Trump Kiev’e dayattığı anlaşmayı kopardı
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, ABD Başkanı Donald Trump’ın mineraller konusunda dayattığı anlaşmanın şartlarını kabul ettiği bildirildi.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, ABD Başkanı Donald Trump’ın mineraller konusunda dayattığı anlaşmanın şartlarını kabul ettiği bildirildi.
ABD Başkanı Donald Trump, salı günü Beyaz Saray’da konuyla ilgili bir soru üzerine “(Zelenskiy’in) Cuma günü geleceğini duydum. Benim için kesinlikle sorun yok. Benimle birlikte imzalamak istiyor ve bunu anlıyorum. Bu büyük bir mesele, çok büyük bir mesele,” dedi.
Trump, selefi Joe Biden yönetimi tarafından ödenen milyarlarca dolarlık yardımı telafi etmek için Ukrayna'dan maden kaynaklarına erişim izni vermesini istemişti.
Salı günü AFP'ye konuşan üst düzey bir Ukraynalı yetkili, Kiev'in anlaşmayı imzalamaya hazır olduğunu, Amerikalıların Ukrayna’nın karşı çıktığı “tüm maddeleri, özellikle de madenlerin ABD'ye getirmesi beklenen 500 milyar doları kaldırdığını” söyledi.
Aynı kaynağa göre, Washington maden zenginliğini Ukrayna ile birlikte geliştirecek ve elde edilen gelirler “Ukrayna ve Amerika'nın ortaklaşa sahip olabileceği” yeni oluşturulan bir fona aktarılacak.
Anlaşmanın cuma günü Washington'da imzalanmasından önce, 27 AB Üye Devletinin liderlerinin Çarşamba günü video konferans yoluyla bir araya gelerek Emmanuel Macron ve Donald Trump arasında pazartesi günü Washington'da yapılan Ukrayna konulu toplantıyı değerlendirmeleri bekleniyor.
Pazartesi günü Fransa Cumhurbaşkanı'nın ABD ziyareti sırasında, ateşkes yapılması ve Rusya’nın savaşın çözümüne Avrupa’nın katılımına yeşil ışık yakması gündeme gelmişti.
Kiev'in müttefikleri üç yıldan fazla süren savaşın ardından bir dönüm noktası ummaya başlarken, Ukrayna tarafından “teslimiyet” anlamına gelecek bir anlaşmaya karşı uyarıda bulunuyorlar.
MOSKOVA’NIN TALEBİ
Ukrayna topraklarının %20'sini ele geçiren Rusya, barış müzakerelerinden kendisine “uygun” bir sonuç çıkana kadar çatışmalara son vermemekte ısrar ediyor. Moskova, özellikle Ukraynalıların NATO üyeliğinden vazgeçmesini ve işgal ettiği beş bölgenin tamamen ya da kısmen ikendisine bırakılmasını talep ediyor.
MACRON GÜVENLİK GARANTİLERİ İSTİYOR
Donald Trump ile Rus mevkidaşı Vladimir Putin arasında 12 Şubat'ta gerçekleşen telefon görüşmesinden bu yana Avrupalılar, şimdiye kadar dışarıda bırakıldıkları bu görüşmelere bir yanıt hazırlamaya çalışıyorlar.
Emmanuel Macron Beyaz Saray'daki görüşmeleri sırasında Rusya'nın gelecekte tekrar saldırmasını önlemek için “güvenlik garantileri” sağlanması gerektiği konusunda ısrar etti.
Washington'daki toplantıyla eş zamanlı olarak Avrupalılar ve Amerikalılar arasındaki görüş ayrılıkları BM Güvenlik Konseyi’ndeki bir kararla da belirginleşti. ABD, Güvenlik Konseyi’nde Rusya ve Kuzey Kore'ye katılarak Ukrayna'ya ve toprak bütünlüğüne desteğini teyit eden bir karara karşı oy kullandı.
MOSKOVA, TRUMP’IN ‘DENGELİ’ TUTUMUNDAN MEMNUN
Salı günü Rusya Devlet Başkanı, sözcüsü Dmitri Peskov aracılığıyla yaptığı açıklamada ABD'nin “çok daha dengeli tutumunu” memnuniyetle karşılarken, Avrupalılar tarafında hiçbir “denge işareti” göremediğini söyledi.
BİR KAÇ HAFTA İÇİNDE SONA EREBİLİR
Cumhuriyetçi milyarder Trump, 20 Ocak'ta göreve geldiğinden bu yana ABD'nin Ukrayna politikasında U dönüşü yaptı. Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'e yönelik eleştirilerini arttırdı ve özellikle savaştan onu sorumlu tuttu. Donald Trump pazartesi günü yaptığı açıklamada Ukrayna'daki savaşın “birkaç hafta içinde” sona erebileceğini iddia etti.
Dışişleri bakanları Sergey Lavrov ve Marco Rubio'nun 18 Şubat'ta Suudi Arabistan'da yaptıkları görüşmenin ardından Moskova'ya göre Rus ve Amerikalı diplomatlar arasında hafta sonunda yeni bir görüşme yapılması planlanıyor.
Bu arada İngiltere ve Fransa, bir barış anlaşmasına varılmasının ardından Rusya'yı yeni bir saldırıdan caydırmak için Ukrayna'da bir Avrupa gücü konuşlandırma planı üzerinde çalışıyor. Bunun karşılığında her iki ülke de ABD'den “sağlam güvenlik garantileri” almayı umuyor.
Trump Pazartesi günü yaptığı açıklamada Putin'in böyle bir senaryoyu kabul edeceğine dair güvence verdi.