Mamoste Fevzi’yi uğurlarken…

Asimilasyon politikalarına karşı bir mücadele alanın sembol isimlerinden Mamoste Fevzi, Kürt edebiyatını topluma sevdirmede ve Kürtçenin günlük yaşam ve yazı dili olarak kullanımında sistemli bir çabanın sahibi oldu.

24 Temmuz 1923 tarihinde Lozan’da uluslararası bir konsensüs ile Kurdistan fiilen parçalandı ve işgale tabi tutuldu. Kurdistan’ın statüsüz kalması, Kürt halkının kimlik ve diğer haklarının da imha ve inkara tabi tutulduğu bir süreç olarak gelişti. Egemen devletler Kürt halkına yönelik fiziki imhalarla geliştirdiği politikaların yanı sıra Kürt dilinin yok edilmesi için asimilasyon politikalarını Kurdistan’daki yaşamın tüm alanlarına yansıttı. Kurdistan’daki eğitim kurumları kapatılarak yasaklandı. Özellikle Kuzey Kurdistan’da Türk devleti, mecburi eğitim kurumları ile Kürt toplumunu ciddi bir asimilasyon sürecine uğrattı. 100 yıl boyunca askeri güç ve farklı metotlarla Kürt toplumunu soykırıma tabi tuttu. Dil üzerindeki baskısını ve egemen dilin etkisini Kürt toplumunu yok etme süreçleriyle paralel bir şekilde devreye koydu. Kürtçeyi baskı altına alıp, Kürt toplumun edebiyatını, kültürel değerlerini ve tarihsel değerlerini yok etmeyi amaçladılar. Buna karşı Kürt toplumu, siyasal, sosyal, kültürel ve edebi anlamda mücadele ve direniş hatları kurdu. Kürt edebiyatı ve kültürü açısından gelişen direniş hattı, Kurdistan Özgürlük hareketinin etki alanlarında kurumsal ve sistematik bir mücadele alanına dönüştü.

Kürt dili, edebiyatı ve kültürü üzerindeki asimilasyona karşı sistemsel ve kurumsal gelişen mücadelenin önemli bir ismi 17 Eylül’de Almanya’nın Hagen kentinde yaşamını yitiren Almanya Kürt Enstitüsü Başkanı Fevzi Özmen’di. Kürt siyasi çevrelerde Mamoste Fevzi olarak büyük bir saygınlık kazanan Özmen, 1970’lerde başladığı siyasi mücadele macerasında Kürtçe konuşmayı ve yazmayı esas alarak, bunu bir yaşam biçimi haline getirdi. 1975 yılından Kürtçe şiir ve hikâye yazımına başlayan Mamoste Fevzi, bunu siyasal, kültürel ve edebi alanında sürdürdü. Edebiyat yaşamını “Kürt yaşamını Türkçe yazmayı kendim için suç olarak görüyorum” sözüyle tanımlayan Mamoste Fevzi, Kürt dil grameri üzerine çalışmalar hazırlayıp yayınladı. Okullar için Kürtçe ders kitapları ile sözlük çalışmaların hazırlanmasında büyük emekler sarf etti. Kürt dilinin gelişmesi ve standart bir yazı diline kavuşması için çalışmalar yürüttü. Kürtçe yazdığı hikayelerle sözlü kültürün yazınsal eserlere dönüşmesine katkılar sundu. Kurdistani siyaset içinde aktif görevler alarak, ömrünü topluma hizmetle geçirdi.

Kültür ve dil üzerindeki asimilasyona mücadele tarihinin önemli bir kesitinde yer alan ve mücadele eden Mamoste Fevzi’nin yaşam öyküsü aynı zamanda Kürt toplumunun direniş macerasının da bir dönem yansımasıdır.

EĞİTİM YILLARI VE KURDISTANİ SİYASETE EĞİLİMİ

Mamoste Fevzi, 1943 yılında Erzurum’un Çat İlçesine bağlı Qortîya Jor bölgesinde bulunan Tuzlu Taş (Şorax) köyünde dünyaya gelir. Ailesi hayvancılık ile geçimini sağlamaktadır. Çocukluğu köyde geçen Mamoste Fevzi, ilkokul eğitimini komşu köyünde halasının evinde tamamlar. Kurdistan’da göç oranın düşük olduğu çocukluk yıllarında Kurdistani efsaneler ve hikayeler dinleyerek büyür. Özellikle yaşadığı coğrafyada Kürtlerin geliştirdiği ayaklanmalar, yasaklı olsa da Kurdistani medreselerin sosyolojik etkisinin güçlü olduğu yıllardır. Mamoste Fevzi, bu kültürü yaşayarak ve özümseyerek büyür. Çocukluğundan beri köyde edindiği özgün Kürt kültürü sonraki yaşamında tüm tercihlerini etkileyecekti. İlkokulu bitirdikten sonra ortaokul ve lise eğitimini Erzurum merkezde tamamlar. Bu dönemde Kurdistan ve Türkiye’de siyaseten yaşanan değişimleri daha yakinen takip eder. Politik değişimlere merakı artar. Lise yıllarında özellikle birebir tanıklarından dinlediği Şeyh Said ayaklanmasından etkilenir. 1925 ve sonrası gelişen Kürt kalkışmalarından kaynaklı yaşanan sürgünlerden geri dönenleri daha sık ziyaret etmeye başlar. O dönem yaşananları ve Kurdistan’ın sosyolojik yapısını merak edip araştırmalara başlar.

YAŞAMIN HER ALANINDA KÜRTÇE ISRARI

Liseyi tamamladıktan sonra İstanbul İktisat Fakültesine başlar. Üniversite yıllarında Kürt sorunu endeksli gelişen siyasi gelişmeleri yakından takip eder. 1969 yıllında kurulan ve ağırlığını Kürt öğrencilerin oluşturduğu Devrimci Doğu Kültür Ocaklarında (DDKO) aktif siyasi faaliyetlere katılır. Mamoste Fevzi’nin hem öğrencilik yıllarında hem de siyasi faaliyetlerinde ve günlük yaşamında ısrarlı Kürtçeyi kullanması herkesin dikkatini çeker.

Mamoste Fevzi, eğitimini tamamladıktan sonra İstanbul’da kendi işyerini kurar. Kısa bir dönem sonra memleketi Erzurum’a döner. Erzurum merkezde 1980 öncesi aktif politik bir yaşamı olur. Erzurum’da Kürt siyaseti içinde aktif olan herkesin yaşamına bir şekilde temas eder.  Kürt siyasi çevrelerinde dürüstlüğü, sakinliği ve günlük Kurdistani duruşu ile saygınlık kazanır.

KÜRT ÖZGÜRLÜK HAREKETİ İLE TANIŞMASI

Mamoste Fevzi, 1980’lerde doktora tezi için Almanya’ya gelir. Bir dönem Almanya’da kaldıktan sonra tekrar Erzurum’a döner. Ancak 12 Eylül Askeri darbe gerçekleşir. Mamoste Fevzi’de göz altına alınır. Ağır işkencelerden geçer. Serbest bırakılır ancak uzun dönem yurt dışına çıkış yasağı konulur. 1975’ten itibaren yazmaya başladığı Kürtçe şiir ve hikayelerini köyde korumaya alır. O dönem bazı şiir ve hikayeleri Kürtçe yayın yapan dergilerde yayınlansa da, dönem koşullarından kaynaklı tümünü yayınlama fırsatı bulmaz. Askeri darbenin yaratığı kaotik ortamdan kaynaklı bir dönem köyde saklanarak yaşamak zorunda kalır. Kürt toplumun efsanelerini, hikayelerini daha geniş şekilde yazmaya karar verir. Birçok sözlü hikâyeyi yazıya döker. Kendi yazdığı hikayelerle birlikte yayınlanmak üzere yurtdışına göndermeyi düşünür. Ancak köyde sakladığı çalışmaları askeri baskın esnasında imha edilir. Bütün yaşamı boyuncu bunda duyduğu acıyı dile getirirdi.

12 Eylül Askeri darbenin etkisinin azaldığı bir dönemde tekrar Erzurum merkeze yerleşir. Kendi işini kurar ve işleriyle meşgul olarak yaşamını sürdürür. Ancak Kürt Özgürlük Hareketi öncülüğünde başlayan ayaklan Kurdistan’da yeni umut yaratır. Askeri darbenin yarattığı tahribat ve uzun süredir Kurdistan’da derinleşen işgale karşı başkaldırı, toplumu Özgürlük Hareketi etrafında tekrar kenetlendirir.

Özgürlük Hareketi’nin yarattığı sinerjiden ve Kürt toplumuna yönelik ortaya koyduğu siyasi taleplerden en çok etkilenen kişilerden biri de Mamoste Fevzi’dir. Gençliğinin ilk yıllarında yüreğini saran Kurdistanî sevda, Özgürlük Hareketi ile tanışmasından sonra farklı mecralarda başladığı siyasal yaşamında yeni bir evrenin de başlangıcı olur. Zira Özgürlük Hareketi’nin kırsal alanlarda etkinliğinin genişlemesi toplumsal bir heyecan yaratmıştır. Erzurum’da Kürt entelektüel ve siyasi şahısların bu durumu tartıştığı ve sonuçlar çıkardığı bir süreçtir. Devletin Kürtlere yönelik baskı ve sindirme hafızası pervasız bir şiddet ve tehdit ile Kurdistan’a yansıdığı bir süreçtir. Mamoste Fevzi de devletin bu baskı politikalarından nasibini alır. Özelikle Kürt gençlerinin onun etrafında toplanması, gençleri legal Kürt siyasetine yönlendirmesi ve Kürt kültürü üzerine yürüttüğü çalışmalardan dolayı baskılara maruz kalır.

Mamoste Fevzi, bu dönemde Erzurum merkez ve ilçelerinde Kürt siyasal hareketine ilgi duyan herkesin danıştığı bir isim haline gelir. Kürt Özgürlük hareketine ilgisi gittikçe büyür. 1990 yılında HEP’in kurulmasıyla birlikte birçok gencin HEP’te siyasete katılımı konusunda katkıları olur. Erzurum merkez ve ilçelerinde HEP ve devamı partilerde siyaset yapan birçok kişinin siyasi tercihi ve karar verme süreçlerinde etkisi olmuştur. Kürt halkına ve siyasi temsilcilerine yönelik devletin baskı katliam politikalarının deşifre olması ve buna karşı bir direniş ağının gelişmesi için sivil aktivitelere katılır.

1990’lı yıllarda polisler tarafından sürekli tehdit edilmesi sonucu bir dönem İstanbul’da yaşamaya başlar. Akrabalarının göz altına alınması ve kendisinin üzerinde ifade vermeye zorlanması gibi durumlar karşısında güvenlik nedeniyle 1993 yılında Almanya’ya iltica eder.

SÜRGÜN YAŞAMI VE ASİMİLASYONA KARŞI DİRENİŞİ

Mamoste Fevzi, gerek öğrencilik yıllarında gerekse de yaşamın sonraki yıllarında ısrarla anadiliyle konuşup ve yaşamayı tercih eder. Kürt siyasetinde aktif kişilere siyaset dilinin Kürtçe olması yönünde ısrarlı telkinleri olur. Erzurum’da aktif siyasete yer alan bir kişi Mamoste Fevzi’nin Kürtçe hassasiyetini şöyle aktarıyor: “Politik tartışmalarımız genelde Türkçe olurdu. ‘Kürtçe ile kendimizi tam ifade edemiyoruz’ diye bir kaygı veya bahanemiz vardı. Biz konuşmaya Türkçe başlardık, Mamoste Fevzi ısrarla bize Kürtçe cevap verirdi. Tüm tartışmaları Kürtçe yürütürdü. Onu çok erken yaşlarda tanıdım. Etrafında bulundum. Siyasi tercihlerimde onun etkisi barizdir. Onun Türkçe konuştuğunu çok nadir biliyorum. Bu konudaki hassasiyeti çok yüksekti.” 

Kültür ve dil üzerindeki soykırım politikalarının farkında olan Mamoste Fevzi, sürgündeki yaşamının tümünü buna karşı mücadele ederek geçirir. Sürgündeki yaşamında Kürt Siyasal Hareketi içinde aktif bir şekilde yer alır. Kültür ve dil konusundaki hassasiyetini tüm yaşamında ön planda tutar. Kürtçenin günlük yaşamda kullanılması ve yazınsal dil olarak yaygınlaşması için büyük gayretler sarf eder. Yüzlerce kişiye kurslarda Kürtçe ders verir. Kürtçe dersler veren ve yazınsal çalışmalar yapan birçok hocanın gelişmesinde ve eğitim sürecinde rolü vardır. Sürgüne gelen yüzlerce Kurdistanlılara gönüllü olarak tercümanlık konusunda yardımcı olur. Aktif siyasi çalışmalar yürüten, sanatçılar başta olmak üzere farklı kulvarlarda etkin mücadele yürüten kişilere Kürtçe kurslarında dersler verir. Kürt siyasi hareketinin etki alanında mücadele yürüten kurum yöneticilerin ‘Mamoste’si olarak hafızalara kazınır.

YAZINSAL ÇALIŞMALARIN TÜMÜNDE YER ALDI

Dil ve kültür asimilasyonuna karşı mücadele yürüten tüm kurumlarda aktif görevler alır. Kurdistan Öğretmenler Birliği, Kürt Enstitüsü, Kürt PEN gibi kurumlarda sorumluluk düzeyinde çalışmalar yürütür. Son yıllarda ise Almanya Kürt Enstitüsü başkanı olarak çalışmalarını sürdürüyordu.

Dil ve kültür üzerinde yürüttüğü çalışmaların yanı sıra aktüel siyasi çalışmalardan da geri kalmaz. Ulusal Kongre (KNK) aktif üyesi olarak Kurdistani siyasi çalışmaların içinde yer alır. Kurdistani meselelerde, basın açıklamalarında, protesto yürüyüşlerinde, mitinglerde ilerleyen yaşına rağmen ön sıralarda yerini alarak, direniş kültürün bir sembol kişiliği olarak mücadele tarihine geçer.

Mamoste Fevzi, çalışmalardaki azmi, performansı, nezaketi, dürüstlüğü, hoşgörüsü, sade yaşamı ve Kurdistani duruşuyla herkesin saygınlığını kazanmıştı.

Ülkede siyasi çalışmalarında Kürtçenin kullanımı konusundaki hassasiyetini sürgündeki yaşamı boyuncu korudu. Türk okullarında eğitimini tamamlamasına rağmen Türkçe yazı yazmadı. Yasak ve baskılara karşı Kürtçe’nin gelişmesi için çalışmalarını aralıksız sürdürdü. Kürtçede neden ısrar ettiğini bir söyleşide şu şekilde aktarıyordu: “Kürt dili Kurdistan’daki her şey gibi baskı altındadır. Soykırım ile karşı karşıyadır. Kürtlerin diğer değerleri gibi Kürtçe’nin de özgürleşmesi gerekir. Bu mücadele, tarihi bir görevdir. Bunun için kendimi sorumlu hissediyorum. Başka bir dile ile yazmayı kendim için suç sayıyorum. Türkçe belki daha iyi eserler çıkarabilirdim. Fakat bugüne kadar bir makale bile Türk dili ile yazmadım. Dil düşmanı olduğum için değil. Çünkü o dile sahip çıkanlar çok. Ancak Kürt dili yasaklı ve sahipsiz. Kürt yaşamını Türkçe yazmak hoşuma gitmez. Her yaşam kendi diliyle anlatılırsa iyidir.”

Mamoste Fevzi, Kurdistan’da sözlü olarak anlatılan hikayeleri ‘Siya Şikestî’ ismiyle kitaba çevirdi. Anlatım dili ve hikayelerin özgünlüğü ile dikkat çeken kitap, okurlardan büyük bir ilgi aldı. Kitabın ikinci basımı da yapıldı.

KÜRTÇE SÖZLÜK VE KİTAP ÇALIŞMALARI

Mamoste Fevzi, 1975 yılında amatör olarak başladığı Kürtçe şiir ve hikâye yazımını 1997 yılına kadar sürdürdü. 1997 yılında ise şiir yazımından ziyade daha çok hikâye yazmayı esas aldı. Kürt basın yayın kurumlarında sorumluluklar üstlendi. Kürt dilinin gelişmesi için düzenlenen birçok toplantı ve konferansa katılım sağladı. Yüzlerce makale-inceleme ve araştırma yazısını Kürtçeye çevirdi. Kürt Enstitü dergisi Lêkolin dergisinin editöryal çalışmalarını yürüttü. Kurdistan Öğretmenler Birliği (YMK) ve Kürt Enstitüsü öncülüğünde okullar için ‘okul öncesi-başlangıç-orta seviye ve yetişkinler’ kitapların hazırlanmasında rol aldı. Ayrıca bu kitapların yazarları arasında da bulunuyor. YMK tarafından hazırlanan Kürtçe-Türkçe sözlük çalışması ve okul öncesi çocuklar için Kürtçenin 4 lehçesinde hazırlanan ve Almancaya çevrilen kitabında yazarları arasında yerini aldı.

Mamoste Fevzi, Perspektif- ‘Dersê Rêzimana Kurdî’ ismiyle kaleme aldığı gramer kitabı ise, tüm otoriteler tarafından kabul gören bir çalışma olarak tarihe geçti. Bu çalışmasında dil gramerine daha açıklayıcı ve modern bir bakış açısı getiriyor. Perspektif kitabı, okullarda, dil seminerlerinde, dil kurslarında ve akademik çalışmalarda kaynak olarak kullanılan bir eser olarak değerlendiriliyor.

Mamoste Fevzi, uzun yıllardır üzerinde çalıştığı ve yazımı konusunda mesafe aldığı roman çalışmasını bitirmeden hayata gözlerini yumdu. Tedavi sürecinde görüşmemizde üzerinde çalıştığı romanın önemine atfen şunu söylemişti: “Allah’tan tek dileğim 6 aylık bir ömür. Kitabımı tamamlamam için bu zamana ihtiyacım var.” Ne yazık ki Mamoste Fevzi’nin büyük bir mücadele ile sürdürdüğü yaşamı son çalışmasını bitirmeye yetmedi.

Mamoste Fevzi’nin cenaze törenine katılan öğrenci ve çalışma arkadaşları, yarım kalan çalışmalarını tamamlama sözü vererek, mücadele arkadaşlarını gurur ve minnet ile uğurladı.