Tarım kentinin kalan tek mirası Yedikule Bostanları

Tarihi kent olan İstanbul’un tek bostanı Yedikule Bostanları, şehrin göbeğinde tarım kentinin mirası olarak kendisini koruyor.

İstanbul, Türkiye’nin en büyük metropol kenti. Mevcut hükümetle, gün geçtikçe artan nüfusu ile beraber kentsel dönüşüm kentin en güncel sorunlarından birisi. Yeşil alanların imara açılıp yüksek katlı binaların yapılması kentin tarihi dokusuna da zarar veriyor. Ayrıca İstanbul’un 1600 yıllık kentsel tarım geleneği var.

Tarihi doku denildiğinde de akla ilk gelen Yedikule Bostanları bir çok medeniyete de misafirlik etmiş. Rumlar, Ermeniler bostancılık yaparken Osmanlı İmparatorluğu dönemlerinde Arnavutlar bostancılık yapmaya başlıyor ve şu anda da Kastamonu’nun Cide köyünden geliyor bostancılar. 1980’lerden itibaren bostanların geneli İstanbul’da hızla küçülmeye başlıyor.

Yedikule bostanları İstanbul’un tek bostanı değildi. Eski İstanbul haritalarına bakıldığında İstanbul’un içerisinde çok sayıda bostan olduğunu görülüyor. Yenikapı Metro İstasyonunun olduğu bölgede bulunan Langa Bostanları da tarihi öneme sahipti.

Sokaklarında eski mimari yapıların bulunduğu, binalarında üzüm salkımlarının sarktığı, eşsiz tarihi bir kokusu olan Yedikule sokaklarından bostanlara doğru gidildiğinde, buram buram domates kokularını geliyor. Şehrin göbeğinde, surların eteklerinde yem yeşil bir cennet adeta Yedikule Bostanları.

AKP BOSTANLARI DA YIKMAK İSTEDİ

İstanbul’un tarihinin gittikçe harap edildiği AKP Belediyeciliğinden Yedikule Bostanları da nasibini aldı. Geçtiğimiz yıllarda sabahın erken saatlerinde belediye çalışanlarının talan ettiği bostanın görüntüleri hala güncel. AKP'li eski Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın onay verdiği projede bostanın bir çok alanı betonlaştırılarak ‘Şifa Kafe’ gibi alanlar yapılacaktı. Proje durduruldu ancak henüz akıbeti bilinmiyor.

Bostanı eken ve bakımını sağlayan sahibi, bostanın yıkımın her zaman gündemde olduğunu hatırlattı. İstanbul Büyük Şehir Belediyesi’nin yeni başkanı Ekrem İmamoğlu yönetimi ile bostanların yıkımlarının gündemden düşüp düşmeyeceğinden emin olmadığını söyleyen bostanın sahibi Kastamonulu Erol Yılmaz, şuan bostanda çalışmadığını, arkadaşı olan sahibine yardım için geldiğini belirtti. Yılmaz, "Burası güzel bir yer, insanlar çok beğeniyor. Özenti ile bakıyor insanlar. İstanbul’da böyle bir yer kalmadı. Yeni hava limanında vardı ancak oralarda yıkıldı. İstanbul’da buradan başka bir yer kalmadı. İnsanlar Yedikule Bostanı gibi bir yer arasa bulamaz bu şehirde" diye konuştu.

ORGANİK ÜRÜNLERE RAĞBET ÇOK

Semiz otu, fasulye, lahana, domates gibi sebzeler ektiklerini belirten Yılmaz, bu ürünlerin semt pazarlarında yada bostanı bilenlerin gelip bizzat satın aldıklarını aktardı. Henüz bir yıkımdan haberdar olmadığını ama sürekli yıkım söylentilerin olduğunu belirten Yılmaz, bostan için imar izninin olmadığını, sebebinin de Surların tarihi dokusundan kaynaklı olduğunu söyledi.