Hukukçu Demir: CPT tecridin bir parçası olmuştur

Adalet Bakanlığı’nın “tecrit yok” açıklamasına tepki gösteren Avukat Cemal Demir, tecridin sorumlusu olan hükümetin yaptığı açıklamaların skandal niteliğinde olduğunu belirtirken, CPT’nin de tecridin bir parçası olduğunu vurguladı.

İMRALI TECRİDİ

Türk Adalet Bakanlığı'nın kısa bir süre önce yaptığı, “Öcalan'ın ailesi ve avukatlarıyla görüşmesinin önünde bir engel yoktur” şeklindeki açıklamasını ANF'ye değerlendiren Avukat Cemal Demir, tecridin çok boyutlu ve çok yönlü biçimde sürdüğünü belirtti.

Tecridin kaldırılması ve esnetilmesine dair hiçbir adım atılmadığını belirten Demir, bunun mevcut hukuk ve uluslararası hukuk sisteminde insan haklarına ve evrensel hukuka aykırı bir uygulama olduğunu kaydetti. Tecride dönük bugüne kadar uluslararası mekanizmaların ve kurumların da bir girişimi olmadığını hatırlatan Demir, "Dönem dönem İmralı cezaevinde ziyaretler gerçekleştiren CPT, neredeyse tecridin bir parçası haline geldi. CPT güvenirliğini tamamen yitirdi, ziyaretlerden sonra kamuoyuna açıklama dahi yapılıyor. Sayın Öcalan'ın avukatları ve ailesi sık sık başvurular yapıyor ama bunun gereği yerine getirilmiyor. İmralı'da çok başlı bir hukuk göze çarpıyor" diye konuştu.

ADALET BAKANLIĞI’NIN AÇIKLAMASI İZAHA MUHTAÇTIR

Asrın Hukuk Bürosu Avukatlarının yaptığı başvurulara Bursa Cumhuriyet Savcılığının, 'Disiplin cezası var' diyerek ret yanıtı vermesine rağmen Adalet Bakanlığı'nın yaptığı açıklamanın skandal niteliğinde olduğunu kaydeden Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:  "Açıklamada görüşmelerin önünde fili bir engelin bulunmadığı belirtiliyor. Bu açıklama izaha muhtaçtır. Sayın Öcalan uzun yıllardır ağır bir tecrit altında tutulmaktadır. Bu tecridin müsebbibi hükümettir. Buna rağmen Adalet Bakanlığı’nın açıklamaları hukuki ve siyasi açıdan izah edilemez. Hükümetin kurumları birbirini yalanlıyor. Artık barış ve demokrasi çizgisine gelinmesi gerekiyor.

Tecrit, insan haklarına ve demokrasiye aykırı bir uygulamadır. Türkiye'nin bir parçası olduğu AB hukukuna da aykırıdır ama ısrarla bu tecridi devam ettiriyorlar. Tecritten beklenen amaç hiçbir zaman gerçekleşmeyecek, amaçları Kürt halkının sesini kesmektir ama bunu başaramayacaklar. Bu uygulamaya son vererek barışın ve demokrasinin sesinin önündeki bütün engellerin kaldırılması gerekiyor. Tecrit insanlık suçudur. Tecridin kimseye, hiçbir iktidara faydası olmayacaktır. Dolayısıyla insan haklarının temeline aykırı tecridin ortadan kaldırılması gerekmektedir.”