Türk devleti sivilleri hedef almaya devam ediyor
İşgalci Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik sivilleri hedef alan saldırılarında ocak, şubat ve mart aylarında 229 yurttaş katledildi, 311 yurttaş da yaralandı.
İşgalci Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik sivilleri hedef alan saldırılarında ocak, şubat ve mart aylarında 229 yurttaş katledildi, 311 yurttaş da yaralandı.
İşgalci Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye'ye yönelik saldırıları, bölgedeki insani durumu son derece endişe verici bir hale getirdi. Özellikle hava saldırıları ve karadan yapılan bombardımanlar, yurttaşların hayatını tehdit eden ciddi bir tehlike oluşturuyor.
Ocak, şubat ve mart aylarında gerçekleşen çok sayıda saldırı, bölgedeki yaşamı olumsuz etkiledi; 229 yurttaşın şehit düşmesine, en az 311 yurttaşın ise yaralanmasına neden oldu. Bu durum, uluslararası insan hakları ve savaş hukuku normlarının ihlal edildiği, sivillerin hedef alındığı ve insani krizin derinleştiği bir tabloyu ortaya çıkarıyor. Bu bağlamda, Avukat Mistefa Şêx Muslim, Qamişlolu Yûsîf Kutê ve Efrînli Sûzan Oso ile konuşurken Türk devletinin bölgeye dönük saldırılarına da yer verdik.
Saldırılara ilişkin veriler:
OCAK
385 İnsansız Hava Aracı (İHA) hareketliliği, 105 kez savaş uçağı hareketliliği, savaş uçaklarıyla 34 saldırı, 20 İHA saldırısı, 3 intihar drone saldırısı, 162 obüs saldırısı, 32 havan topu saldırısı, 5 tank saldırısı, 23 doçka saldırısı, 5 bomba atar saldırısı, 8 sızma girişimi, 1 pusu girişimi, 18 AK-47 saldırısı, 11 BKC saldırısı, 7 RPG-7 saldırısı, 1 RBC saldırısı, 3 suikast saldırısı, 3 füze saldırısı, 1 el bombası saldırısı, 1 taciz ateşi saldırısı.
ŞUBAT
380 İHA hareketliliği, 102 savaş uçağı hareketliliği, savaş uçaklarıyla 25 saldırı, 15 İHA saldırısı, 3 intihar drone saldırısı, 162 obüs saldırısı, 32 havan topu saldırısı, 3 tank saldırısı, 17 doçka saldırısı, 5 sızma girişimi, 5 bomba atar saldırısı, 11 AK-47 saldırısı, 7 BKC saldırısı, 5 RPG-7 saldırısı, 3 suikast girişimi, 1 el bombası saldırısı, 1 taciz ateşi saldırısı.
MART (01.03.2025- 15.03.2025)
88 İHA ve SİHA hareketliliği, 9 savaş uçakları hareketliliği, savaş uçaklarıyla 12 saldırı, 5 İHA saldırısı, 50 obüs saldırısı, 43 havan topu saldırısı, 80 doçka saldırısı, 1 sızma girişimi, 1 RBC saldırısı, 2 AK-47 saldırısı.
EN AZ 229 ŞEHİT, 311 YARALI
Kuzey ve Doğu Suriye Sağlık Komitesi ve ilgili kurum ve kuruluşlardan aldığımız bilgilere göre, 1 Ocak-15 Mart 2025 tarihleri arasında en az 229 yurttaş şehit düştü, en az 311 yurttaş da yaralandı.
KATLİAMLARDAN SADECE BİRKAÇ ÖRNEK
11 OCAK
Fırat Kantonu’na bağlı Sirîn’in Mesreb köyüne yönelik savaş uçağı saldırısı nedeniyle bir baba ve iki çocuğu katledilirken, aileden 5 kişi de yaralandı.
Katledilenlerin isimleri şöyle: Îsmaîl Hisên Mistefa (37), Fatma Îsmaîl Mistefa (12), Ayşe Îsmaîl Mistefa (13)
Yaralıların isimleri şöyle: Hisên Îsmaîl Mistefa (10), Xilud Îsmaîl Mistefa (8), Îman Îsmaîl Mistefa (5), Ali Îsmaîl Mistefa (2), Behriye Îsmaîl Mistefa (1)
27 OCAK
Fırat Kantonu’na bağlı Sirîn kentinde, SİHA’lar bir pazar meydanını bombaladı. Bu saldırı sonucunda 13 kişi katledildi, 12 kişi de yaralandı.
28 OCAK
Zirgan’ın Um Hermel köyünün bombalanması sonucu 1’i çocuk 3 kişi katledildi. Bu saldırıda 9 kişi de yaralandı.
17 MART
İşgalci Türk devleti, Kobanê’nin Berxbotan köyünde SİHA ve ağır silahlarla bir katliam gerçekleştirdi. Gece saatlerinde gerçekleşen katliamda, 7 çocuk ile anne ve babaları katledildi, ailenin iki ferdi ise ağır yaralandı. Yaralananlarından biri, tüm çabalara rağmen kurtarılamadı. Böylece katledilenlerin sayısı 10’a yükseldi.
Katledilenlerin isimleri şöyle: Ahîn Osman Ebdo (15), Dicle Osman Ebdo (14), Dilovan Osman Ebdo (13), Yasir Osman Ebdo (6), Fawaz Osman Ebdo (2), Saliha Osman Ebdo (4), Avesta Osman Ebdo (8 aylık), Ronîda Osman Ebdo (18-ağır yaralanma sonucu 18 Mart’ta şehit düştü), Osman Berkel Ebdo (Baba-42), Xezal Osman Ebdo (Anne-39)
Yaralının ismi: Narîn Osman Ebdo (9)
‘CENEVRE SÖZLEŞMESİ ÇİĞNENİYOR’
Mistefa Şêx Muslim, sivillerin hedef alınmasının ne insani ne de hukuki açıdan kabul edilemeyeceğini vurgulayarak şunları söyledi: “Uluslararası hukuka göre, ne olursa olsun sivillerin hedef alınması asla mazur görülemez. Fakat işgalci Türk devleti, uzun yıllardır bölgede yaşayan vatandaşları hedef alarak hunharca katlediyor. Son olarak, Kobanê’ye bağlı Berxbotan köyünde bir evin bombalanması sonucu bir aileden 10 kişi hayatını kaybetti, bir kişi de ağır yaralandı.
Ayrıca, bölgedeki kurumlar ve altyapılar doğrudan hedef alınarak yerle bir ediliyor, halkların geçim kaynakları yok ediliyor. Dört bölümden oluşan Cenevre Sözleşmesi, sivillerin hedef alınmasını kesinlikle yasaklamakta ve sivillerin korunmasına dair önemli kararlar içermektedir. Maalesef, Türk devleti her gün dünyanın gözleri önünde sivilleri katletmeye devam ediyor.”
‘BÖLGEDE KAOS YARATILMAK İSTENİYOR’
Mistefa Şêx Muslim, Türk devletinin Suriye’de Efrîn gibi bölgeleri işgal alanlarına dönüştürme hedefini hatırlatarak sözlerine şöyle devam etti: “Huzur ve istikrarın bulunduğu bölgelerde, Türk devleti ve onun çeteleri aracılığıyla kriz ve kaos yaratılıyor. Bu bölgeleri sürekli bir savaş ortamında tutmak için ellerindeki tüm teknik imkanlarla saldırılar düzenlemekteler. Bu saldırılar sonucunda özellikle kadınlar, çocuklar ve masum vatandaşlar katlediliyor.
‘SAVAŞIN DA İLKELERİ VE AHLAKI VAR’
17 Mart’ta Kobanê’nin Berxbotan köyünde bir yurttaşın evine yapılan saldırıda yaşanan katliama da dikkat çeken Mistefa Şêx Muslim, “Türk devletinin amacı artık saklanamaz hale gelmiştir, bu niyetini gizlemesi mümkün değildir. Savaş hukukuna göre kurumlar ve sivil halkın hedef alınması, kesinlikle savaş suçudur. Savaşın da kendi ilkeleri ve ahlakı vardır. Ancak Türk devletinin ne ilkesi ne de ahlâkı bulunmaktadır. Bu saldırılar neticesinde bir aile tamamen yok oldu; geriye sadece bir kişi kaldı” ifadelerini kullandı.
Mistefa Şêx Muslim, uluslararası kurum ve kuruluşlara seslenerek sözlerini şöyle tamamladı: “Sivillerin katledilmesine göz yummak, hiçbir hukuki temele dayanmaz. Uluslararası kurum ve kuruluşların, görev ve sorumlulukları gereği harekete geçmeleri beklenirken bu sessizliğin nedeni nedir? Dünya medyası, Filistin’de yaşananları gündemine alırken neden Kuzey ve Doğu Suriye’deki saldırıları ve katliamları görmezden geliyor? Saldırılar arasındaki fark, yalnızca coğrafya farklılığından ibarettir; hepsi aynı derecede vahşet içermektedir. Uluslararası kurumlar da Suriye medyası da Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’de sivilleri hedef alan saldırılarını görmezden geliyor.”
‘SALDIRILARA KARŞI ALANLARDA OLACAĞIZ’
Efrînli Sûzan Oso, Türk devletinin saldırılarına tepki göstererek, şunları söyledi: “Bölgeye dönük günü birlik saldırılar hâlâ devam ediyor. Türk devleti, halkın iradesini kırmak istiyor. Halkın yaşam inancını yıkmak ve halkı moralsiz bırakmak istiyor. Fakat katliamlara rağmen halklar ayakta dimdik duruyor ve intikam sözleri veriyor. Türk devletinin bu saldırıları zulümdür, insanları katlediliyor; fakat Türk devletine karşı bir yaptırım söz konusu değil. Bu saldırılara karşı her gün alanlarda olacağız, mücadelemize devam edeceğiz.”
‘ÖZERK YÖNETİM PROJESİNİ SABOTE ETME SALDIRILARIDIR’
Qamişlolu Yûsif Kutê ise, Türk devletinin saldırılarına karşı şöyle konuştu: “Türk devletinin bölgeye dönük gerçekleştirdiği saldırılar hem intikam hem de huzuru bozma saldırılarıdır. Bölgedeki Özerk Yönetim projesini ve 8 maddeden oluşan anlaşmayı sabote etme saldırılardır. Türk devleti, Suriye’de demokratik, eşit ve barışı kapsayan bir yaşamın oluşmasından ziyade, bölgenin kontrolünü ele geçirmek istiyor.”
Berxbotan katliamına atıfta bulunarak sözlerini sürdüren Yûsif Kutê, “24 Ocak’ta Hesekê’de seyir halindeki bir araç ve motosiklet hedef alınarak bir yurttaş katledildi. 17 Mart’ta Berxbotan’da bir aileden 10 kişi katledildi. Tişrîn’e yönelik saldırılarda da birçok yurttaşımız hayatını kaybetti. Tişrîn’de direniş gösteren savaşçılar da bu toprakların evlatlarıdır. Her gün bir evladımız, Türk devletinin saldırılarında şehit düşüyor; halklar katlediliyor” diye konuştu.