Torino Üniversitesi'nde 'Özgürlüğün Sosyolojisi' tanıtıldı

Torino Üniversitesi'nde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın 'Özgürlüğün Sosyolojisi' kitabı tanıtıldı. Seminerde konuşan profesörler, Abdullah Öcalan'ın ilham verdiğini belirtti.

İtalya'nın Torino Üniversitesi Kültürler, Siyaset ve Toplum Bölümü'nde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın yakın zamanda İtalyancaya çevrilen "Özgürlüğün Sosyolojisi" (2023) adlı kitabının tanıtıldığı bir seminer düzenlendi. Konuşmacılar arasında Çevre Sosyolojisi profesörü Dario Padovan, Siyasi Düşünce Tarihi Profesörü Gianfranco Ragona ve Savaş Zamanlarında Hukuk ve Etik Profesörü Davide Grasso yer aldı. Sunuma 30 civarında öğrenci, doktora öğrencisi ve akademisyen katıldı.

'ABDULLAH ÖCALAN İLHAM VERİYOR'

Davide Grasso, son yirmi yıldır Türk rejimi tarafından İmralı adasında tam bir tecrit altında tutulan Abdullah Öcalan'ın zorlu cezaevi koşullarını hatırlattı, "Bu koşullar yazma sürecini engellerle dolu hale getirmiştir. Bununla birlikte, Öcalan Ortadoğu nüfusunun büyük bir kısmı için sembolik bir figürdür" dedi. Grasso konuşmasında 'Özgürlüğün Sosyolojisi' kitabında önerdiği sosyoloji, toplum ve devlet anlayışını özetleyerek pozitivist ve Avrupa-merkezci sosyal bilimlerin eleştirisinin altını çizdi.

'BU KİTAP BİR MEYDAN OKUMADIR'

Prof. Ragona, "Bu kitap dünyaya dair sahip olduğumuz bazı kavramlara bir meydan okumadır ve bugün devrimciler arasında tartışılması çok önemlidir" dedi.

Ragona, Abdullah Öcalan'ın düşüncesinin tarihteki sayısız devrimci deneyimin incelenmesi ve eleştirisi ile geliştiğini hatırlattı; özellikle anarşist düşünce ile Abdullah Öcalan'ın analizini karşılaştırarak bilim, hukuk ve devrim anlayışındaki ortak noktalara değindi. Ayrıca günümüz devrimcilerine, yirminci yüzyıl devrimci düşüncesinin devlet anlayışını eleştirmenin önemini vurguladı, "Bugün özgür yaşamın gerçekleştirilebileceği alternatif bir sistem inşa etmek esastır" dedi.

Padovan, sosyolojinin pozitivist modele dayandığı için toplum mühendisliğine dönüştüğünü, ancak bu modelin kapitalist modernitenin sorunlarını analiz etmekte ve çözmekte yetersiz kaldığını belirtti. Padovan'a göre bunun yerine bütüncül bir yaklaşım gerekli. Konuşma, Abdullah Öcalan'ın düşüncesi ile Braudel, Lukacs, Rosa Luxemburg ve Murray Bookchin'in düşünceleri arasındaki ortak unsurların analizi ile devam etti.

Toplantı zengin bir tartışma ve Abdullah Öcalan'ın düşüncesinin üniversitelerde daha fazla çalışılması ve beşeri bilimler, siyasi ve sosyal bilimlerde bir düşünce sütunu haline gelmesi temennileriyle sona erdi.

Açıklama sloganlarla sona erdi.