İranlı ve Kurdistanlı kadınların özgürlük mücadelesi ile İran’da güncel durum

İran'da 45 yıldır kesintisiz mücadele eden Kürt kadınlarının sloganıyla buluştuğu Jin Jiyan Azadî Devrimi’ne yönelik baskılar devam ederken Jîna Emînî’nin katledilmesinin 1'inci yılında eylem çağrıları yapıldı.

Jîna Emînî’nin katledilmesi kadınların özgürlüğü anlamında ülkede bir işaret fişeğini ateşledi. Peki, kadınların İran yönetimine karşı başlattığı bu isyanın sebebi neydi?

1979 İslam Devrimi ile şeriat yasaları gereği kadınların birçok hakkı elinden aldı. Oysaki İran’da kadın hareketi 1890’larda yaşanan Tebriz kadın ayaklanmasına kadar dayanıyor. Yine 20’inci yüzyılın başında, 1906-11 Anayasa Devrimi sırasında “Kadın Encümenleri” adında yarı gizli kadın konseylerinden oluşan bir hareket, gündelik yaşamda kadınların haklarına dair önemli kazanımlar elde etti.

İran’da kadınların Şah Rıza döneminde (1932-1941) üniversitelerde eğitim hakkı, çalışma hakkı, evlilik yaşının en az 15 olması, boşanma hakkı gibi kazanımları vardı. 1943 yılında kurulan bir diğer kadın hareketi olan Kadın Cemiyeti de, 1952’de kadınlara siyasi haklar verilmesi mücadelesini başlattı. 10 yıla yayılan bu mücadelede, 1963’te çalışan kadınların bir günlük genel greve gitmesiyle İranlı kadınlar, 1963’te oy kullanma hakkına sahip oldu.

AHMEDİNEJAD’IN DEVRİYELERİ

İranlı kadınların hakları 1979 İran İslam Devrimi ile büyük oranda darbe aldı. Muhammed Hatemi döneminde örtünme konusunda esneklikler olduğu ifade edilse de tam anlamıyla ileri bir uygulamaya geçilmedi. 2005 yılında Cumhurbaşkanı seçilen Mahmud Ahmedinejad döneminde ise Jîna Emînî’nin öldürülmesinde rol oynayan Ahlak Polisi, bir diğer adıyla İrşad Devriyeleri kuruldu. Kadın ve erkek personelden oluşan bu devriyeler, 2006’dan itibaren hayata geçirildi. Sokaklarda yeşil araçlarla dolaşmaya başlayan devriyelere kadınların makyaj, örtü ve kıyafetlerinin uygunsuz bulunması durumunda izlenmesi ve tutuklanması yetkisi verildi.

JIN JIYAN AZADÎ SLOGANI

İran’da yaşanan bu protesto eylemlerinin en önemli simgelerinden bir tanesi de Jin Jiyan Azadî sloganı oldu. Kürt Özgürlük Hareketi’nin kadın özgürlük perspektifi çerçevesinde kullanılan bu slogan, İranlı kadınların ağzından Zan, Zendegi, Azadi ve yine Jin Jiyan Azadî olarak dünyaya yayıldı.

Temelleri 45 yıl önce atılan Kürt Özgürlük Hareketinin en başından bu yana ele atılan Kadın Özgürlük Hareketi ve çerçevesi daha önce Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından sık sık dile getirildi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın bu anlamda 28 Mart 1998’deki değerlendirmesi de bu anlayışın temelini oluşturan bakış açısı sunuyor: “Kadın ve yaşam, maalesef yüzyılların istila ve işgalleriyle birlikte toplumsal düşüş, kadını yaşamın unutulduğu noktaya, yaşamı da cehenneme çevirmiştir. Tarihin başlangıcındaki en görkemli kadın kişiliği; toplumu, üretimi, evcilleştirmeyi bir sanat haline getiren ve kendini ilk tanrıçalar olarak ortaya koyan bu kültür, günümüzde tam bir baş belası haline dönüştürülmüştür. Bunu her şeyden önce bilmek gerekiyor. Eğer yaşam olacaksa kadınla olur ve kadının da özgürlüksel çıkışıyla ancak bu gerçekleştirilebilir. Bunu sıradan bir cümle olarak kullanmıyorum. Aksi halde yaşam olmaz, aksi halde insan olunamaz.”

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın 27 Ağustos 1998’de yaptığı bir başka değerlendirme de bu bakış açısına temel olarak gösterilebilecek nitelikte: “Zaten ‘jin û jiyan’ birbiriyle aynı anlama geliyor. Kurdistan'da yaşam, yani ‘jin û jiyan’ olgusu kavram olarak benzerdir. ‘Jin'in kendisi yaşam anlamına geliyor. Fakat şimdi sizin elinizde maalesef ölü gibi kalmış. Biz şimdi kadının yaşam bulmasını istiyoruz” diyor.

İRAN’DA DEVAM EDEN YAPTIRIMLAR

Jîna Emînî’nin katledilmesi ile başlayan protesto eylemleri ve sonrasında yaşananlar bir yılı geride bıraktı. Ülkede 500’ün üzerinde ölüm gerçekleşirken şimdiye kadar İran’daki protesto eylemlerine katıldığı ve şiddet olaylarına karıştığı gerekçesiyle 7 kişi idam edildi.

Kadınların sokaklarda başı açık gezmesine ise şu ana kadar yüzlerce ceza kesildi. Uluslararası Af Örgütü verilerine göre, “Resmi açıklamalara göre, 15 Nisan 2023’ten bu yana bir milyondan fazla kadın, başörtüsü olmadan kameraya yakalanması halinde aracına el konulacağı uyarısında bulunan kısa mesajlar aldı. Ayrıca, sayısız kadın üniversiteden uzaklaştırıldı veya atıldı, finallere girmeleri yasaklandı ve bankacılık hizmetlerine ve toplu taşımaya erişimleri engellendi. Yüzlerce işletme, zorunlu örtünmeyi uygulamadığı için kapatıldı.

14 Haziran 2023’te, İran polisi sözcüsü, 15 Nisan 2023’ten beri polisin, arabalarında başörtüsüz “yakalanan” kadınlara yaklaşık bir milyon kısa mesaj gönderdiğini, araçların belirli bir süre çalıştırılmaması talimatı veren 133 bin 174 kısa mesaj attığını, 2 bin araca el koyduğunu ve ülke genelinde 4 binden fazla “mükerrer suçluyu” yargıya teslim ettiğini açıkladı. İlaveten, zorunlu başörtüsü yasalarının uygulamasına ilişkin 108 bin 211 ihbarın işletmeler bünyesinde işlenen “suçlarla” ilgili olduğunu ve 300 “suçlunun” tespit edilerek yargıya sevk edildiğini ifade etti.”

YENİ YASA ÇIKARILMAYA ÇALIŞILIYOR

İran devleti geçtiğimiz bir yıl boyunca devam eden protesto eylemlerini birçok baskı aygıtı ile bastırmaya devam ediyor. Son olarak 21 Mayıs 2023’te meclise sunulan “İffet ve Başörtüsü Kültürünü Destekleme Yasa Tasarısı” adlı İslami kıyafet yönetmeliğine uymayanlara ağır cezalar öngören yasal düzenleme meclis komisyonundan geçirildi. Tasarıda, birden fazla ihlal durumunda, bunlar arasında 5 bin Euroyu aşan para cezaları, ülkeyi terk etme yasağı veya 15 yıla kadar hapis cezası yer alıyor. Taslakta, ayrıca 15 yıla kadar mesleki men cezası da öngörülüyor. Yargı, malın onda birine el koyabilecek. Yabancılar, dikkate alınmadıkları takdirde ülkeden ihraç edilebilirler. Kadınlar iş yerinde başörtüsü takmadıkları taktirde resmi hizmetlerden dışlanma riskiyle karşı karşıya kalıyorlar. İnternette başörtüsü olmadan fotoğraf yayınlamak da ceza gerektiren bir suç. Yargı, ihlal durumunda alışveriş merkezlerini, restoranları veya müzeleri kapatmakla tehdit ediyor. Örtünen kadınlara hakaret de altı ay hapis ve 74 kırbaçla cezalandırılabilecek.

İran'daki İnsan Hakları Aktivistleri (HRA) örgütü, yasa tasarısının şu an İran'ın Koruyucular Konseyi tarafından gözden geçirildiğini ve tasarının onaylandıktan sonra parlamentoda da yasalaşarak Ekim ayı gibi yürürlüğe girebileceğini söylüyor.

16 EYLÜL’DE EYLEM HAZIRLIĞI

Jîna Emînî’nin memleketi Saqiz’da Jîna’nın birinci ölüm yıl dönümünde bir grev ve eylem çağrısı yapıldı. Dünyanın birçok ülkesinde de bugünden itibaren Kürt ve İran kadın hareketleri öncülüğünde dayanışma eylemleri gerçekleştirilecek. Özgür Yaşam Partisi (PJAK) ile Doğu Kurdistan Demokratik ve Özgür Derneği (KODAR) açıklama yaparak, halkı eylemlere katılmaya çağırdı. 

İran devleti ise yapılacak anmaya yönelik önceden gözaltılara başladı. Birçok haber kanalı ve ajansının İran’daki aktivistlere dayandırdığı bilgilere göre, yaklaşan yıl dönümü öncesi İran’ın baskıları artırdığı haberleri de dünya kamuoyuna yansımaya başladı.