GÖRÜNTÜLÜ

Emine Oğuz: Ana dilini bilmeyen varlığını da inşa edemez

ANKA Dil Kültür Sanat Derneği Üyesi Emine Oğuz, "Ana dilini bilmeyen bir insanın kimliğini var edebilmesi, varlığını inşa edebilmesi mümkün değil. Kürt halkının diline sahip çıkması gerekiyor" dedi.

ANKA Dil Kültür Sanat Derneği Üyesi Emine Oğuz, Kürt Dil Bayramı vesilesiyle ANF’ye konuştu.

Celadet Ali Bedirxan öncülüğünde 15 Mayıs 1932’de bir grup Kürt aydını, 'Hawar' isimli Kürtçe derginin ilk sayısını çıkardı. Bu, Kürt ulusu için önemli bir gün oldu. 2006 yılında ise 15 Mayıs, Kürt Dil Bayramı olarak ilan edildi. Bu gelenek kapsamında Ankara'da faaliyet yürüten ANKA Dil Kültür Sanat Derneği de Kürtçe üzerindeki baskılara ve Kürtçe öğretiminde ortaya çıkan engellemelere dikkat çekmek için 19 Mayıs 2024 tarihinde Ankara'nın Çankaya ilçesinde bulunan Kurtuluş Parkı'nın içindeki Vedat Dolukay Kokteyl Salonu'nda Kürtçe çalışma yapanlara belgeleri takdim edecek ve ardından sanatsal etkinlikler icra edilecek.

'19 MAYIS'TAKİ ETKİNLİĞİ ÖNEMSİYORUZ'

Etkinliğe herkesi davet ettiğini söyleyen Emine Oğuz, "Ankara'da Kürtçe eğitim veren tek dil kurumuyuz. Daha doğrusu eğitimden ziyade atölyeler düzenliyoruz. Burada Kürtçe çalışmalar yapıyoruz. Kürtçe çalışmaların içinde sadece Kürtçe dil atölyeleri haricinde erbane, kursları, saz kursları gibi çeşitli çalışmalar da var. Ayrıca Kürtçe için çalışmalar yapmış aydınlarımızı da derneğimizde ağırlayarak toplumla buluşmalarına ve Kürtçeyle ilgili bilginin halka ulaşmasına da aracılık ediyoruz. 19 Mayıs'ta yapacağımız etkinlik bizim için çok önemli. Hem Kürtçe eğitime destek verenler için hem de bunun önünde engel olanlar için. Katılımın bir mesaj olacağı kanısındayım. Bu duyarlılıkla bütün halkımızı yapacağımız etkinliğe davet ediyorum. Etkinliğimiz için çok heyecanlıyım çünkü bizim için çok önemli. İyi bir katılımla ve büyük bir coşkuyla herkesi bekliyoruz." dedi.

'HALK KİMLİĞİ VE VARLIĞI İÇİN ANA DİLİNE SAHİP ÇIKMALI'

Devletin resmiyette Kürtçeyi kabul etmek istemediğine de değinen Emine Oğuz, devletin Kürt halkının diline yönelik henüz bir resmi adım atmamasına tepki göstererek, "Çünkü biz varız ve bizim bir dilimiz var ve bu dilin yaşaması için, bu dilin varlığının kabul edilmesi için aslında çalışmayı yürütüyoruz" dedi. Ankara'ya Kurdistan illerinden gelen ve Kürtçe bilmeyen insanlara da değinen Emine Oğuz, yaşanan durumun trajik olduğuna, bunun bilinçli bir şekilde köksüzleştirme girişimi olduğuna değindi. Ayrıca ANKA-DER olarak Kürtçenin öğretimi ve yaygınlaşması için her türlü çabayı ve emeği göstermeye kararlı olduklarını da belirterek, "Bunların artık bir yerde resmiyete dökülmesi ve Kürtçenin resmi bir dil olarak kabul edilmesi, bir eğitim dili olması gerekiyor" diye ekledi.

Bölgede DEM Parti'nin kazandığı belediyelerin Kürt dilinin gelişimi için büyük bir umut olduğunun altını çizen Emine Oğuz, "Açıkçası bu bizim için çok büyük bir umut. Çünkü artık bu belediyelerin bünyesinde Kürtçe eğitim veren gerek kreş, gerek kursların olmasını ümit ediyoruz. Bölgedeki arkadaşların bu konuda hassasiyet göstereceğini ve bu konuda çalışma yürüteceğini düşünüyoruz ve buna inanıyoruz. Bu bizim gerçekten ilerleme açısından çok büyük bir avantajımız olacak. Çünkü bizim esas problemlerimizden biri resmi bir dil olmamasından kaynaklı yaygın olarak erişememek.
Belediyelerin erişilebilirlik açısından önemine de dikkat çeken Emine Oğuz, "Belediyeler bünyesinde yapılması demek, herkesin aslında ulaşabileceği demek oluyor ve bu bizim için gerçekten çok güzel bir sonuç. Ben buna inanıyorum en azından. Bir dili bilmek demek aslında sadece o dili konuşabilmek demek değildir. O dilin kültürüne, tarihine de aşina olmak demektir. Dolayısıyla yeni bir dili öğrendiğinizde aslında o dilin getirdiği bir kültür de oluyor ve onu da kazanıyorsunuz. Ana dilinizi unuttuğunuzda kendi kimliğinizi kaybediyorsunuz. Kendi ana dilini bilmeyen bir insanın kendi kimliğini var edebilmesi, kendi varlığını inşa edebilmesi mümkün değildir. Kendi tarihini bilmeyen, kendi kültürünü bilmeyen, kendi geçmişini, dününü bilmeyen insanın bugününü var etmesi mümkün değildir" dedi.

'DİL DOĞRUDAN VARLIĞI TEMSİL EDİYOR'

Dilin insanın sosyal bir varlık olarak kendini bulmasında, kültürünü ve tarihini tanımasında önemli bir faktör olduğuna, kimliğin inşasının da temel unsuru olduğuna vurgu yapan Emine Oğuz, şunları da belirtti:

"Yani bugün ben kendi dilimi konuştuğum zaman kendimi çok daha iyi hissediyorum, çok daha rahat hissediyorum. Çünkü ben kendi kimliğimde var olduğumu, aslında dilimi konuştuğumda bunu anlayabiliyorum. Ve dolayısıyla tabii dil üzerindeki bu asimilasyon politikaları, bu yasaklamalar kişiye şunu aslında söylüyor: Sen, senin varlığın yok ve ben seni tanımıyorum. Ve senin var olup olmaman benim umurumda değil. Ve bu yüzden sen yoksun deniliyor. Buna karşı olarak bile, sadece insanın kendini var etmesi için bile diline, kültürüne ve tarihine sahip çıkması gerekiyor. Ve benim en azından beklentim, ümidim odur ki herkesin ana dilini, özellikle de Kürtlerin, bu kadar baskı altında tutulan bir milletin Kürtlerin dillerine sahip çıkması ve öğrenmek için çaba sarf etmesi."