesine yol açacak. Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü, Kürt sorununun demokratik çözümünü yaratarak Kurdistan’ı özgür ve Türkiye’yi demokratik hale getirecek. Bu da tüm Ortadoğu’nun demokratikleşmesinin önünü açarak, küresel düzeyde insanlığı daha özgür ve demokratik yaşar kılacak.

Demek ki 25 yıldır uluslararası komplo saldırısına ve İmralı tecrit, işkence ve soykırım sistemine karşı mücadelemiz, Kürtler ve tüm halklar için, kadınlar ve gençler için, tüm insanlık için böyle tarihi ve büyük bir anlam taşıyor. Şimdi bu anlamlı mücadelenin 26’ncı yılına ise, Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünü ve Kürt sorununun çözümünü hedefleyen Küresel Özgürlük Hamlesi ile giriliyor. Stratejik düzeyde bir zafer hamlesi olan Küresel Özgürlük Hamlemiz 10 Ekim tarihinde başladı ve yayılıp gelişerek şimdi 15 Şubat komplosunu protesto eylemleriyle birleşti. Dağda, zindanda, dört parça Kurdistan’da ve dünyanın dört bir yanında kadınlar ve gençler öncülüğünde süren bu Özgürlük Hamlesi, çok açık ki 15 Şubat komplosunu protesto eylemleriyle zirve yapıyor. Her alanda haftalar öncesi başlayan eylemler 15 Şubat’ta finale ulaşarak, komplo saldırısına dur deme ve İmralı sistemini parçalama eylemleri haline geliyor.

TECRİDİ KIRMAK FAŞİZMİ YIKMAK ŞARTTIR

Çok açık ki 25’inci yıldönümü öncekilere benzemiyor. Artık İmralı sisteminin paramparça edilmesi ve Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünün mutlaka sağlanması gerekiyor. Böyle bir tecrit, işkence ve soykırım sistemi altında artık yaşanamaz. Önder Apo’dan tam üç yıldır hiçbir haber alınamıyor ki, böyle bir durumun devam etmesi asla kabul edilemez. Komplonun gardiyanlığını yapan AKP-MHP faşizminin baskı, katliam ve zulmüne daha fazla tahammül edilemez. Tecridi kırmak ve faşizmi yıkmak artık şarttır ve günümüzün en temel görevidir. Bu da Küresel Özgürlük Hamlemizin zafere ulaştırılması demektir.

O halde, 25’inci yıldönümünde 15 Şubat komplosunu daha güçlü reddedelim ve İmralı tecrit, işkence ve soykırım sistemine karşı daha güçlü mücadele edelim. Tüm kadınlar ve gençler olarak, Kürt halkı ve demokratik dostları olarak, bulunduğumuz her yerde yaşamı durduralım ve her şeyi Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü için mücadeleye sevk edelim. Dört parça Kurdistan’da ve dünyanın dört bir yanında yürütülen 15 Şubat komplosunu protesto eylemlerini 15 Şubat’ta zirveye taşıyalım. Tüm Kürtler ve demokratik dostları olarak 17 Şubat günü Köln sokak ve meydanlarını doldurarak, dost-düşman herkese Kürt özgürlük bilincinin ve iradesinin büyük gücünü gösterelim. 15 Şubat ‘Kara günü’ aydınlatalım ve Kürt soykırım gününü, yüzüncü yılına girerken özgürlük günü haline getirelim. Önder Apo gerçeğini daha doğru anlayalım ve bu hakikatle daha güçlü bütünleşelim. 26’ncı yılı komplonun yenildiği, İmralı sisteminin tümden yıkıldığı ve Önder Apo’nun fiziki özgürlüğüne kavuştuğu yıl haline getirelim!”