GÖRÜNTÜLÜ

Ubeyd: Rojava Devrimi ruhu sürüyor, bu halk geri adım atmaz

Rojava Devrimi'nin her anına tanıklık eden Cizîre Bölgesi Şehit Aile Kurumu Yöneticisi Huseyîn Ubeyd, devam eden işgal saldırılarına işaret ederek, "Türk devleti bu halka geri adım attıramaz" dedi.

Rojava Devrimi'nin ilk süreçlerinden bugüne devrimin her anına tanıklık eden Cizîr Bölgesi Şehit Aile Kurumu Yöneticisi Huseyîn Ubeyd, devrimin genç savaşçılarının kanlarıyla bugüne geldiğini belirtti.

19 Temmuz Devrimi öncesinden söz ederek konuşmasına başlayan Ubeyd, “47 yıl boyunca Baas rejiminin Rojava halkına çok ağır etkileri oldu. Ancak Rojava halklarının, özellikle Kürt halkının özgürlüğe ve Kürt Özgürlük Hareketine inancı ve bağlılığı söz konusuydu. Rojava halkı direniş geleneğine sahipti. Şehitlerin yarattığı güçlü bir zemin vardı. Rojava halkı şehitlerin direniş mirası sayesinde kendini var etmeyi, mücadelesini güçlendirmeyi ve canlı tutmayı başardı. Bu nedenle Ortadoğu’da ayaklanmanın başlamasıyla birlikte Kürt halkı hem devrime öncülük etme misyonunu üstlendi, hem de daha güçlü bir şekilde örgütlendi. 19 Temmuz Devrimi bu inanç ve kararlılıkla gerçekleşti.

2012 yılında 19 Temmuz Devrimi Kobanê’de, sonra Dêrik ve diğer alanlarda gelişmeye başladı. Bu süreçte Şam hükümetinin saldırıları oldu, özellikle Türk devletinin örgütlediği çetelerin saldırıları başladı. Bu saldırılara karşı halkımız sonuna kadar direndi. 19 Temmuz Devrimi’nin ilk kıvılcımı, Çekdar, Silav, Bêrîvan, Xebat Dêrik ve Bawer Rojhilat gibi şehit arkadaşların kanlarıyla yakıldı. Özgürlüğe sevdalı, özgürlük felsefesine ve fikrine inanan kadınlar bu devrimin gelişmesinde önemli rol aldılar. Bu temelde halkımız da devrim sürecine katıldı. Sonuna kadar direnişleri ve mücadeleleri devam etti” diye konuştu.

GENÇLER ROJAVA HALKININ ÇIĞLIKLARINA CEVAP OLDU

Rojava Devrimi’nin gerçekleşmesi sürecinde binlerce gencin şehit düştüğünü, halkın ağır bedeller ödediğini hatırlatan Ubeyd, şöyle devam etti: “Düşmana karşı savaşan gençler, belki savaş yöntemlerini ve taktiklerini çok bilmiyorlardı ama büyük bir kararlılık ve inançla sonuna kadar düşmana karşı savaştılar. Onlardan biri olan şehit Bawer Rojhilat’ı anlatmak, savaşçı duruşunu, inancını, iradesini anlatmak gerçekten mümkün değil. Bir eli ve ayağı felç olan bir arkadaştı. Rojava’ya devrimden önce tedavi için gelmişti. Devrimin başlamasıyla Rojava halkının çığlıklarına cevap oldu. 19 Temmuz Devrimi'nin Kobanê’de başlamasından birkaç gün sonra, devrimin ikinci hamlesi Dêrik’te gerçekleşti. O süreci yaşayanlarından biriyim. Dêrik’te binlerce kişi, “Özgürlük için hazırız. Üzerimize düşen ne ise yapmaya hazırız” sloganlarıyla sokağa döküldüler. Yani yediden yetmişe Dêrik halkının tümü ayaktaydı.

Heval Bawer gazi bir arkadaştı. Tek bacak üzerinde yürüyordu ve bir kolu çalışmıyordu. Arkadaşlar ona, “Sen gazisin, savaşamazsın” dediğinde verdiği şu cevap hala aklımda. ‘Hayır heval, ben yürüyebilirim. Ben Rojavalı arkadaşlara borçluyum. Onlara borcumu ödemem gerekir. Kurdistan dağlarında yanımda onlarca Rojavalı arkadaş şehit düştü. Hiçbir zaman o arkadaşların yoldaşlıklarını unutamam. Onlara borcumu ödemem gerekir. Bunun için de Rojava Devrimi'nin önemli bir parçası olmalıyım ve o arkadaşların ailelerini korumalıyım.’

Heval Bawer ile aynı gruptaydık, gaziydi ve onu korumak için sürekli yanında kalıyordum. O zaman rejim ile aramızda bir çatışma yaşanmıştı.

Tek elle silah kullanıyordu. Hatta ben ona, sen tek elle nasıl savaşacaksın dediğimde, “Ben bu elle savaşacağım ve halkımı da koruyacağım” demişti. Heval Bawer, sokağı kontrol etmek için çıktığında suikasta uğradı. Yaralandıktan sonra hastaneye götürüldü ve sanırım yarım saat gibi bir süre sonra şehit düştü. Heval Bawer’in şehadeti Dêrik halkı üzerinde çok derin etki yarattı. On binlerce insan cenaze merasimine katıldı. Heval Bawer’e yüzlerce genç söz verdi ve YXK’ye katıldı. Heval Bawer’in şehadetinden sonra askeri meclisler kuruldu.

Heval Bawer’i şehit düşmeden kısa bir süre önce tanımıştım ama onun duruşunu, gülüşünü, konuşmalarını ve özellikle “Rojava halkını koruyacağım çünkü dağlarda yanımda şehit düşen onlarca Rojavalı arkadaşlara borçluyum” sözlerini hiçbir zaman unutmadım. Onun devrimci ve mütevazı duruşu, insanın içine işliyordu. 2012 yılından bugüne heval Bawer gibi şehitlerin çizgisinde direnerek geldik.”

ROJAVA DEVRİMİ DÜNYADA BÜYÜK ETKİ YARATTI

2013 yılında Rojava’ya yönelik ilk saldırının yine Dêrik’e yönelik olduğunu sözlerine ekleyen Huseyîn Ubeyd, devrim sürecine ilişkin ise şunları belirtti: “O zaman DAİŞ yoktu. Cebhet El Nusra ve Ehrar El Şam gibi çete grupları vardı. Koçerat bölgesine bağlı Siwêdiyê köyüne saldırı olmuştu. Öyle ki hayatında eline hiç silah almamış genç kadınlar ve erkekler savaşmaya hazır olduklarını ifade ettiler. Dümdüz bir arazide heval Bawer’in ruhuyla savaştılar. 16 Temmuz 2013 tarihinde Koçerat köyüne Cebhet El Nusra çeteleri saldırdı. Dêrik merkeze ulaşmaya çalışıyorlardı. O bölgenin gençleri sayesinde büyük bir direniş yaşandı. Çatışmalar üç gün sürdü. Bir grup arkadaş orada şehit düştü. Rêbaz, Baran, Egîd, Xebat ve Cebar arkadaşlar fedaice savaştılar ve şehit düştüler. Bu arkadaşların şehadeti halkta daha büyük bir etki yarattı. Öyle ki 60-70 yaşındaki insanlar bile eline silah alıp savaştı.

Heval Baran, Rêber, Xebat ve Egîd gibi şehitlerin direnişi El Nusra çetelerinin Dêrik’e girmesine engel oldu. Hepsi yurtsever ailelerin, şehit ailelerinin çocuklarıydı. Heval Egîd’in ailesinin üç, Heval Rêber’in ailesinin iki, heval Baran’ın ailesinin iki şehidi vardı. Heval Rêbaz da şehit kardeşiydi. Anneleri cenaze merasimlerinde zılgıtlarla karşıladılar çocuklarını. O aileler hala aynı çizgide direnmeye devam ediyor. Koçerat bölgesi Özgürlük Hareketinde şehit düşen Dîlan, Îsmaîl, Doktor Kemal gibi büyük devrimcilerin çıktığı bir bölgedir. Heval Bawer'in şehadetinden sonra YXK, büyük gruplar oluşturdu. Bu arkadaşların şehadetinden sonra da YPG ve YPJ kuruldu. Yüzlerce Dêrikli genç savaşa katıldı ve şehit düştü. Ancak o savaşın etkisi sadece Dêrik ile sınırlı kalmadı. Çilaxa, Tirbespiyê, Amûdê, Kobanê ve Heleb’e kadar uzadı. Kobanê’de, aynı süreçte Dêrik’te ve Efrîn'de büyük direnişler oldu. Rojava Devrimi’nde ilk şehit düşen kadın arkadaşlar heval Silava ile Bêrîvan’dı; 28 Mayıs 2013 yılında şehit düştüler. Artık YPG-YPJ güçleri kuruldu. Halkımızın özgürlüğe olan inancı, şehitlere, Önder Apo’nun fikir ve felsefesine olan bağlılığı ile gelişen direniş, mücadele o günden bugüne büyük kazanımlarla geldi. Çok sayıda kurum oluşturuldu. Halkımız artık kendi kendisini yönetiyor.

Devrim, sadece Kuzey ve Doğu Suriye üzerinde değil, Rojava Devrimi'nin tüm dünya üzerinde büyük bir etki yarattı. Yüzlerce enternasyonalist genç devrime katıldı. Bugüne kadar Avustralya, Kanada, Almanya, Amerika, Britanya gibi birçok ülkeden onlarca enternasyonalist savaşçı şehit düştü. Demokrasi ve özgürlüğe olan inançla bu kazanımlar elde edildi. Şehit Çekdar, aslen Amerikalı ve çocukları vardı. Ona neden Rojava Devrimi'ne katıldığını sorduğumda; “Biz de özgürlüğe aşığız. Evet, Amerika'da yaşıyorduk ama özgür değildik. Bundan dolayı Rojava Devrimi'ne geldik” demişti. Halkımız 14 yıldır direniyor. Onların özgürlüğe ve demokrasiye olan inançları, direnişi her geçen gün güçlendirdi.”

DİRENİŞ DEVAM EDİYOR

Bugün gelinen aşamada düşmanın her taraftan bölgeyi çembere aldığını vurgulayan Cizîr Bölgesi Şehit Aile Kurumu Yöneticisi Huseyîn Ubeyd, şunları ekledi: “Düşman her alanda ve birçok yöntemle özel savaş politikalarını yürütüyor. Ancak zafer yine halkımızın olacaktır. Herkes bunu geçen birkaç yıl içinde gördü. Türk devleti yıllardır halka saldırıyor ama halk sonuna kadar direniyor. Rojava Devrimi'nin ilk şehitleri olan heval Silava, heval Bêrîivan, heval Xebat ve heval Bawer’in savaşçıları bugün yüz binlere ulaştı. Bundan dolayı düşman halkımızın direnişi karşısında çözümsüz kalıyor.

Kobanê’de katliamlar yaptılar, yüzlerce sivil insanımızı katlettiler. Tüm bunlar Türk devletinin halkımızın direnişi karşısındaki çaresizliğini gösteriyor. Çünkü o direniş üzerinden devam eden bir devrim var. Halkımız Önder Apo’nun özgürlük ve demokrasi için ortaya koyduğu yol haritasını esas alıyor. Bu nedenle Türk devleti 2023 yılında yine Dêrik’te İç Güvenlik Güçleri’ne saldırdı ve katliam gerçekleştirdi. Yine Teqil Beqil köyünde kendi alanlarını koruyan öz savunma güçlerine saldırdı ve 12 kişiyi katletti. Ama hiçbir zaman mücadeleye ve halka geri adım attıramadı. Halkımız zafere doğru ilerliyor.”