HRW’den Türk devletine: Alt yapıyı hedef almaktan acilen vazgeç

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarında yaşamsal önemdeki alt yapıya zarar verdiğini ve milyonlarca insanın su ve elektrik kesintilerine maruz kalmasına yol açtığını belirtti.

HRW yaptığı yazılı açıklamada 5-10 Ekim 2023 tarihleri arasında “İHA saldırılarının yaşamsal öneme sahip altyapıya zarar verdiğini ve milyonlarca insanın su ve elektrik kesintilerine maruz kalmasına yol açtığını” kaydetti.

Açıklamada, “Sivil Toplum Örgütlerinin bildirdiğine göre, Suriye'nin kuzey ve doğusundaki Heseke, Rakka ve Halep vilayetlerinde 150'den fazla noktaya düzenlenen saldırılarda aralarında sivillerin de bulunduğu onlarca kişi hayatını kaybetti ve sivil yapılar hasar gördü. Hedef alınan bölgeleri yöneten Kürtlerin kontrolündeki Kuzey ve Doğu Suriye Özerk İdaresi, su ve elektrik santrallerine yapılan saldırıların Heseke vilayetinden yapılan ‘elektrik ve su arzının tamamen kesilmesine’ yol açtığını doğruladı” denildi.

COOGLE: CİDDİ BİR SU KRİZİ VAR

İnsan Hakları İzleme Örgütü Orta Doğu Direktör Yardımcısı Adam Coogle, "Elektrik ve su istasyonları da dahil olmak üzere Suriye'nin kuzeydoğusundaki yaşamsal öneme sahip altyapıyı hedef alan Türkiye, askeri eylemlerinin bölgede zaten vahim olan insani krizi daha da kötüleştirmemesini sağlama sorumluluğunu hiçe saymıştır" dedi.

Coogle, “Son dört yıldır zaten ciddi bir su kriziyle karşı karşıya olan Heseke kenti ve çevresindeki insanlar, şimdi bir de artan bombardıman ve yıkımın yükünü taşımak zorunda kalıyor, bu da temel su kaynaklarına ulaşma çabalarını daha da zorlaştırıyor” diye ekledi.

HRW, “Türkiye, başta su istasyonları ve elektrik santralleri olmak üzere, bölge sakinlerinin hakları ve sağlığı için yaşamsal öneme sahip altyapıyı hedef almaktan acilen vazgeçmeli” çağrısında bulundu.

ELEKTRİK TESİSLERİNE SALDIRILAR

Açıklamada Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin saldırılara ilişkin verdiği bilanço da aktarıldı. Buna göre, 5-10 Ekim tarihleri arasında gerçekleşen saldırıların altyapıya verdiği zarar tahminen 4,3 milyon kişiyi etkilerken, en az 18 su pompalama istasyonu ile 11 elektrik santrali kullanılamaz hale geldi.

HRW, “Hedef alınan elektrik enerjisi tesisleri arasında bir milyondan fazla insan için hayati önem taşıyan Sweidiya Elektrik Santrali ve 40.000 aileyi destekleyen Kuzey Kamışlı Elektrik Aktarma İstasyonu yer alıyor. Saldırılar sonucunda yaşamsal öneme sahip bu tesisler çalışamaz hale gelirken, 18 Ekim itibariyle hem elektrik hem de su tedarik hizmetleri tamamen kesintiye uğramış durumdaydı” ifadelerini kullandı.

Diğer bir çok elektrik ve su istasyonlarına yapılan saldırıların sonuçlarına da yer veren HRW, bu durumun hijyen koşullarının kötüleşmesine eylül 2022’deki ölümcül kolera salgını gibi suyla bulaşan salgın hastalıklarına yol açabileceği uyarısında bulundu.

İLK KEZ ALT YAPI HEDEFLENMİYOR

HRW, “Ekim 2023 saldırıları Türkiye'nin sivil altyapıyı kasıtlı olarak hedef aldığı ilk saldırı değil. Kasım 2022'de düzenlenen hava saldırıları da yoğun nüfuslu bölgelere ve yaşamsal öneme sahip altyapıda hasara yol açmıştı” diye hatırlattı.

SU KESİNTİLERİ

Aluk Su İstasyonu’ndaki kesintilere de dikkat çeken HRW, “Aluk su istasyonu, 2019 yılında Türkiye'nin Suriye'nin kuzeydoğusuna yaptığı askeri harekâttan beri Türkiye'nin kontrolü altında bulunuyor. O tarihten bu yana Kürtlerin kontrolündeki bölgede yaşayan halk, gerek Türkiye'nin istasyondan gelen suyu kesmesi gerekse Kürtlerin oluşturduğu Özerk Yönetim'in istasyonun çalışması için gerekli elektriği vermemesi nedeniyle su tedarikinde uzun süreli kesintiler yaşıyor. Güvenli olmayan alternatif su kaynaklarının kullanılması ise, kolera başta olmak üzere sağlık risklerinin artmasına yol açıyor” dedi.

Türk devletinin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik su akışını da ciddi bir şekilde kısıtladığına vurgu yapan HRW, “Su uzmanları ve yerel yetkililer, hem Türkiye'nin, hem de özerk yönetimin kontrolündeki bölgelerde Alouk istasyonuna giden elektrik hatlarına ve Alouk istasyonundan El Himmeh istasyonuna giden su boru hattına tarımsal projeler için yapılan kaçak bağlantıların da henüz ele alınmamış, ancak yaygın sorunlar arasında yer aldığını belirtiyorlar.” diye noktaladı.