28 Mar 2017

DAİŞ dost YBŞ düşman mı?

YBŞ güçleri 3 Ağustos’ta DAİŞ Şengal’e saldırırken KDP silahlarını toplamasına rağmen eline geçirdikleri ve bulabildikleri silahlarla DAİŞ’e karşı direnen Şengal çocuklarında oluşan güçtür.

20 Mart 2017 Pazartesi 07:48
ŞENGAL - SEYİT EVRAN

KDP ve AKP çetelerinin 3 ve 14 Mart’ta Şengal’e saldırıları üçüncü haftasına girdi. Hala gerginlik sürüyor. Bu gerginlik her an yeniden çatışmalara da dönüşebilir. Ancak bu saldırı ve gerginlik önemli bir gerçeği gizledi. O da DAİŞ gerçeğidir. Peki neden?

KDP VE AKP ÇETELERİ KİME SALDIRDI VE NEDEN?

Şengal ve onlarca köyü ile ilçelerinin DAİŞ’e nasıl terk edildiğine ilişkin çok şey yazılıp çizildi. Şengallilerin ağzından o günler çokça anlatıldı. Hangi köyde ne kadar insanın katledildiğini de bizzat tanıkları anlattı bölge ve dünya kamuoyu da bunu duydu.

3 Ağustos 2014’te DAİŞ en son Şengal merkezine de girerek böylelikle tüm Şengal ve köy ile ilçelerini ele geçirdi. Yüzbinlerce insan DAİŞ zulmünden kaçarak Şengal dağından oradan da açılan yaşam koridorundan Rojava’ya ulaştı. Daha öncesinde ise 700’den fazla Serbest Babir komutasındaki peşmerge o dönemde YPG’nin denetiminde olan Rabia’ya geldi. Rabia’dan Tel Koçere’e oradan da Semalka Sınır Kapısı’ndan Zaxo ve Dulok’a gitti.

O dönemde neredeyse başta Rudaw olmak üzere Güney Kürdistan’da yayın yapan özellikle de KDP yanlısı TV’lerin canlı yayınlarla verdiği bir grup gerilla törenle resmi yol ve arabalarla Şengal’i korumak için geçti. Aylarca gösterilen direnişle 300 binin üzerinden Êzidî onlarca gerilla, YPG’linin yaşımın yitirerek açık tuttukları koridordan geçirilerek kurtarıldı.

Êzidî gençler HPG gerillalarının yanında direnişte yer alarak daha sonra ise Şengal Direniş Birlikleri ismiyle örgütlendi. Zamanla bu gençlerden oluşan YBŞ resmi bir şekilde kuruluşunu ilan etti ve Irak Merkezi hükümeti bu gücü resmi olarak kabul ederek maaşlarını da üstlendi.

HPG ve YBŞ güçleri Şengal’i özgürleştirmek için bir hamle başlattı. Önce Sinuni, Xanasor, Digura, Dahola gibi ilçe ve köyler ile o hatta bulunan Bare’ye kadar olan alanı özgürleştirdi. Ardından 2015 yılı başlarından itibaren Şengal kent merkezini özgürleştirmek için bir hamle başlattı. Şengal merkezindeki Heye Nasır ve Siti Zeynep mahallelerini de özgürleştirerek oraya yerleşti.

Kent merkezini özgürleştirmesi hamlesi, 11 ay gibi bir süre aldı ve 13 Kasım 2015 yılında Şengal kent merkezi tamamen DAİŞ çetelerinden temizlendi.

Ancak başta Tel Keseb, Tel Benat, Tel Özer, Siba Şeyh Xıdır, Koço, Rambüsiye, Sekeniye, Hayale, Tevra, başta olmak onlarca köy hala DAİŞ’in işgali altında. Şengal özgürleştirildikten sonra Tel Benat’tan neredeyse Kızıl Kent köyüne kadar KDP peşmergeleri tarafından bir yay çizilerek mevzilenme oldu. Çizgilen yayın Şengal tarafında KDP peşmergeleri olurken karşısında ise DAİŞ çeteleri işgal ettikleri köylerde yer aldı ve hala alıyor. Şu ana kadar bu köylerin özgürleştirilmesi için tek bir adım atılmadı. İşgali sürdüren DAİŞ çetelerine yönelik tek bir girişimde bulunulmadı. Neredeyse karşı karşıya kardeşçe yaşanıyor gibi bir durum ortaya çıktı.

DAİŞ DURURKEN, NEDEN YBŞ’YE SALDIRDI

DAİŞ’in daha başta Siba Şeyh Xıdır, Tel Özer, Tel Keseb, Koço, Tel Benat, Rambüsiye, Tevra, başta olmak üzere birçok köy hala DAİŞ’in işgali altında. DAİŞ’in altında kutsal Şengal topraklarının büyük bir bölümü hala işgal altındayken ve KDP onlara karşı herhangi bir girişimde bulunmazken HPG ve YBŞ tarafından özgürleştirilen alanlara saldırıların başlatılması beraberinde ciddi kaygılar ile birlikte tartışmalar yarattı. İster istemez herkesin aklında acaba DAİŞ dost ve YBŞ düşman mı gibi çok uç sorular da getirdi. Zira henüz birçok köy ve ilçe DAİŞ işgali altında olmasına rağmen o köy ve kasabaların özgürleştirilmesi için herhangi bir adımın atılmadan YBŞ ve onların merkezlerine yönelik saldırıların geliştirilmesi bu düşünceyi insanların aklında geliştirir.

YBŞ İŞGAL ALTINDAKİ KÖYLERİN ÇOCUKLARINDAN OLUŞUYOR

YBŞ güçleri 3 Ağustos’ta DAİŞ Şengal’e saldırırken KDP silahlarını toplamasına rağmen eline geçirdikleri ve bulabildikleri silahlarla DAİŞ’e karşı direnen Şengal çocuklarında oluşan güçtür. Bunların içinde en belirgin olanı Siba Şeyh Xıdır köyünden olan ve o köyde direnen Şeyh Xeyri grubudur. Şeyh Xeyri daha sonra YBŞ içinde büyük emek verdi. Askeri Meclisi’nde yer aldı ve bir çatışmada yaşımın yitirdi. YBŞ içinde yer alan Şengal’in çocuklarının %60’lık gibi bir bölümü hala DAİŞ’in işgali altındaki köylerden.

KDP ve AKP çetelerinin DAİŞ’in işgal ettiği köylere değil de YBŞ güçlerine saldırması ister istemez AKP üzerinden KDP’de DAİŞ ile işbirliği ve uzlaşma içinde mi gibi sorular akla getirir. Bu soruların sorulması da gayet normaldir. KDP, Şengal ve Êzidîlerin özgürlüğünü isteseydi AKP ile birleşip çeteleştirilen gruplarla YBŞ güçlerine değil DAİŞ işgali altındaki köyleri özgürleştirmeyi hedeflerdi. Bırakalım öyle yapmayı Şengal kent merkezinin özgürleştirilmesi yıl dönümünde YBŞ güçlerinin Siba Şeyh Xidir, Tel Özer, Koço, Sekeniye, Hayale, Tevra köylerinin özgürleştirilmesi ve Êzidî kadın ve kız çocuklarının intikamı adıyla 13 Kasım 2016’da bir hamle başlattı. YBŞ’nin başlattığı bu hamleye KDP destek verip tüm köylerin özgürleştirilmesini aklının ucuna bile getirmedi. Bunun aksine AKP ile birlikte Irak merkezi hükümetine hamlenin durdurulması için baskıda bulunmaya başladı. Eğer hamle durdurulmazsa Türkiye bizzat devreye girerek Şengal’i işgal edecek şeklinde tehditler savurdu. Bunun üzerine Irak merkezi hükümetine resmi bir şekilde bağlı olan YBŞ güçlerinden merkezi hükümet hamleyi durdurması istendi.

KDP ve Türkiye bununla da sınırlı kalmadı. Irak merkezi hükümetinin YBŞ savaşçılarına verdiği maaşları kesmesi içinde baskıda bulundu. Irak merkezi hükümet yetkilileri YBŞ komutanlığından başlattıkları hamlenin durdurulması ve aksi taktirde Türkiye’nin işgal edeceği yönünde tehditlerinin olduğunu iletti. Bundan dolayı hamle Sekeniye ve Hayale köylerinin özgürleştirilmesi ile sınırlı kalarak bitti. Ayrıca AKP ve KDP’nin baskılarından ötürü Kasım ayından itibaren Irak merkezi hükümeti tarafından ödenen YBŞ savaşçılarının maaşları da kesildi.

Bütün bunlar bir araya getirilince ister istemez şöyle bir görüş ortaya çıkar, DAİŞ dost YBŞ düşman mı gibi birçok soru akla gelir. Bu ve bunun gibi soruları çoğaltmak mümkün. Ancak Şengal işgal edilmeden önce Amman’da yapılan toplantı ve ardından Serbest Babir’in peşmergeleri Şengal’den çekerek DAİŞ rahatlıkla işgal edip katliamlar yapmasına fırsat sunulması aslında bu vb. sorulara cevap vermek için yeterlidir.

Ancak şu an önemli olan hala DAİŞ olmasına rağmen neden YBŞ güçlerine yönelik saldırılar gelişiyor, Şengal’in öz çocukları olan bu gücün Şengal’den çıkması isteniyor. KDP yetkilileri bu sorulara yeterli ve doğru cevaplar geliştirmek zorunda. Aksi halde tıpkı AKP gibi DAİŞ ile işbirliği yapan güçler hanesinde yerini almaya devam edecek.