KJK: Afganistanlı kadın ve halklarla dayanışalım

KJK, "Afganistan’da iktidar kadın düşmanı Taliban’a teslim edildi" diyerek, "Afganistanlı kadın ve halklarla dayanışalım" çağrısında bulundu.

KJK Demokratik İlişki ve İttifaklar Komitesi  tarafından yapılan yazılı açıklamada, "On yıllardır vekalet savaşlarına sahne olan Afganistan’da, küresel hegemon güçlerin kirli politikaları sonucu iktidar kadın düşmanı Taliban’a teslim edildi. Başta Afganistan’da olmak üzere bütün dünyada kadınlar ve halklar arasında büyük öfke yaratan bu durum şu gerçeği bir kez daha gözler önüne serdi: Öz güç, öz örgütlülük ve öz savunmadan başka sırtımızı dayayacağımız güç yoktur" denildi.

'MİLYONLARCA KADININ HAYATI TEHLİKEDE'

"Dün Afganistan’da olup bitenler Batı devletlerinin iki yüzlü gerçeğini çok çıplak bir biçimde ortaya serdi" vurgusunda bulunulan açıklamada, "NATO güçleri açısından demokrasi, özgürlük ve kadın hakları gibi değerlerin kendi kirli politikalarına kılıf bulmak için birer araçtan ibaret olduğunu çok net gösterdi. 20 yıl önce işgallerine kadın hakları ile meşruluk arayanlar, milyonlarca kadının hayatını Taliban’ın insafına bırakabiliyor" diye kaydedildi.
Açıklamada şu ifadelere de yer verildi:
"Bugün Afganistan’ı Taliban’a teslim edenlerle dün Efrîn, Serêkaniyê, Girê Spî’yi TC’ye işgal ettirenler aynı güçlerdir. Dün TC’nin Rojava ve Kuzey Doğu Suriye şehirlerini işgaline yeşil ışık yakanlar, bugün aynı senaryoyu Afganistan’da tekrar ediyor. Ve kirli pazarlıklar sonucu iktidar yapılanlar arasında başta kadınlar olmak üzere halklar açısından hiçbir fark yok. Ki faşist TC rejiminin başındaki Erdoğan bizzat kendisi “Taliban’ın inancıyla ters bir yanımız yok” diyerek aynı zihniyeti paylaştıklarını itiraf etti. Zaten ABD’nin Kabil’deki havaalanının kontrolünü faşist TC’ye verme planı da bu çerçevede okunmalı. Havaalanının kontrolünün Erdoğan’a teslim edilmesi, çete örgütlemesi üzerinden politika yürüten TC’yi güçlendirecek bir adım olarak görülmeli. Bu ise başta kadınlar olmak üzere halklar üzerinde büyük bir tehlike oluşturuyor.
Nasıl ki bütün dünya kadınlarına ilham veren YPJ’nin kurulduğu Efrîn’de bugün kadınlar küresel hegemon güçlerin politikaları sonucu köleleştirilip katlediliyorsa Afganistan’da da bütün kadınlar aynı tehlike ile karşı karşıya. Son aylarda artan kadın kırımı ve özellikle de öncü kadınlara yönelik suikastlar bunun habercisi.

 'ÖZ GÜÇ OLMADAN ÖZGÜRLÜK MÜMKÜN DEĞİL'

Kürt halkı ve kadınları olarak çok iyi biliyoruz ki küresel hegemon güçlerin emperyalist ve sömürgeci politikalarına karşı varlığını ve iradeni savunmanın tek yolu örgütlülükten geçiyor. Öz güç, öz örgütlülük ve öz savunma olmadan özgür bir yaşamın inşa edilmesi ve korunması mümkün değil. Halk ve hareket olarak bu gerçeği çok ağır bir biçimde deneyimledik ve hala da deneyimliyoruz. Önderimiz Abdullah Öcalan’a yönelik 15 Şubat 1999’daki devletlerarası komplo bunun en somut örneğidir. DAİŞ’in başta Şengal ve Kobanê olmak üzere Rojava ve Başûrê Kurdistan işgallerinden tutalım TC’nin buradaki işgallerine kadar karşı karşıya olduğumuz soykırım politikaları küresel kapitalizmin çıkar dengelerine dayanıyor.

 Aynı şekilde bugün Afganistan’da kontrolün kadın ve halklar düşmanı Taliban’a teslim edilmesi de başta ABD olmak üzere Batı devletlerinin Ortadoğu ve Orta Asya’da izlediği jeostratejik çıkarlar çerçevesindedir. Bir kez daha görüyoruz ki söz konusu güçler açısından bu topraklarda yaşayan halkların istekleri, iradeleri, hayalleri, umutları ve emeklerinin zerre önemi yok. Çünkü nesneleştirdikleri sırf sömürgeci gözüyle baktıkları topraklar değil, o topraklarda yaşayan insanlardır da. 200 yıldan beri kesintisiz bir şekilde sürdürülen bu politikanın sahiplerinin kendi çıkarları için yapmayacakları şey yoktur. O nedenle Batı devletlerinde kırmızı çizgiler aramak, onlarda insani ve dürüst yaklaşımlar beklemek saflık, hatta gaflet olur. Dün çıkarı gereği Taliban’la savaşanlar ve bu savaşa 20 yılda 200 bin insanın hayatını harcayanlar bugün menfaatleri gereği pekala hiçbir şey olmamış gibi aynı güçle kirli anlaşmalar yapabiliyor.

'DEMOKRATİK KADIN İTTİFAKINI BÜYÜTELİM'

Taliban rejimi zamanında da işgal yıllarında da gerçek demokrasi, özgürlük ve onurlu bir yaşam için en çok direnenler kadınlar oldu. Afganistanlı kadınlar en zor zamanlarda, en ağır koşullarda örgütlenmenin yolunu buldular. Kadınlar olarak vereceğimiz güç ve destek, göstereceğimiz dayanışma ve savunma ile bugün de başta Taliban olmak üzere her türlü kadın düşmanı zihniyete karşı direnişi öreceklerine olan inancımız tamdır. Özgür yaşam ve demokratik sistem Kürdistan’dan Afganistan’a kadar örgütlü kadın öncülüğü ile inşa edilecektir. Kürdistanlı kadınlar olarak dün olduğu gibi bugün de Afgan kadınları ve halkı ile birlikteyiz. Başta Ortadoğu olmak üzere bütün dünya kadınlarını Afgan kız kardeşlerimizle dayanışmaya, onların sesine ses katmaya, onların yaşamlarını, kazanımlarını ve hayallerini savunmaya çağıyoruz. Eril-kadın düşmanı güçlerin müttefikliğine karşı demokratik kadın ittifaklarımızı yükseltelim!"