Üç kentte 'Tecride Son Ver' eylemi: İmralı'da insanlığa karşı suç işleniyor

Wan, Adana ve Mersin'deki "Tecride Son Ver" eylemlerinde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü için mesajlar verildi, "İmralı'da insanlık suçu işleniyor" denildi.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'a dönük tecride karşı eylemler sürüyor.

Wan, Adana ve Mersin'deki "Tecride Son Ver" eylemlerinde Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü için mesajlar verildi, "İmralı'da insanlık suçu işleniyor" denildi.

ADANA

Adana'da AKP'nin binası karşısında bir araya gelen tutsak yakınları, tecridin sonlandırılmasını istedi. Eyleme Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Barış Anneleri, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Akdeniz Adana Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Yardımlaşma Derneği (AATUHAY-DER), Akdeniz Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (AYKAY-DER) yöneticileri katıldı.

"Tecrit insanlık suçudur" önlüklerin giyildiği eylemde, "Adalet için tecridi kıralım, toplumsal barış için özgürlüğe ses ver" pankartı açıldı. Sık sık, "Biji berxwedana zindana" ve "Tecride hayır barış hemen şimdi" sloganının atıldığı eylemde konuşan AATUHAY-DER Eşbaşkanı Nuran Özdeş İmralı tecridinin "hukuksuz ve keyfi" olduğunu belirtti. İmralı tecridinin tüm topluma yayılarak, tüm sorunların ana nedeni olduğuna işaret eden Özdeş, iktidardan, Türkiye'nin kararlarını tanımayı taahhüt ettiği uluslararası kurumların aldığı bağlayıcı kararları uygulanması ve kendi iç hukukuna uymaya çağırarak, iktidarı tecridine son vermeye çağırdı.

WAN

Wan'ın Rêya Armûşê (İpekyolu) ilçesindeki DEM Parti önünde yapılan eylemde, "Deng bidin girtigehan" pankartı açıldı. Eyleme çok sayıda partili ve sivil toplum örgütleri, meslek örgütleri üyeleri katıldı. DEM Parti Rêya Armûşê İlçe Yöneticisi Veysel Şen, tecridin ve hak ihlallerinin bütün Türkiye ve Kurdistan kentlerine sirayet ettiğini vurguladı. Türkiye'de halay çeken Kürde bile kelepçe takıldığını belirten Şen, "Kürdün sesi, halayı, sloganı ve hatta varlığı bu faşist uygulamalar tarafından suç olarak addedilmektedir. Mersin'de halay çektikleri için tutuklanan 9 gence yönelik işkence ve tutuklama süreci tüm halkımıza yönelik AKP'nin içine düştüğü durumu göstermektedir. Yargıtay'ın, Anayasa Mahkemesi'nin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin suç değildir dediği 'Bijî Serok Apo' sloganını halay çekerken söyleyen bu gençler derhal serbest bırakılmalıdır. Türkiye'nin bu hukuksuzluk iklimine savrulmasına 'Dur' denilmelidir" diye konuştu.

Abdullah Öcalan’a dönük geliştirilen tecrit sistemine değinen Şen, "Adalet Bakanlığı başta olmak üzere birçok ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluş devam eden bu tecrit ve işkence sisteminden sorumlusudur. CPT başta olmak Türkiye cezaevlerinde devam eden bu keyfilik, hukuksuzluk ve tecrit politikaları karşısında, tüm baroları, insan hakları örgütlerini ve demokratik kamuoyunu görevini yerine getirmeye çağırıyoruz" şeklinde konuştu.

MERSİN

Mersin'de aralarında DEM Parti İl eşbaşkanlarının bulunduğu halk, AKP il binası önüne gitmek istedi. Polis engel olunca AKP il binası yakınında oturma eylemi yapan halk, "Bijî berxwedana zindana" ve "Jin jîyan azadî" sloganlarıyla durumu protesto etti.

DEM Parti Mersin İl Eşbaşkanı Reşat Aşan, Mersin Milletvekili Ali Bozan’a karşı Mecliste gerçekleştirilen saldırıyı kınadı.

Aşan, şunları söyledi: "Tecritle amaçladıkları hem Meclisi işlevsiz hale getirmek, hem de bu ülkede hiçbir şeyin konuşulmamasını, müzakere edilmemesini, tartışılmamasını sağlamak. Bütün bu sorunların kaynağı Kürt sorununun çözülmemesidir. Bundan vazgeçin. Bu sizi de bitirecek. Kürt sorunu bu ülkede birçok iktidarı bitirdi. Geçmiş dönemde kendini muktedir ilan eden, kendini iktidarın sarsılmaz sahibi olduğu söyleyenler Kürt sorununun karşısında tasfiye oldular. AKP de tasfiye olacak. Çünkü Kürt halkı artık kimlik, dil, kültür, halk bilincinin, coğrafya bilincinin farkındadır. Bu gerçekliği hiç kimse değiştiremeyecek. Ne AKP ne AKP'den sonra gelecek iktidarlar bu gerçekliği değiştiremeyecek, yapmaları gereken tek şey bu gerçeklikle ve yüzleşmek ve doğru bir diyalog sürecinin başlatılmasıdır. Onun da yol ve yöntemlerinden bir tanesi de İmralı'da derinleştirilen tecridin kaldırılmasıdır. Bu kapsamda tekrar iktidara sesleniyoruz; çözümsüzlüğün değil, çözümün bir parçası olun."