GÖRÜNTÜLÜ

Kudret Uçuk: Felaketin boyutlarını devlet mekanizması büyüttü

Şemrex Belediyesi Eşbaşkanı Kudret Uçuk, yangının çıkışı, yayılması ve yaşanan can kayıplarını, tüm çağrılara rağmen harekete geçmeyen devlet mekanizmasının ve müdahalesizliğin büyüttüğünü kaydetti.

ŞEMREX BELEDİYE EŞBAŞKANI KUDRET UÇUK

Amed'in Çinar ilçesi ile Mêrdîn'in Şemrex ilçeleri arasında çıkan ve 19 köyü etkisi altına alan yangında ölü sayısı yükseliyor. Şemrex Belediyesi Eşbaşkanı Kudret Uçuk, yangında yaşamını yitiren 5 kişinin kimliğinin belirlenmesi için DNA örnekleri alındığını belirtti.

Hastane kapasitelerinin yaralıları tedavi etmek için yetersiz olduğunun altını çizen Uçuk, "Geceden beri çağrı yapıyoruz. Wan'dan, Şirnex'ten, Amed'den belediyelerimiz tüm imkanlarını seferber ediyor ama bakanlıklar hareketsiz. Ağır yaralı, ileri derecede yanıkları olan birçok insanımız var ve özel koşullarda tedavi edilmeleri gerekiyor. Bölgedeki hastanelerde hem personel hem ekipman yetersiz. Yangının başlaması da, yayılması da, can kayıpları da göz göre göredir" dedi.

DEZENFORMASYONLA DEVLETİN SORUMLULUK PAYI GİZLENMEYE ÇALIŞILIYOR

Yangının kontrol altına alındığını ancak kimi bölgelerde samanlar ve ot yığınları arasında hala tüten yerler olduğunu belirten Şemrex Belediyesi Eşbaşkanı Kudret Uçuk, bu alanlar için soğutma işlemlerinin devam ettiğini söyledi. Yangına dair bakanlıklar ve yetkililer tarafından yapılan açıklamaların gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Uçuk, manipülasyon ve dezenformasyon ile bölgede yaşanan felaketin boyutlarının gizlenmeye çalışıldığını kaydetti.

Kudret Uçuk, "Dün geceden beridir yüzlerce insan seferber oldu. Köylüler kendi imkanları ile canları pahasına yangının yayılmasını önlemeye çalıştılar. Sabaha kadar defalarca çağrıda bulunduk. Dedik ki yangın çok hızlı bir şekilde yayılıyor. Helikopter gönderilsin, itfaiye ve ambulanslar bölgeye sevk edilsin. Kendi belediyelerimiz dışında, kendi insanlarımız dışında sesimize ses veren olmadı. Hiçbir başvurumuza cevap alamadık. Wan'dan, Cizîr'den, Wêranşar'dan belediyelerimiz tüm imkanlarını seferber etti ama bakanlıklar hareketsiz. Burada korkunç bir doğa yıkımı yaşandı. Kilometrelerce alandaki arazi yanıp kül oldu, binlerce hayvan telef oldu. Bakanlıklar ve devlet yetkilileri yaptıkları açıklamalarda felaketin boyutlarını küçültmeye çalışıyor. Devlet eliyle bir dezenformasyon ve manipülasyon çalışması yürütülüyor. Valilik diyor ki, 'Hiçbir ahır yıkılmadığı için ahırlardaki hayvanların telef olmaları söz konusu değildir.' Zaten yaz mevsiminde ahırda hayvan olmuyor ki. Çobanlar hayvanları araziye yayıyor. O hayvanları korumak için çobanlar öldü, o yangını söndürmek için insanlarımız öldü. Boş arazide anız yangını çıkmış ve kayda değer bir şey olmamış gibi bir dil ile açıklama yapmak, yaşanılan facianın ulaştığı boyutta devletin sorumluluk payını örtmeye yöneliktir."

KİMLİĞİ TESPİT EDİLEMEYEN 5 KİŞİ VAR, YOĞUN BAKIM ÜNİTELERİ YETERSİZ

Yangında feci şekilde yanarak yaşamını yitiren 3’ü kadın, ikisi erkek; beş kişinin kimliklerinin henüz tespit edilemediği bilgisini veren Kudret Uçuk, kimlik tespit işlemleri için kan örnekleri alındığını kaydetti. Kudret Uçuk, imliği tespit edilemeyen 3 kadının yangın söndürme çalışmalarına katılan köylüler, iki erkeğin ise telef olan hayvanlar ile bulunmalarından kaynaklı çoban olduğunun tahmin edildiğini aktardı. İleri derecede yanıktan dolayı yoğun bakımda hayatı tehlikesi olan kişilerin bakımları için hastane donanımlarının yetersizliğine de dikkat çeken Kudret Uçuk, şunları ekledi: "Sadece Şemrex'in Kelek (Yücebağ) köyünden 7 kişi yaşamını yitirdi. Bu kişilerden ikisinin kimliği tespit edilemedi. Çinar'da da kimliği tespit edilemeyen 3 kişi var. Bahsettiğimiz 2 kişi bunlardır. Tespit ettiğimize göre toplam 12 ölü var. Bu kişilerden 3’ü kadın, ikisi erkek. Erkeklerin cenazelerine telef olan hayvanların yanında ulaşılmış. Muhtemelen çobanlardı. Kadınların da yangın söndürme çalışmalarına katılan köylüler olduklarını düşünüyoruz. İleri derecede yanıktan kaynaklı hayati tehlikesi olan 10'dan fazla kişi var ve yaşamlarını cihaza bağlı devam ettiriyorlar. Dünden beri sağlık hizmetinin, personel ve ekipmanın yetersizliğine dair defalarca başvuru yaptık, çağrıda bulunduk ancak hiçbirine cevap alamadık. Bunca can kaybından sonra yanıp kül olan hektarlarca araziden sonra Mardin ve Diyarbakır’dan toplam 15 AFAD aracı gönderdiler. Her şey göz göre göre oldu. Yangının çıkışı, yayılması, can kayıpları... Yaşanan felaketin boyutlarını tüm çağrılara rağmen harekete geçmeyen devlet mekanizması ve müdahalesizlik büyüttü."