DBP: AKP-MHP faşizmine büyük cevap vereceğiz

DBP'nin Amed'de düzenlediği toplantıda, "Ülkedeki tecride karşı toplumsal inşayı yeniden inşa edeceğiz. AKP-MHP faşizmine büyük cevap vereceğiz" denildi.

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Kongre Komisyonu eşsözcüleri Belgin Diken ve Adnan Akgül, eş genel başkanlar Saliha Aydeniz ve Keskin Bayındır’ın katılımıyla 27 Şubat’ta Ankara’da yapacakları 6. Genel Kongreye ilişkin basın toplantısı düzenledi. DBP Amed İl Örgütü’nde yapılan açıklamanın Kürtçesini Adnan Akgül, Türkçesini Belgin Diken okudu.

'ÜLKE TÜMDEN ÇÖKÜŞÜN İÇİNDE'

Diken, AKP-MHP ortaklığını faşizm olarak nitelendirerek, ülkenin ekonomik, siyasi, toplumsal ve ideolojik olarak tümden bir çöküşün içinde olduğunu söyledi. Akgül, "Mezopotamya ve Anadolu’daki tüm kültürleri, farklılıkları yok etmeyi hedeflemektedir. Kürt düşmanlığı nedeniyle mevcut iktidarın bölgede atılmadığı macera kalmamıştır. Gerçekleştirdiği tüm hamleleri giderek kendisine dönmektedir. Osmanlı hayali ile çıktığı yolda Enver’in maceracı çöküşü ile karşı karşıya kalmıştır. İçeride Abdülhamit dışarıda Enverci çizgi artık tümden Katar, Dubai ve Hewlêr arasında ticari ve siyasi dilenciliğe dönüşmüş, bir fiskelik ömürleri kalmıştır" ifadelerini kullandı.

'SOYKIRIM SALDIRILARI DİRENİŞLE BOŞA ÇIKARILIYOR'

İktidarın Kürt halkı başta olmak üzere tüm kesimlere saldırdığını söyleyen Diken, "Yıllardır sürdürülen talan rejimine Türkiye halkları artık yeter derken Kürdistan’da sürdürülen soykırım saldırıları direnişle boşa çıkarılmıştır. Faşizm koşullarında Van’da, Siirt’te 'Burası Kürdistan’dır' çıkışları büyük yangının ilk kıvılcımlarıdır. Açık bir cezaevine dönüşen Kürdistan gerçeğinde tüm saldırılara karşı halkımızın ortaya koyduğu direnişin tarihi bir önemi vardır. Kendi özgür kimliğindeki ısrar ve etkisi sürekli artan bir özgür toplum gerçeği vardır" diye konuştu.
Özgür bir gelecek için DBP'nin var olduğunu kaydeden Diken, "O halde bu kaos-kriz ortamında halklar adına, eşitlikçi, özgürlükçü değerler adına sürece daha güçlü müdahil olmamız gerektiği açıktır. Yeni yılda bu yeni kazanımlar yaratmanın imkanları her zamankinden daha fazladır. Gerçekleştireceğimiz 6. Olağan Kongremizi bu tarihi sorumlulukla karşılıyoruz. Kürdistan’ın özgürleşmesi, Türkiye’nin demokratikleşmesi için örgütsüz tek bir kişiyi bile bırakmamayı, böylelikle de demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü bir toplumun inşasını hedefliyoruz. DBP olarak, Kürdistan ve Türkiye’nin her yerinde örgütlenmek, en etkili ve örgütlü parti haline gelmek var oluş gerekçemizdir" şeklinde konuştu.

'FIRSATLARI DEĞERLENDİRMELİYİZ'

Kürt halkının dil, kültür, kimlik, güvenlik, yurt ve benzeri bir sürü sorunlarının olduğunu aktaran Diken, şöyle devam etti: "Bununla birlikte soykırımcı rejimin Kürt ve Kürdistan’ın varlığını kabul etmediğini, dahası bu gerçeklikleri yok etmeyi var oluş gerekçeleri haline getirdiğini de biliyoruz. O halde var olmak için direnmekten başka bir yolun olmadığı, olamadığını da biliyoruz. Kaldı ki 1806’dan beri Kürdistan değişik tonlarda ve tarzlarda da olsa var olmak için mücadele halindedir. Bu mücadeleyi sonuca ulaştıracak yüz yıllık fırsatlar her zamankinden daha fazladır."
Ulusal birliğin sağlanmamasının zayıflık olduğunu söyleyen Diken, "DBP'nin Kürdistan’da ulusal birliğin sağlanmasında öncülük yapma, sorumluğunu yerine getirme gücü ve bilinci vardır" dedi.

'ÖZGÜR EŞ YAŞAMI HER ALANDA HAYATA GEÇİRECEĞİZ'

Erkek egemenlikçi bir sistem olan devletin en çok kadınlara karşı saldırdığını söyleyen Diken, şunları söyledi: "İktidarcı sistemde yaşam her yönüyle erkeğin iktidarına ve istemlerine göre kurulmuştur. Sonuçta neyin çıktığı açıktır. Yaşamı doğasına uygun olarak kurmak gerekir ki, bunun adı da özgür-eş yaşamdır. Kadın ve erkeğin özgür ve eşit ilişkiler temelinde yaşamı tekrardan kurduğu sistemdir. Özgür eş yaşam ve eşbaşkanlık sistemimizi yaşamın her alanında hayata geçirme, kadın örgütlülüğünü geliştirme ve örgütlenmemizi daha etkili kılma, erkek egemen zihniyetin iç ve dış saldırılarına karşı mücadeleyi büyütme kararlılık ve ısrarımız olacaktır."
Baskılara karşı direnişin olduğunu dile getiren Diken, şunları kaydetti: "Gençler direniyor, kadınlar direniyor, Sayın Öcalan şahsında tüm zindanlar direniyor, işçiler-emekçiler direniyor, doğayı savunanlar direniyor, demokratik siyaset direniyor, bir bütün halinde özgür Kürt direniyor. Zira biliyoruz, faşizm varoluşsal olarak yumuşamaz, demokratikleşmez, ancak yıkılır. Bugüne kadar elde edilen kazanımlar hep mücadele edilerek, direnerek kazanıldı. DBP olarak yeni sürece kongremizle giriş yapıyoruz. Kongremizin başarıya ulaşması için koşullar ve imkanlar her zamankinden daha fazladır. Bu temelde tüm yurtsever halkımızı partimiz DBP’de görev almaya ve kenetlenmeye davet ediyoruz."

'TARİHİ BİR NOKTADAYIZ, FAŞİZME BÜYÜK CEVAP VERECEĞİZ'

Ardından konuşan DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, çok tarihi bir noktada durduklarını belirterek, “İçinde olduğumuz durum gerçekten AKP ve MHP faşizminin gerçekliğidir. Bu kongremiz AKP ve MHP'nin gidişini sağlar. Bu kongreye halkımızı özgürleştirmek istiyoruz. İnanıyoruz ki halkımız bu kongremize tarihi ve direniş ruhuyla sahip çıkacak. Her yerden, köyden kentten herkese 7'den 70'e çağrımızdır. O gün orada bu faşizme büyük bir cevap vereceğiz" dedi.

HALKA KONGRE ÇAĞRISI

DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz ise şöyle dedi:
"İki yıldır Kürdistan' da belli alanlarda çalışma yürütüyorduk. Ve daha geniş bir çapta halkımızın sorunlarını ele almak için yola koyulduk. Demokratik ulusal birliği, ekolojiyi, kadın özgürlükçü paradigmayı da esas alarak 6'ncı kongremizi gerçekleştireceğiz. Bu kongreyle birlikte yeniden bir inşa sürecini başlatacağız. Çok ağır bedellerin yaşandığı bir süreç oldu, ama bunun yanında çok büyük bir direniş de vardı. Biz çok coşkulu ve kararlı bir biçimde kongremizi gerçekleştireceğiz. Sokakta, mahallede, Kürdistan'da seferberlik ile bu kongreyi yürüteceğiz. Çünkü bu ülkede çok büyük bir tecrit söz konusu. Biz bu tecride karşı toplumsal inşayı yeniden inşa edeceğiz. Halkımızın önümüze koyduğu misyonla bu amacımızı gerçekleştireceğiz. Bu faşizan sisteme karşı asla geri adım atmadığımızı ve bu faşizan sisteme karşı mücadele edeceğimizi belirtiyor, bütün halkımızı kongremize davet ediyoruz."