GÖRÜNTÜLÜ

1. Jineoloji Konferansı gerilla alanlarında yapıldı

1. Jineoloji Konferansı 11-15 Mayıs tarihleri arasında Medya Savunma Alanlarında 120 delegenin katılımıyla gerçekleştirildi.

Ordulaşma, partileşme ve kadın konfederalizmi başta olmak üzere bir çok ilke imza atan Kürdistan Kadın Özgürlük Hareketi şimdi de kadın-yaşam-toplum bilimi olarak Jineolojiyi geliştiriyor. 1. Jineoloji Konferansı 11-15 Mayıs tarihleri arasında Medya Savunma Alanlarında 120 delegenin katılımıyla gerçekleştirildi. Konferansta “Neden Jineoloji” sorusuna verdikleri cevaplar ile yeni bir anlam dünyasının kapısını aralayan kadınlar, “Kadın aydınlanması yaratmak için; Kadın gerçeğine dayalı bir araştırma yöntemini geliştirmek için; Özgür eş yaşamı geliştirmek için; En eski sömürgenin başkaldırısını başarıya ulaştırmak için; Özgür toplum-özgür birey gerçekleşmesine ulaştıran bir bilgi kuramı için; Sosyal bilimlerde devrim için; Yenilmez bir öz savunma için Jineoloji”  dedi. Konferansta etik-estetik, ekonomi, ekoloji, demografya ve politika başta olmak üzere tüm sosyal bilimlerde kadın bakış açısıyla devrimci dönüşüm yaratmaya dair önemli kararlaşmalara gidildi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Jineoloji konulu perspektifleri ayakta alkışlandı. Aynı zamanda Öcalan’a özgürlük temelinde mücadelenin yükseltilmesi kararı alındı.

İktidarın tekelinde olan bilimciliğe karşı dağlarda, özgür alanlarda kendi bilimini yaratan kadınlar varolan bütün öğrenilmişlikleri alt-üst ediyor. Devletin, üniversitelerin dışında bilim üretilemez diyenlere inat bugüne kadar birçok ilki başaran Kürdistan Kadın Özgürlük Hareketi bir ilke daha imza attı. Medya Savunma Alanlarında 11-15 Mayıs tarihleri arasında büyük bir coşku ve heyecanla başlayan 1. Jineoloji Konferansı büyük bir iddiayı taşıyor. Konferans dünya devrim mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Yıllardır yaşamın her alanında mücadele yürüten kadınların buluştuğu konferansta her kadının yüzünden akan heyecan dikkat çekti. Mücadele içinde yaşamını yitiren Bese Anuş’tan Sakine Cansızlara, Savuşkalardan Arin Mirkan ve Sterk Hakkari’lere, Haki Karerlerden, Mahsum Korkmazlara, Fikri Baygeldi’lere kadar çok sayıda yoldaşlarının fotoğrafları salonda yer aldı. Dünya tarihine damgasını vurmuş kadınları da unutmayan Kürdistan Kadın Özgürlük Hareketi konferans salonunda; tarihteki ilk kadın filozoflardan Aspasia’dan Hypatia’ya, Roza Lüksemburg’dan Emma Goldman’a, Leyla Qasım’an Gulnaz Xanım’a, Sena Heyderi’ye kadar birçok kadının fotoğrafına yer verdi.

Kadınlara Jineoloji ile yeni bir ufuk açan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın kadınlarla özgürlük yürüyüşünün fotoğrafı da dikkat çekti. “Kadın sadece ve sadece Xwebun olmalı”, “Kadın etrafında geliştirilecek bilim doğru sosyolojiye atılmış ilk adım olacaktır”, “Zanist şiroveya Herî peşketî ya wateyê ye”, “Her şehîdek felsefeya jiyana azade”, “Xebata jine cewher û kulîlka tevahîya xebata meya mûzakareyê ye”, “Demokratik Modernite Kadın Devrimi ve Kadın Uygarlığı Çağıdır”, “Azadîya Rêber Apo Azadîya Jinê ye” sloganları Jineolojinin kapsamını anlattı.

TÜM KADINLAR ÖRGÜLERİ, HEYKELLERİ  VE EMEKLERİYLE ORADAYDI

Konferansa PAJK’lı tutsakların kendi el emekleriyle yaptıkları hediyeleri göndermeleri duygulu anların yaşanmasına neden oldu. Hizan’lı bir annenin 70 yıllık teşisini göndermesi Jineoloji’nin anlamını gösterdi. Yaşamı ören kadınların ilk teknolojisi olan teşi ile Jineolojinin örüldüğünü gösteren konferans pankartı da dikkat çekiciydi. Kadın ordulaşmasının önemli adımlarından olan ve 1995’te ilk YAJK kongresinin yapıldığı şikeftin bulunduğu yerden alınan taşlar da konferans salonunda yer aldı. Bu aynı zamanda jineolojiye giden yolun nasıl örüldüğüne işaret ediyordu. Özgür Kadın Akademilerinden konferansa hediye edilen Nepal tanrıçası Şiva’nın heykeli ile Şahmeran tablosu ve biblosu, Maxmur’lu kadınların el emeği göz nuru ile ördükleri Zilaniler adeta tarihin şimdi de devam ettiğini gösteriyordu. Konferans salonunda emekleriyle, örgüleriyle, heykelleriyle, posterleriyle, fotoğraflarıyla tarihten günümüze direnen birçok kadın yerini aldı.

‘BANA ÖYLE BİRŞEY SÖYLE Kİ ADI JIN OLSUN’

Çeşitli alanlardan gelen kadınların sıcak kucaklaşması ile başlayan konferansın açılış konuşmasını PAJK Koordinasyon Üyesi Ronahi Serhat yaptı. Konuşmasının başında kendi yazdığı şiiri okuyan Serhat: “Bana öyle bir söz söyle ki/ Anlamı yaşam olsun / Anlamı özgürlük olsun / Hakikatim, insanlığım olsun / Bana öyle bir söz söyle ki, / Sıcacık olsun, uzak, donuk mecburi değil / Benden olsun / Beden ve ruh olsun / Geçmiş gelecek ve şimdi / Güzellik ve cesaret / Yaratan, bahşeden / Kutsalın kendisi / Sevgi ve adalet olsun / İçkin aşkın bilgesi olsun / Yani JIN olsun/ Jin-Jiyan- Azadî olsun” dedi.

‘MAYIS ŞEHİTLERİ’ SAYGIYLA ANILDI

Serhat, konuşmasının başında özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenleri anarak, “Direnişin ve dirilişin kalesi olan Kobanê’de yine Serêkaniyê’de, Til Barak’ta, Til Hemis’te, Hesekê’de, Şengal’de, Maxmur’da, Kerkük’te özgür yaşamın yaratıcısı yüce şehitlerimizi Silava, Arin Mirkan, Gulan Botan, İvana, Rojda, Viyan, Toprak, Paramaz Kızılbaş yoldaşlar şahsında ve Leyla Qasım, Şirin Elemhuli, sanatçı ve gerilla komutanı halk öncüsü Gurbet Aydın’ı, 16 Mayıs’ta Hewler katliamında şehit düşen kadın yoldaşları ve Deniz Gezmiş, Haki Karer şahsında tüm Mayıs ayı şehitlerimizi, coğrafyamızın devrim mücadelesinde şehit düşen tüm yoldaşları minnetle anıyor, anıları önünde saygıyla eğiliyorum” diye konuştu.

‘SARALAR TANRIÇALIKTA ISRARIN ABİDELERİDİR’

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın “Yaşamı Kadın Özgürlük Mücadelesidir” diye tarif ettiği ve Paris’te iki yoldaşıyla birlikte katledilen Sakine Cansız’ı anan Serhat, “Sara yoldaşın katledilmesi, kadının uyanan, bilinçlenen, eyleme geçen öncüleriyle zafere yürüyen kadınların ve halkımızın katledilmesidir. Kadınlık kimliğine, onuruna, iradesine kastetmedir. Tanrıçalar diyarında bir daha tanrıçaların doğmaması için geliştirilen erkek darbesidir. Sara yoldaşın ömrüne sığdırdığı mücadelesi yine Zilan yoldaşın fedailik çizgisindeki doğuşu ve bugün ardılları olan kahraman binlerce kadın erkek yoldaşlar, başta Kobanê olmak üzere tüm direniş mevzilerinde çarpışan PAJK’lı yoldaşlar, değerli savaşçılar tanrıçalıkta ısrarın abideleridir” dedi.

‘İKTİDAR SAVAŞLARI KADIN ERKEK AYRIMINDAN BESLENİR’

Konferansı Jineolojiyi kavramlaştıran ve kuramlaştıran Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a atfettiklerini ifade eden Serhat, kongre ve konferanslarla sürekli kendisini örgütlü kılan Kadın Özgürlük Hareketi olarak ilk kez böyle bir gündem ile bir araya geldiklerini belirterek bunun heyecanını yaşadıklarını dile getirdi. Jineoloji’nin tüm kadınların sorumluluk duyması gereken bir çalışma olduğunu belirten Serhat, ordulaşma, partileşme ve konfederasyonlaşma deneyimlerinin Jineoloji’nin temelini oluşturduğunu ifade etti. Serhat, “İktidarın en katı görüntüsü olan ulus-devlet faşizmi sürekli yabancılaştırır, ötekileştirir. Birini mitleştirir, diğerini hiçleştirir. ‘Kadın hiçtir erkek mittir’. İktidar savaşları bu ayrımlardan beslenir. Modern bilimin, bilim adına doğaya uyguladığı bir zulümdür” ifadesini kullandı.

‘ÖCALAN’IN PERSHPEKTİFLERİ AYAKTA ALKIŞLANDI’

Açılış konuşmasının ardından Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın jineoloji ve kadın özgürlüğüne dair yaptığı belirlemeleri kapsayan perspektifleri okundu. Ayakta dakikalarca sloganlar eşliğinde alkışlanan perspektif konferansın temel doğrultusunu belirledi. Perspektifte geçen; “Kadınlığın kölelik tarihi daha yazılmamıştır. Özgürlük tarihi ise yazılmayı bekliyor. Kadının kölelik tarihi elbette Ortadoğu kültüründe gizlidir. Çıkışı da bu nedenle bu topraklarda olacaktır. Jineoloji temel bir çıkış olabilir. Kadın doğası karanlıkta kaldıkça, tüm toplum doğası aydınlanmamış olarak kalacaktır. Toplumsal doğanın gerçek ve kapsamlı aydınlanması ancak kadın doğasının kapsamlı ve gerçekçi aydınlanmasıyla mümkündür. Kadının sömürgeleşme tarihinden ekonomik, sosyal, siyasal ve zihinsel sömürgeleştirilmesine kadar konumunun açıklığa kavuşturulması, tarihin diğer tüm konularının ve güncel toplumun her yönüyle açıklığa kavuşmasında büyük katkıda bulunacaktır. 21. yüzyıl kadın uygarlık çağıdır.” belirlemeleri üzerinden konferans delegeleri tarafından yoğunca tartışmalar yürütüldü.

KARAKOÇAN: KADINLARIN GİZLİ İSYANINI DİLE, EYLEME VE BİLGİYE DÖKEN HAREKETİZ

Konferansın katılımcılarından ve PKK’nin ilk dönem kadın kadrolarından Sakine Karakoçan ise “Yaşam kadın şahsında kırıma uğratılıyor. Çünkü kadın yaşamın kendisidir. Bugün bütün dünyadaki kadın katliamları sistemin krizini gösteriyor. Bu krizin kaynağında kadınların yaşamdan dışlanması vardır. Buna karşı tüm dünyada gizli bir isyan var. Biz bu isyanı sessiz olmaktan çıkaran dile, eyleme ve bilgiye döken bir hareketiz. Şimdi burada İştar’ın memleketinde hakikati jineoloji ile ortaya koyuyoruz. Bu sıradan bir olay değildir. Çok anlamlıdır. Bu anlamın arayışçılarıyız ve jineoloji ile bunu dünya kadınları ile paylaşarak o isyanı sessiz olmaktan çıkaracağız” dedi.

‘NEDEN JİNEOLOJİ’

Konferansta PAJK Jineoloji Komitesi tarafından hazırlanan belgeler sunum şeklinde konferans delegeleri ile paylaşıldı. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Jineoloji ile ilgili değerlendirmeleri sunuldu. Jineoloji’nin kapsamı, nasıl ele alınacağı ve neden böyle bir bilime ihtiyaç duyulduğu temelinde hazırlanan konferansa jineoloji broşürü sunuldu. Konferansın tartışmaları bu broşür üzerinden yürütüldü. Broşürün Kadın Özgürlük Mücadelesi’nin kırk yıllık birikiminin ve dünya kadın deneyimlerinin bir sonucu olarak ahlaki politik toplumu yaratma temelinde oluşturulan kavram, kuram ve kurumların önemli bir dokümanı olması ve ortaya koyduğu tezler dikkat çekti. Broşürde yaşamın yeniden kurulması temelinde anlam yitimine karşı kadın eksenli hakikat ve anlam devriminin önemine vurgu yapıldı. Kadına dayalı bir bilim dalını geliştirebilmenin gereklilikleri, yöntem ve kaynakları sunuldu. Broşürde “Neden Jineoloji” sorusuna başlıklar halinde şu cevaplar verildi:  “Kadın aydınlanmasını yaratmak için; kadın gerçeğine dayalı bir araştırma yöntemini geliştirmek için; özgür eş yaşamı doğru geliştirmek için; en eski sömürgenin başkaldırısını başarıya ulaştırmak için; özgür toplum-özgür birey gerçekleşmesine ulaştıran bir bilgi kuramı için; sosyal bilimlerde devrim için; yenilmez bir öz savunma için…” 

‘ARKEOLOJİK BİR KAZI: 9 BİN YILDA 9 KATMANLI KADIN’

 

Kadının özgürlük tarihinin yazılması için arkeolojik bir kazının gerekli olduğu konusunda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın “Arkeolojisi yapılacak kadın” belirlemesinden hareketle insanlığın son 9 bin yıllık tarihinde belirgin olan kadınlar 9 katman şeklinde tek tek ele alınırken kadın bakış açısıyla yeni bir tarih anlayışının temelleri atıldı. Jineoloji’nin bir anlamda kadının arkeolojisini yapacak bilim olduğuna dikkat çekilerek, “Nasıl ki Nietzsche ‘ahlakın soy kütüğü’, Foucault ‘bilginin arkeolojisi’ kavramlarıyla hakikati arıyorsa biz kadınlar da kadının arkeolojisi kavramlaşmasını geliştirebiliriz. Bu kavramdan kastımız, kadın varlığına, kimliğine, tarihine, bugününe, duygu-düşünce yapısına ve kadınla ilgili tüm olgulara dair kazı bilimini geliştirmektir. Kadın varoluşunu, üzerine yıkılan beş bin yıllık enkazın altından çıkarmaktır” belirlemesi dikkat çekti. Kadın eksenli bir devrimin adının demokratik modernite olduğuna vurgu yapılarak kadının duygu ve düşünce dünyasıyla bunu inşa etme iddiasında oldukları belirtildi. Jineoloji kapsamında hem kadının hem erkeğin kimliğinin yeniden tanımlanacağına, bu konuda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın belirlemelerinin kendilerine ufuk açtığı ifade edildi.

JİNEOLOJİNİN EYLEM KLIAVUZLARI

Broşürde Jineoloji’nin eylem kılavuzları olarak etik-estetik, ekonomi, ekoloji, politika, demografya, sağlık, eğitim, tarih, öz savunma alanlarında dönüşüm yaratma ve bu bilimleri topluma hizmet temelinde ele alma iddiası ortaya konuldu. Bu alanların Jineoloji ile birlikte yer almasının bir nedenin de bilimciliğin bilimler arası disiplinlerde yarattığı parçalanmayı aşmak olduğu dile geldi. Bilimle, yaşamın ve toplumun bağını ortaya koymanın önemi vurgulandı. Broşürde, “İlk oluşumunda bilim toplumsaldır, kadın icadıdır ve cinsiyetçi değildir. Ruhsuz hiç değildir. Toplumsal yaşamın yararına buluşlar ve icatlarla doludur. Toplumla bilim arasında bugün olduğu gibi soyutluklardan yaratılan buz dağları yoktur. Jineoloji bilimin başlangıcındaki bu öze ulaşmayı hedefleyerek bilimi, yaşamla ve toplumla bağı ve etkileşimi içinde ele alacaktır. Ekolojiyi hesaba katmayan ve ondan kopuk bir ekonomi biliminin yaşam dışılık olduğunun farkındadır. Bu nedenle de tüm ekonomi projelerini ekolojiye etkileri ile birlikte tartışacaktır. Yine ekonomi ve ekolojiden kopuk bir demografya bilimi yaşama aykırıdır, üreme adına tüketimciliktir. Bunları birbirinden kopararak ele alır bilimcilik. Ama jineoloji hepsinin arasındaki yaşamsal bağları ve bunun toplumsal etkilerini sezer, değerlendirir ve ortaklaşan zeminlerde bu bilimleri buluşturur. Belirttiğimiz tüm alanların birbiri ile bağını sürekli zihniyetlere yerleştirerek ilerler jineoloji” denildi.

 

ÖNEMLİ KARARLAŞMALAR

Tartışmalara oldukça aktif katılan konferans delegeleri, Önder Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü kadının özgürlüğü olduğunun bir kez daha altını çizerek Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ı selamladı. Delegeler, günümüzde bütün Ortadoğu’yu etkisi altına alan, kadın adına evrensel özgürlük değerleri yaratanın YPJ’li özgürlük savaşçıları olduğunu vurgulayarak, Rojava’daki kadın devriminin de demokratik Ortadoğu projesine yol açtığını belirtip bu devrimi selamladı. Konferans delegelerince sık sık bu konulara değinilerek, jineolojinin, günümüzde yaşanan erkek şiddetine ve toplumsal sorunlara karşı güçlü bir alternatif çözüm geliştireceği ortaya konuldu. Jineolojinin salt geçmişi araştırma ve inceleme çalışması olmadığı, tarihsel-toplumsal süreleri demokratik uygarlık paradigmasıyla açıklayarak, günümüz köle kadın-egemen erkek-cinsiyetçi toplum-ulus devlet sorunsallığına yeni zihniyet, ahlaki ve politik yaşam ve demokratik toplumsal rejimle cevabı oluşturmanın aciliyeti üzerinde de duruldu.

Kadın özgürlük mücadelesinin yarattığı değerleri kuramlaştırma ve dünya kadınlarıyla paylaşma temelinde önemli kararlaşmalara ve planlamalara gidildi. Konferansta Jineoloji’nin eylem kılavuzları olarak etik-estetik, ekonomi, ekoloji, politika, demografya, sağlık, eğitim, tarih, öz savunma temel araştırma alanları olarak belirlendi. Hayatın içinden bilgilerini damıtan kadınların duygulu, heyecanlı, yoğunluklu yapılan tartışmalarla ve yeni tezlerle oldukça verimli geçti. Jineoloji konferansında yapılan konuşmalarda, demokratik modernite sistemini ve demokratik ulusu inşa etme kararlılığı vurgulandı. Konferans boyunca kırk yıllık birikimlerini kadın özgürlük tarihi temelinde kuramsallaştırma heyecanını yaşayan kadınların aralarda gruplar halinde yaptığı heyecanlı tartışmalar dikkat çekti.

Konferansta, Kürt halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik gelişen uluslararası komplo bir kez daha kınanırken, demokratik çözüm ve müzakere sürecinin AKP devleti tarafından kesintiye uğraması bu zihniyetin devamı olarak değerlendirildi. Halkların ve kadınların ortak demokratik ve özgür yaşam geleceğini, Türkiye ve Ortadoğu barışını tehlikeye atan bu zihniyetin kadınların özgürlük mücadelesi ile durdurulacağı belirtilerek, Öcalan’a özgürlük temelinde mücadeleyi yükseltme ve barışı savunma çağrısı yapıldı.

‘ANLAM YİTİMİNE KARŞI ANLAMLI BİR DÜNYADIR JİNEOLOJİ’

Konferansın kapanış konuşmasını yapan KCK Başkanlık Konseyi üyesi Zaxo Zagros, Zagrosların yamaçlarında kutsal toprakların kadınları olarak beş gün süren konferanslarında kadın zekası ve duygusuyla Jineolojiyi ele aldıklarını dile getirdi. Bundan bin yıllarca önce tanrıçaların bu topraklara bilginin tohumlarını ektiğini, insanlığın ilklerinin hep bu topraklarda yaratıldığını ifade eden Zagros, bugün de o anaların torunları olarak aynı amaçla bilimi geliştirerek kadınlara ve insanlığa hediye etmek istediklerini belirtti. Konferansın çok tarihi, heyecanlı ve anlamlı geçtiğini ifade eden Zagros, kaybettikleri değerleri yeniden anlamına kavuşturduklarını vurguladı. Zagros, “Nasıl ki insanlık Toros ve Zagros kavislerinde dünyaya yayılmışsa şimdi de Kürdistan Kadın Özgürlük Hareketi toplumsal devrimin öncülüğünü yapıyor ve bu devrim dalga dalga bütün dünyaya yayılıyor. Buz tutan yürekleri eritiyor. Çölleşen aklı yeniden yeşertiyor” dedi.

‘JİNEOLOJİ BİR BAŞKALDIRIDIR’

Bugün erkek aklı tarafından her gün binlerce kadının katledildiğini belirten Zagros, sistemin ruhsal ve zihinsel anlamda yaşadığı krizin temsilcisi olan DAİŞ’in yine Boko Haram’ın başta kadınlar ve çocukları katlederek bir felakete doğru gittiğini belirtti. Zagros, “Bölgemizde kadınların bu sistem tarafından katledilmesi geri zihniyetin sonucudur. Buna karşı konferansımız bir kez daha şunu gösteriyor ki bu erkek egemen aklın yaşadığı krize karşı her anlamda yaşamsal bir devrime ihtiyaç var” dedi. İnsanlığın bütün dönemlerden daha fazla bugün sosyalizme ihtiyaç duyduğunu belirten Zagros, “Jineoloji Demokratik Sosyalizmin bilimi olacaktır” ifadesini kullandı. Jineolojinin dinciliğe, milliyetçiliğe, cinsiyetçiliğe, bilimciliğe karşı bir başkaldırı olduğunu vurgulayan Zagros, “Tarihimizden ve direnişimizden aldığımız güçle liberalizmin saldırılarına karşı kadın aklı, iradesi ve duygularıyla meydan okuyoruz. Kadınların rönesansı için, adil bir dünya için, bilimi iktidardan kurtarmak için, kadının hakikatine ulaşmak için, özgür ve eşit bir yaşam için, etik-estetik bir yaşam için, öz savunma için, kendin olman için Jineoloji diyoruz” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

PAJK’LI TUTSAKLARDAN ANLAMLI HEDİYELER

Kapanış konuşmasının ardından PAJK’lı tutsakların kendi elleriyle delegasyona hazırladıkları hediyeler verilirken duygulu anlar yaşandı. Zindanlarda, dağlarda, alanlarda direnen kadınlar tekrar selamlandı. Son olarak Koma Amara kadının emeğini, tarihini anlatan teşilerin, tanrıça büstlerinin, Zilanilerin önünde müzik dinletisi sundu. Dinletinin ardından çekilen coşkulu halaylarla konferans sona erdi.

Birinci Jineoloji Konferansı, 19 Mayıs 2015’te yayınlanan bildirge ile tüm dünya kadınları ve kamuoyu ile paylaşıldı. 

...