KCK: Halkımız devletten bir şey beklemeden ne gerekiyorsa yapmalı!

Bu yangını çıkararak halka acılar yaşatan katliamcı, ırkçı, faşist, soykırımcı sömürgeci AKP-MHP iktidarını şiddetle kınayan KCK, “Halkımız devletten bir şey beklemeden ne yapılması gerekiyorsa kendisi yapmalıdır” dedi.

KCK YANGIN AÇIKLAMA

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Mêrdin ve Amed’de çıkan yangına ilişkin yazılı açıklama yaptı:

KCK, “Mardin ve Amed’e bağlı Mazıdağı ve Çınar ilçelerinde elektrik tellerinin sebep olduğu yangın büyük bir felaketle sonuçlanmıştır. Onlarca köy arazisinde çıkan yangın sonucu sayısı henüz tam bilinmeyen, birçok insanımız maalesef yaşamını yitirmiştir. Onlarca insanımız da yaralanmıştır. Yaralılar içerisinde durumu ağır olanların olduğu da belirtilmektedir. Halkımızın maruz kaldığı bu ağır durum bizleri çok derinden üzmüştür. Öncelikle yaşamını yitiren insanlarımıza Allah'tan rahmet, ailelerine, yakınlarına, Mazıdağı ve Çınar halkına ve bütün halkımıza başsağlığı diliyoruz. Yaralılara da acil şifalar diliyoruz. Umudumuz o ki bütün yaralıların sağlıklarına kavuşması, kayıplarımızın daha fazla artmamasıdır. Bunun için yurtsever hekimlerin, sağlıkçıların, demokratik sağlık kurumlarının seferber olmaları, bütün tıbbi imkanların seferber edilmesi için yoğun çaba içerisinde olmaları gerekir” dedi.

HALKIMIZ DEVLETTEN BİR ŞEY BEKLEMEDEN NE GEREKİYORSA YAPMALI

“Halkımızın hızla seferber olması ve bütün imkanlarıyla faciaya maruz kalanların yardımına koşması daha büyük bir felaketin yaşanmasını engellemiştir” denilen KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı açıklamasında şunlar belirtildi:

“Yine demokratik kurumlar da imkanlarını seferber etmişlerdir. Halkımızın bu tutumu taktir edilmesi gereken çok yurtsever ve anlamlı toplumsal dayanışma örneğidir. Bu anlamlı dayanışma tutumundan dolayı halkımızı kutluyor, selam, saygı ve şükranlarımızı belirtiyoruz. Görüldüğü gibi ne devlet ne de iktidar hiçbir biçimde Kürt halkıyla, Kürt halkının ihtiyaçlarıyla, dertleri ve acılarıyla ilgili değildir. Aksine bu felaketlerin ve acıların nedenidir. Halkımız bir taraftan bu felaketlere sebep olan devlet ve iktidardan elbette hesap sormalı ve soracaktır da. Fakat aynı zamanda şu an yapıldığı gibi dayanışma, yardımlaşma duyguları içerisinde kendi yaralarını sarmalıdır. Faşist, katliamcı AKP-MHP iktidarı kamusal işlev görecek bir devlet bırakmamıştır. Devlet tümüyle halk düşmanı, Kürt düşmanı haline getirilmiştir. Halkımız doğal, demokratik yaşamını örgütlemeli, örgütlü iradesiyle sorunları üzerinde kendisi durmalı ve çözüm gücü haline gelmelidir. Bu örnekte de görüldüğü gibi toplumun dayanışma bilinci ve örgütlü iradesi çok güçlüdür, her türlü sorunu çözecek ferasete sahiptir. Halkımız devletten bir şey beklemeden ne yapılması gerekiyorsa kendisi yapmalıdır. Devlet, Kürt düşmanı AKP-MHP iktidarı elinde Kürdü öldürmenin bir aracı olarak işlev görmektedir. Uçakları, helikopterleri Kürtleri katletmek için vardır, ancak yangında yanan Kürdü söndürmeye gelince yoktur. Bu gerçeği bilerek dayanışma tutumumuzu daha da geliştirmeli, imkanlarımızı paylaşarak yaralarımızı sarmalı, daha fazla örgütlenerek yaşamımızı idame ettirmeliyiz.

BU YANGIN KESİNLİKLE BİLİNÇİ ÇIKARILMIŞTIR

Bu yangının sebebi olan DEDAŞ kurumu Kürt soykırımı politikalarının bir parçasıdır. DEDAŞ, soykırım işlevi gören katliamcı, soyguncu bir kurumdur. Diğer soykırımcı yapılar gibi Kurdistan'ın sömürülmesi, yağmalanması, boşaltılması ve insansızlaştırılması için çalışıyor. Kurdistan doğasına, kaynaklarına el koymuş, ülkenin kaynaklarını ve halkın emeğini soygun aracına dönüştürmüştür. Kurdistan'ın kaynaklarını Kurdistan halkının sömürülmesi için kullanmaktadır. Faşist AKP-MHP iktidarı sadece Kürt halkını katletmekle kalmıyor. Kürt soykırımının gereği olarak Kurdistan doğasını da katlediyor. Kurdistan coğrafyasını yağmalayarak, doğasını katlederek, Kurdistan'ı yaşanmaz, barınmaz bir yer haline getirerek Kürt soykırımını tamamlamak istiyor. Yaşanan bu yangın felaketi de dahil Kurdistan'da yaşanan bütün doğa kırımları bu politikanın sonucudur. Bu yangın kesinlikle bilinçli çıkarılmıştır. Amaç Kurdistan doğasını tahrip etmek, Kürt halkını katletmek, zarara uğratmak, kaçırtıp göçertmektir. Halkımız bu gerçeği bilerek ülkesine, doğasına, kültürüne, kimliğine ve onuruna sahip çıkmalı, öz örgütlülüğünü ve öz savunmasını geliştirerek ihtiyaçlarını karşılamalı, sorunlarını gidermeli, yaşamını planlayıp geliştirmelidir.

Bu yangını çıkararak bir kez daha halkımıza acılar yaşatan katliamcı, ırkçı, faşist, soykırımcı sömürgeci AKP-MHP iktidarını ve onun soyguncu, yağmacı, JİTEM'ci kontra yapılarını şiddetle kınıyoruz. Halkımız hem bu soykırımcı sömürgeci düzenle mücadele etmeli, hesap sormalı hem de dayanışma tutumunu daha da geliştirerek sürdürmelidir. Yaşanan durum çok ağırdır. Can kayıpları ve yaralıların yanı sıra yüzlerce insanımızın evi, tarlası, bahçesi yanmış, hayvanları telef olmuş, büyük zarara uğramıştır. Bundan dolayı bütün Kurdistan halkı zarara uğrayan Mazıdağı ve Çınar halkıyla dayanışma içerisinde olmalı, imkanlarını paylaşarak destek olmalıdır. Biz bir kez daha Mazıdağı ve Çınar halkı başta olmak üzere bütün halkımıza başsağlığı diliyor ve herkese Mazıdağı ve Çınar halkıyla dayanışma içerisinde olma çağrısında bulunuyoruz.”