Son Dakika: Heyet yarın İmralı'ya gidecek, 28 Şubat'ta açıklama yapacak

Tarihi çağrı ve görevlerimiz

Önder Apo’nun tarihi çağrısı, yalnızca Özgürlük Hareketi için değil, tüm Ortadoğu halkları için de bir dönüm noktasıdır. Her seçeneğe karşı hazırlıklı olmak gerekir.

HAKKI TEKİN

Önder Apo’nun yapacağı tarihi açıklama büyük bir merakla beklenmektedir. Basına yansıyan bilgilere göre; ciddi bir engel çıkmadığı takdirde yakın zamanda gerçekleşecektir. Bu açıklama, başta Kürt halkı olmak üzere dostları ve bölgedeki devletler tarafından dikkatle takip edilmektedir, çünkü Kürt jeostratejisi, Ortadoğu denkleminde önemli bir aktör haline gelmiştir. Bu sebeple açıklamanın, bölgeyi kendi hegomonik çıkarlarına göre şekillendiren güçlere karşı halkların yararına bir müdahale niteliğinde olması beklenmektedir.

Bu çağrı, kuşkusuz Ortadoğu’da stratejik bir hamle anlamına gelecektir. Önder Apo’nun savunmalarını okuyanlar ve yeni paradigmayı anlamaya çalışanlar, bu çağrının kapsamını ve derinliğini kavrayarak süreci büyük bir coşkuyla karşılayacaktır. Paradigmayı okumayanlar ya da yüzeysel bir anlayışla yaklaşanlar için biraz zorlu olacaktır, çünkü bu çağrı tarihsel, felsefi, sosyolojik ve siyasal anlamda köklü bir dönüşümün temel taşlarını, araçlarını döşemeye yöneliktir.

KARARLI VE CESUR OLMAK GEREKİR

Dünya ve Ortadoğu ölçeğinde derinleşen krizler, aynı zamanda büyük fırsatlar da barındırmaktadır. Krizlerin içerisinde bulunan fırsatlar, fırsatların kendisinde yoktur. Önder Apo’nun çağrısı, bu kriz ortamını fırsata çevirerek halkların lehine çevirmeyi hedeflemektedir. Bunun için temel şart korkmamak ve her şey aleyhte olsa bile doğrusunu yapmakta kararlı ve cesur olmak gerekmektedir, çünkü Önder Apo’nun ısrarcı yaklaşımı bu temeldedir.

KARŞILIKLI ADIMLARA BAĞLI

Gelişmesi düşünülen sürecin, diğer süreçlere benzemeyeceği basına yansımıştır. Geçmişteki süreçlerin, çok ciddi bir tecrübe ve birikime yol açtığı bilinmektedir. Sonda söylenmesi gerekeni ilk başa almak gerekir. Türk özel savaşının siyasi ve psikolojik hesapların aksine, İmralı heyeti açıklamalarından çıkarılan sonuç, sürecin ilerleyişi, karşılıklı atılacak adımlara bağlı olacaktır. Bu nedenle taraflar gereken adımları atmazsa süreç hızla sona erebilir ve çökebilir. Geçmişteki deneyimlerin, yeni dönemi aydınlatan tecrübeler olduğu görülmektedir. Bu noktada, ilkin süreci böyle okumak ve her ihtimali göz önünde bulundurarak hazırlıklı olmak ve gerekli tedbirleri geliştirmek büyük önem taşımaktadır.

SÜRECE DAHA BİLİNÇLİ YAKLAŞMAK

Bu süreç, 2013’teki müzakere sürecinden farklı olacaktır. O dönemde Özgürlük Hareketi için kazanımları olsa da yeterince hazırlıklı değildi ve kapsamlı bir değişim-dönüşüm hamlesine evirilemedi. Askeri, siyasi ve diplomatik anlamda gereken hazırlık düzeyi tam sağlanamamış, sürecin mücadele boyutu derinleştirilememiş, farklı seçeneklere göre tedbirler geliştirilmemişti. Bu defa geçmişten çıkarılacak derslerle sürece daha bilinçli yaklaşmak zorunlu olmaktadır.

ÖNDER APO KARARLI VE NETTİR

Bu yeni dönemde sürecin iç ve dış koşulları, 2013 sürecine göre daha uygundur. Ortadoğu’da sistemler ve devletler çözülmekte, devrimsel mücadele için yeni imkanlar ortaya çıkmaktadır. Bu süreçte devletler ve siyasi hareketler, ya çökmüş ya da zayıflama dönemleri yaşarken, Özgürlük Hareketi çeşitli sıkıntıları olsa da her alanda gelişmiş; askeri, siyasi ve diplomatik anlamda gücünü korumuştur. Önder Apo, bu yeni dönemin farkındadır ve mevcut örgütlü gücün etkisine inanarak bu sürece, zamanında insiyatif alarak değişim ve dönüşüm için müdahil olmaktadır. Bu açıdan Önder Apo çok kararlı ve nettir.

ÖNCELİKLE YENİDEN YAPILANDIRMA MÜDAHALESİDİR

Bu süreç, Özgürlük Hareketi’nin 2002’de sekteye uğrayan değişim-dönüşüm sürecini tamamlamayı hedeflemektedir. Bu süreç, öz olarak ilkin Özgürlük Hareketi için bir müdahaledir. Değişim ve dönüşüm; yeniden yapılandırma müdahalesidir. Özgürlük Hareketi, bugüne kadar Kürt halkını aşan büyük bir birikim, bilinç ve güçlü dinamikler ortaya çıkarmıştır. Kürt halkının olduğu her yerde bilinç, kültür, sanat, edebiyat, medya ve siyaset alanlarında önemli gelişmeler sağlanmıştır. Hareket, enternasyonal bir altyapı oluşturarak halkların ortak mücadelesine öncülük eden bir yapıya dönüşmüştür.

PARADİGMASAL BİR HAMLE

Bu büyük birikim ve dinamikler, artık Özgürlük Hareketi’nin de değişim ve dönüşüm geçirmesini zorunlu kılmaktadır. Kendisini aşan bu değişim dinamizmi, artık aktörün de değişimini gerektirdiği bir aşamaya gelmiştir. Ortadoğu denkleminde bu iç değişimle birlikte, bütün iç ve dış aktörlerin de stratejik ve politik değişimine yön verecek kapasiteye sahip olması demektir. Bunun için Önder Apo’nun tarihi çağrısı, bu değişim sürecinin kaçınılmaz olduğunu ve örgütün yeniden yapılanması gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu süreç, Özgürlük Hareketi’ni daha güçlü ve etkili kılacak paradigmasal bir hamle olacaktır. 2000 yıllarında başlayan değişim ve yeniden yapılanma süreci, 26 yıllık bir birikim, tecrübe yaratmıştır. Ortaya çıkan bu tecrübe ve birikim sayesinde bir boşluk yaratmayacaktır, aksine siyaseti belirleyen yeni bir dinamizmle Ortadoğu sürecini tetikleyecektir.

OLASI SEÇENEKLERE HAZIR OLMALI

Bu dönüşüm sürecine ve olası seçeneklere karşı hazır olmak, geçmişte edinilen tecrübelerden ders çıkarmak ve dar, yüzeysel, dogmatik, liberal, bireyci ve kendine göre yorumlardan uzak durmak gerekmektedir. Ayrıca dış-iç etkilere ve özel savaş propagandalarına karşı ideolojik, propaganda ve siyasal bir mücadele geliştirmek gerekecektir.

BÜYÜME FIRSATINA DÖNÜŞTÜRÜLMELİ

Kürt halkının, bu süreçte politik bilincini ve tecrübelerini kullanarak temkinli, hesaplı bir yaklaşım sergilediği görülmüştür. Bu olumlu bir yaklaşımdır, ancak bu temkinli tutum, süreci daraltan veya savunmacı bir pozisyona iten bir yaklaşım biçiminde olmamalıdır. Aksine bu süreç, bir hamle süreci olarak değerlendirilmeli ve büyüme fırsatına dönüştürülerek sıçramalı bir ivmenin adımları olarak görülmelidir. Ortadoğu’da siyasete yön verme ve kitlesel değişimle büyümeyi sağlama fırsatıyla bu hamle geliştirildiği bilinmelidir.

OKUMAYANLAR, SAVUNMALARI OKUMALI

Önder Apo’nun savunmalarını okuyanlar süreci daha iyi anlayacak, okumayanlar ise savunmaları okumalı ve anlamaya çalışılmalıdır. Önder Apo, bu hamlesiyle aslında paradigmayı, somut örgütsel araçlara dönüştürerek toplumsal dinamizmi ve siyaseti harekete geçirmeyi hedeflemektedir.

YÖN VEREN ÖNDER APO’DUR

İmralı heyeti, siyasi yapılar, sivil toplum kuruluşları sorumluluk altına almak ve sürecin toplumsallaşmasına katkı sağlamak için ziyaretler gerçekleştirdi. Başta Kürt halkı ve dostları, bu adımları doğru anlamalıdır. Herkesle bu tür görüşme ve tartışma yapılması gerektiği açıktır Fakat bazı kesimlerle görüşülmüş olmak, uğursuz duruşlarının değişeceği anlamına gelmemektedir. En azından bazı kesimlerin engel olmaktan çıkarılması için görüşüldüğünün anlaşılması gerekir. Çözüm gücü ve siyasete yön veren Önder Apo’nun kendisidir, başkaları değildir. Görüşme demek, o uğursuz duruşları ve maskelenmiş yüzlerin ortadan kalktığı anlamına gelmez. Bunu iyi görmek, yanlış algıların oluşmasına, süreci kendi lehlerine dönüştürmelerine yol açmamak gerekmektedir.

BİR DÖNÜM NOKTASIDIR

Bu tarihi çağrı, yalnızca Özgürlük Hareketi için değil, tüm Ortadoğu halkları için de bir dönüm noktasıdır. Görev, bu çağrının ruhunu doğru anlamak, mücadele alanlarını güçlendirmek ve toplumsal dönüşümü derinleştirerek her seçeneğe karşı hazırlıklı olmak gerekmektedir.