AP tartışmalı 'göç reformu'nu kabul etti

Avrupa Parlamentosu üyeleri, Avrupa göç politikasında geniş kapsamlı bir "reformu" kabul ederek, bloğun sınırlarına gelenler üzerindeki kontrolleri sıkılaştırdı ve üye devletler arasında bir dayanışma sistemi kurdu.

ALMANYA GÖÇ YASASINI KABUL ETTİ

Çarşamba günü Brüksel'de insan hakları aktivistlerinin protestolarıyla kısa bir süre kesintiye uğrayan genel kurul oturumunda, zorlu bir uzlaşmanın sonucu olan bu "Göç ve İltica Paktı"nın on metninin tamamı onaylandı.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen oylamanın ardından yaptığı açıklamada, "Bu Avrupa için büyük bir adım" dedi ve bunu "gerçekten tarihi bir gün" olarak selamladı.

Aynı ifadeler Berlin ve Atina'daki birçok lider ve yetkili tarafından da kullanıldı.

Avrupa Parlamentosu Başkanı Maltalı Roberta Metsola, Paktın "Avrupa'nın dış sınırlarını güvence altına almayı, uygulanabilir kurallara açıklık getirmeyi ve temel haklara saygı gösterirken dayanışma ve sorumluluk arasında bir denge sağlamayı" mümkün kılacağını söyledi. 

Bu Göç Paktı, 2015-2016 mülteci krizinin ardından bir önceki reform girişiminin başarısız olmasının ardından Eylül 2020'de sunulan bir Komisyon önerisine dayanıyor. 

Aralık ayında siyasi bir anlaşmaya konu olan reformun, muhtemelen ay sonunda Konsey (Üye Devletler) tarafından resmen onaylanması gerekecek. Reform özellikle haziranda yapılacak Avrupa seçimlerinin öncesine getirildi. 

2026'ya kadar yürürlüğe girmeyecek olan bu reformun yanı sıra AB, sınırlarına gelenlerin sayısını azaltmak amacıyla sürgünlerin menşe ve transit ülkeleriyle (Tunus, Moritanya, Mısır) yaptığı tartışmalı anlaşmaların sayısını arttırıyor.

Avrupa İltica Ajansı'na göre AB’da iltica başvuruları 2023 yılında 1.14 milyona ulaşarak 2016'dan bu yana en yüksek seviyeye çıktı. 

Avrupa sınırlarını gözeten Frontex'e göre AB'ye "düzensiz" girişler de artıyor ve 2023 yılında 380 bine ulaştı. 

Reform, AB sınırlarına gelen göçmenlerin ortak Eurodac veri tabanına kaydedilmesi suretiyle zorunlu "tarama" yapılmasını öngörüyor.

İstatistiksel olarak sığınma alma olasılığı en düşük olanlar için bir "sınır prosedürü" planlanıyor: bu kişiler, durumları hızlandırılmış bir temelde incelenirken merkezlerde tutulacaklar.

Aralarında İnsan Hakları İzleme Örgütü, Uluslararası Af Örgütü ve Uluslararası Kurtarma Komitesi'nin de bulunduğu 161 insan hakları örgütü, "çocuklu ailelerin gözaltına alınması" ve sürgünlerin "kriminalize edilmesi" konusundaki endişelerini dile getirerek, AP üyelerine Pakt'ı reddetmeleri çağrısında bulunmuştu.