GÖRÜNTÜLÜ

Suham Şengalî: KDP kurtarılan kadınlara DAİŞ politikasını uyguluyor

TAJÊ Diplomasi Komitesi Üyesi Suham Şengalî, KDP'nin DAİŞ'ten kurtarılan kadınların Şengal'de kalmasını istemediğini belirterek, "KDP'nin siyaseti DAİŞ’in siyasetinden farklı değil. Onları kendi kültüründen, toprağından uzaklaştırmak istiyor" dedi.

ESARETTEN KURTARILAN ÊZIDÎ KADINLAR

Êzidî Kadın Özgürlük Hareketi (TAJÊ), bu yıl 8 Mart'ta "Kadın soykırımına karşı özsavunmanın sesi ol" kampanyasını başlattı. TAJÊ’nin kampanya kapsamında geliştirdiği faaliyetleri Irak ve dünya ölçeğine yayıldı. Kampanyanın öncelikli hedeflerinden biri, DAİŞ’in elindeki kadınları kurtarmak. En son haziran ayı başında Hol Kampı'nda Ezîze Xalid Elî, 2 çocuğuyla birlikte QSD güçleri tarafından kurtarılmıştı.

TAJÊ Diplomasi Komitesi Üyesi Suham Şengalî, kampanyanın ilk üç ayını ve sonuçlarını, KDP'nin kadınlara yönelik politikasını, DAİŞ’ten sağ kurtulan genç kadınları ve Êzidî kadınların öz savunma anlayışını geliştirmesinin önemini ANF'ye değerlendirdi.

Suham Şengalî, YPG ve YPJ savaşçılarının esirlerin kurtarılmasında büyük rol oynadığını belirterek, şöyle konuştu: "Kurtarma operasyonlarında çok sayıda şehit verildi. Baxoz savaşından DAİŞ’in yenilgiye uğratılmasına kadar geçen bu adımlarda yüzlerce Êzidî kız çocuğu, kadın ve erkek çocuk kurtarıldı. Hol Kampı'na yerleştirilen DAİŞ’li aileler arasında çok sayıda Êzidî kadın ve çocuk da vardı. QSD güçlerinin Hol Kampı'ndaki Êzidî esirleri arama çalışmaları sürüyor. Kimliklerini açıklamaktan korkan ve kurtarıldıkları takdirde durumlarının nasıl olacağından emin olamayan pek çok kadın bulunuyor.

Suham Şengalî, DAİŞ'in elindeki Êzidî esirlerin sadece Hol Kampı'nda bulunmadığını, bir kısmının Türk devleti ve çetelerinin işgali altındaki İdlib, Serêkaniyê ve Efrîn gibi kentlerden de çıkarıldığına dikkat çekerek, şöyle devam etti: "Yine bir kısmı Türkiye'ye transfer edildi. Binlerce Êzidî kız çocuğu ve kadının akıbeti ise belli değil. Net bir rakam söyleyemiyoruz; çünkü bazıları toplu mezarlarda, bazıları da DAİŞ’in elinde."

KDP, KURTARILAN KİŞİLERİN ŞENGAL'DE KALMASINI İSTEMİYOR

Suham Şengalî, konuşmasının devamında YPG, YPJ ve TAJÊ tarafından kurtarılan yüzlerce çocuk ve kadının ailelerine teslim edildiğini söyledi. Suham Şengalî şöyle devam etti: "Kurtarılan insanların kendi topraklarında ve toplumlarında hayatlarını devam ettirebilmeleri toplumumuz tarafından sıcak karşılandı. Ancak KDP onlara karşı kirli bir politika yürütüyor. KDP'nin temel politikası, hayatta kalanların Şengal'de kalmalarını engellemek. Şengal’e varır varmaz aileleriyle iletişime geçen KDP, maddi imkanlarla onları Başûr’a, Neçirvan Barzani'ye bağlı bir okula götürerek tüm gerçekleri çarpıtmak istiyor. Bu kişilerin KDP tarafından kurtarıldığı yalanını söylüyorlar. Gerçeği saklayıp yalan söyleyebilmek için kurtarılan esirleri Şengal’den çıkarıyorlar."

'KDP'NİN POLİTİKASI DAİŞ'İNKİNDEN FARKLI DEĞİL'

Suham Şengalî, KDP'nin DAİŞ’den kurtarılan esirleri aileleriyle birlikte Irak'tan da tahliye ettiğini belirterek, şunları aktardı: "Bu yöntemle Şengal'i boşaltmak istiyorlar. Şu ana kadar hayatta kalan yüzlerce Êzidî kadın, bu şekilde Avrupa'ya götürüldü. KDP'nin politikası DAİŞ’in politikasından farklı değil. DAİŞ, 2014’te kadınları ve çocukları kendi kültürlerinden, dillerinden uzaklaştırdı. Şimdi KDP aynı şeyi farklı yöntemlerle, özel bir savaşla yapıyor. KDP, 2014'teki ihanetine tanık olan Êzidîlere bu şekilde unutturmak istiyor. Bu kişilere “tedavi” adı altında katliamı unutturmaya çalışıyorlar ki davalarının peşine düşmesinler. DAİŞ katliamlarının ve KDP ihanetinin tanıklarını ortadan kaldırmak istiyorlar.

Suham Şengalî, KDP'nin bu kirli politikası ve özel savaş yöntemlerinin yanı sıra, esaretten kurtarılan kadınlardan bir kısmının kendi topraklarında kendi kültür ve inançlarıyla yaşadığını ve bu mücadeleyi sürdürdüklerini aktardı. Suham Şengalî, bu kişilerin Şengal'de kalmalarının önemini ise şöyle değerlendirdi: "Kızlar 10 yaşına geldiğinde tecavüze uğradı, satıldı, köleleştirildi. Kendileri çocuk ama tecavüz edildiler ve çocuk doğurdular. Bu kişiler ancak kendi toplumları içerisinde bunları aşabilir, iyileşebilir. Avrupa'ya götürdüklerini ise aileleri içinde tutmuyorlar, özel yerlere gönderiyorlar, tedavi adı altında fermanı unutturuyorlar.

'KAMPANYA KÜRESEL DÜZEYDE YÜRÜTÜLÜYOR'

TAJE’nin "Kadın soykırımına karşı öz savunmanın sesi ol" kampanyasına da işaret eden Suham Şengalî, şunların altını çizdi: "Amacımız esir kadınları kurtarmak ve korumaktır. Bu kampanya, bu kadınların bu tür uygulamaları bir daha yaşamamaları, kendilerini savunabilmeleri için yapılıyor. Kampanyanın niteliği öz savunmadır. Her Êzidî kadını nerede olursa olsun her türlü saldırıya karşı kendini savunabilmelidir. Êzidî kadınlara yönelik farkındalık ve savunma bakış açısı geliştirmek istiyoruz. Kampanya kapsamında Iraklı kadınlar, Ortadoğulu kadınlar ve uluslararası kadınlarla çalışmalar gerçekleştirildi. Bu kampanyanın başarıya ulaşması için çalışmalar farklı şekillerde devam edecek. Asıl çalışmamız, kadınların ortak bir savunma mücadelesini geliştirmelerine yöneliktir.