KDP ve Barzanilerin pek görülmeyen yüzü: Tecavüzler, kadın katliamları

Başûr halkını kadın bedeni üzerinden dizayn etme, reflekslerini kırma ve düşmanla işbirliği yapmasını sağlama üzerinden bir “hanedan devleti” kuran Barzaniler ve KDP’nin ismi; sayısız tecavüz, kadın katliamı, kaçırma ve faili meçhul cinayetlerde geçiyor.

Kurdistan’da güncel olarak adı “ihanet” ve “işbirliği” ile özdeşleşen Kurdistan Demokrat Partisi (KDP) için belirlenen tanım; Kurdistan tarihindeki ikili denklemin karanlık yüzünü bütün hatlarıyla ifade ediyor. Kurdistan’daki işgal ve sömürgeciliğin bu kadar derinlere inmesinin bilincine varmak, her geçen gün KDP’nin ortaya çıkan yeni uygulamaları ile tanık olunuyor. KDP içinde; özelde de Barzani ailesinin pek görülmeyen yönlerinden biri olan kadın katliamları ve tecavüzler, KDP’nin Kurdistan’da izlediği siyasetin çarpıcı örneklerinden birini kamuoyuna gösteriyor.

Başûrê Kurdistan halkını kadın bedeni üzerinden dizayn etmek, reflekslerini kırmak ve düşman ile işbirliği yapmasını sağlamak temel yollardan biri olarak seçilmiş. 

Barzaniler, bünyesinde barındırdığı diğer aşiretlerin ileride kendilerine “sorun” teşkil etmemesi için de kimi yollar denemiş. Temel amaç ise KDP’nin politikalarına karşı duran ya da Barzanilere katılmayı reddeden aileleri “tecavüz kültürü” üzerinden teslim almak.

Türk işgalini “Stockholm Sendromu” temelinde algılayan bir kuşağın yetişmesine yol açan en büyük etkenlerden birisi de bu siyasetin sonucu olarak öne çıkıyor.

Bunlar üzerinden bir “hanedan devleti” kuran Barzaniler ve KDP’nin ismi; sayısız tecavüz, kadın katliamı, kaçırma ve faili meçhul cinayetlerde geçiyor. Söz konusu olayların hepsi ise sistematik bir siyasetin sonucu geliştiriliyor. 

Katledilen ve tecavüz edilen kimi kadınların isimlerine ulaşılırken, bu uygulamaların bazıları Güney Kurdistan mahkemelerine bazıları ise ABD başta olmak üzere uluslararası mahkemelere taşınmış.

NİHAT BARZANİ

Sarya Mirza Reşo: 1980’de Hewlêr’e bağlı Mêrgesor İlçesi’nde Mele Mistefa Barzani’nin oğullarından Nihat Barzani tarafından tecavüze uğradı. Reşo, daha sonra Nihat Barzani’nin emriyle katledildi. 

Mina: Soyadı öğrenilmeyen Mina, 1991’de Mesîf’te Nihat Barzani tarafından tecavüze uğradı. Mina’nın babası Enfal’de yaşamını yitirenlerden. Olayın duyulmaması için aileyi tehdit eden Barzani, “Eğer halletmezseniz ailenin geri kalanını da ben Enfal’den geçireceğim” diyerek, tehditler sonucu Mina’yı ailesine katlettirdi. 

Çiğzi Bêrsîyavî: Ailesi, 1990'larda Barzani ailesinin konumlandığı merkez olan Serêreş’te Nihat Barzani’nin evine koruma olarak gitti. Bêrsiyavî burada tecavüze uğrayıp katledildi. Bêrsîyavî’nin babası Mele Mistefa’nın en yakın arkadaşlarından biri olarak biliniyordu. Nihat Barzani; hesap sormak isteyen Bêrsîyavî ailesinin diğer fertlerini de Akrê’de bir plan dahilinde katletti. Olay ise aile içi şiddet olarak yansıtıldı. 

Fayîde Mizurî: Mesud Barzani’nin 30 yıldır özel güvenliğinden sorumlu olan Hüseyin Mizurî’nin yeğenlerinden. 2013’te Mesîf’te Nihat Barzani tarafından kaçırılıp tecavüze uğrayan 17 yaşındaki Fayîde’nin ailesine, daha sonra intihar etti diye haber verildi. Hüseyin Mizurî yüksek bir meblağ karşılığında susarken, KDP içindeki rütbesi de yükseltildi. 

Nihat Barzani, KDP’nin kara para aklamada sır küpü olarak bilinirken, yurtdışında Almanya başta olmak üzere birçok yerde yolsuzluktan edindiği taşınmaz mülkleriyle biliniyor.  

NEÇİRVAN BARZANİ

Hêlin Elwan Sawa: Hristiyan bir aileden olan 17 yaşındaki Sawa, ailesi ile birlikte 1996’da KDP Politbüro üyelerinden İzzettin Berwari’nin yanında çalışmaya başladı. Burada defalarca tecavüze uğrayan Sawa’nın cansız bedeni Duhok Barajı yakınlarında bulundu. Mesud Barzani’nin kulağına da giden olay hakkında, Barzani’nin emriyle Muhsin Dizeyi öncülüğünde bir araştırma komisyonu oluşturuldu. Araştırma komisyonuna olayı teyit eden Berwari; Sawa’nın Neçirvan Barzani tarafından tecavüze uğradığını söyledi. Mesud Barzani, failin Neçirvan Barzani olduğunu öğrendikten sonra olayın üstünü kapattı. O dönem alt kademede olan Berwari ise KDP Politbüro üyeliğine yükseldi. 

MESRUR BARZANİ

Cîhan Taha: KDP iktidarının Başûrê Kurdistan’daki uygulamalarını eleştiren Taha, 26 Ekim 2023’te şüpheli bir trafik kazasında yaşamını yitirdi. KDP’ye karşı duran ve yanlış politikalara karşı birçok eyleme öncülük eden Taha, olaydan saatler önce, “Yolum ölüme çıkıyor, ölüm beni çağırıyor” diye sanal medya hesabı üzerinden paylaşımda bulunmuştu. Ölümünden sonra ortaya çıkan bilgilerde Taha’nın öldürülmeden önce Mesrur Barzani’nin ekibi tarafından tehdit edildiği ortaya çıktı. Taha’nın ölümü Mesrur Barzani hakkında ABD’de açılan davaya da yansıtılırken, Taha’nın kardeşi Şaxewan Taha ise durumu; “Kardeşimin ölümü siyasi bir cinayettir” sözleriyle özetledi. 

SİRWAN BARZANİ

Naz Silêman Yakub: Avukat olan Naz Silêman Yakub, 2016’da Hewlêr’de kaçırıldı. 2 gün sonra Hewlêr sokaklarında cesedi yakılmış halde bulundu. Naz Silêman Yakub, KDP’nin öldürdüğü ve tecavüz ettiği kadınların avukatlığını yapmakla biliniyordu. KDP tarafından daha önce defalarca tehdit edilirken, ölümünden sonra telefonla görüştüğü son kişinin ise Sirwan Barzani olduğu tespit edildi. 

FAZIL MİRANİ 

Beyan Zeynelabidin: 22 yaşında olan Zeynelabidin, 1992’de Musul Üniversitesi'nde okurken kaçırıldı. Babası, KDP politikalarına karşı çıkmakla bilinen Beyan Zeynelabidin; KDP Politbüro Yürütme Kurulu Sorumlusu Fazil Miran’in ekibi olan Seid Bamernê ve Salim Koremarki tarafından Duhok’ta alıkonuldu. Aile, KDP’ye katılmayı reddederken, Beyan Zeynelabidin'in cesedi günler sonra Duhok sokaklarında bulundu. Katliamdan sonra da baskılarına devam eden Miran’in ekibi, daha sonra Beyan Zeynelabidin’in babasını da Amêdiyê’de tutukladı.  

BERJENG ZEBARİ

Nesrîn Heso Zebari: 16 yaşındaki Zebari, Kurdistan Bölgesi Başkanı Askeri Danışmanı Babekir Zebari’nin oğlu Berjeng Zebari tarafından tecavüze uğradı. Zebari’nin ekibi; Nesrîn Zebari’nin kardeşi Dilêr Zebari tarafından tecavüze uğradığını belirterek ikisini de öldürdü. Olayın iç yüzü anlaşıldıktan sonra devreye giren Babekir Zebari ise, Nesrîn’in ailesine para vererek susmalarını sağladı. 

KADİR KAÇAK, ADIL BOTANİ VE SERBEST SİNDORİ

Nazik ve Solîn: Aileleri KDP’ye katılmak istemeyen kardeşlerden Nazik (16), 1994’te KDP’nin Şengal sorumlusu Kadir Kaçak, KDP Politbüro Üyesi Adil Botani ve Serbest Lezgin Sindori tarafından kaçırıldı. KDP'ye karşı boyun eğmeyen ailenin ikinci kızı Solîn (17) ise, 1995’te kaçırılarak tecavüz edildi. Her iki kardeşin cenazeleri çırılçıplak halde bulundu. Akrêli olan aile ise, baskılar nedeniyle Başûrê Kurdistan’ı terk etti.

Kaçak’ın başında bulunduğu ekip, 1996’da Akrê’de 14, Duhok’ta ise 17 kadını kaçırıp tecavüz etti. Tecavüze uğrayan bütün kadınlar katledildi. Katledilen kadınların hepsi Enfal’da eşlerini ve ailelerini yitirenlerden olurken KDP ise onları “şehit aileleri” statüsünde tutuyordu. Onlardan biri olan Fevziye İslam Rêkanîye’nin ailesi, failler hakkında suç duyurusunda bulundu. Katledilen kadınlara ait bulgulara ise halen Badê Köyü, Duhok Barajı, Kevaşê Köyü, Pişta Bablo Bölgesi, Pişta Dola Besrê ve Baniya Bakozê civarında rastlanabiliyor. 

Ayrıca 2014’te DAİŞ Şengal’e saldırırken, 12 bin KDP pêşmergesiyle Êzidîleri yüzüstü bırakıp kaçan Kaçak, DAİŞ’e esir düşen binlerce Êzidî kadının esaretinden de sorumlu tutuluyor. 

XESREW GORAN

Sewre Reqib Esker Akreyî: Eşi Eziz Mihemed ile birlikte KDP’ye dair yolsuzluk ve suç belgelerini ele geçirdi. KDP, suçlarının deşifre olmaması için baskın düzenlediği evde Akreyî’yi ve eşi Mihemed’i kurşuna dizerek katletti. Cinayeti işleyen ise KDP'nin Kurdistan Bölgesi Seçim Komisyonu Başkanı Xesrew Goran ve ekibiydi.

PARASTIN, ZÊREVANİ VE ÖZEL GÜÇLER…

Sakine İzzet Şêxo: 1991 yılında savaşın ve Türk işgalinin en yoğun yaşandığı yer olan Amêdiyê’ye bağlı Guherzê Köyü’nde KDP özel güçleri tarafından tecavüz edilerek katledildi. 

Nazdar Bamernê: Doktorluk mesleğini icra eden Nazdar Bamernê, 1991’de Hewlêr’de Parastin tarafından katledildi. 

PAK’lı kadınlar: 1991’de PAK (Kurdistan Özgürlük Partisi) halen kuruluş aşamasındayken, parti yönetiminden 23 kişi, şimdilerde Zêrevani güçlerinin başında bulunan Aziz Veysi ve ekibi tarafından Türk devletine teslim edildi. Aralarında birçok kadının da bulunduğu 23 PAK’lı MİT tarafından katledildi. 

Eyşan Mihemed Elî: 1992’de Hewlêr’de KDP’ye karşı gerçekleştirilen protestolar sırasında KDP’nin halka ateş etmesi sonucu vurularak katledildi. 

Hejyan Eyûb: Evli olduğu kişi tarafından sürekli şiddete maruz kalan Eyûb’ün, defalarca resmi kurumlara yaptığı ‘yardım’ başvuruları yanıtsız kaldı. Evli olduğu kişi tarafından boğularak katledilen Eyûb, otopsi raporları olmasına rağmen cinayetinin üstü örtüldü. Eyûb’ü katleden kişi ise Parastin’da çalışıyordu.