Devletin katlettiği Tanrıverdi için açıklama

Kayıp yakınları ve İHD üyeleri, katil Türk Komutan Cemal Temizöz’ün "Biz öldürdük" dediği Abdulhakim Tanrıverdi için açıklama yaptı.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi ve kayıp yakınları, “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” sloganıyla her hafta sürdürdükleri eylemin 631’incisinde sanal medya hesabı üzerinden video yayımladı. Videoda Nisan 1993’te gece yarısı evine gelen yüzü maskeli iki kişi tarafından alıkonulduktan iki hafta sonra cansız bedeni bulunan Abdulhakim Tanrıverdi’nin failleri soruldu.

TANRIVERDİ'NİN HİKÂYESİ

Tanrıverdi’nin hikâyesini paylaşan İHD Amed Şubesi YK Üyesi Mustafa Altıntop, Tanrıverdi’nin eşinin anlatımlarını ve beyanlarını aktardı.

Tanrıverdi ailesinin 1993 yılında Şırnak’ın Cizre ilçesi Kuştepe köyünde bulunan evlerinde uyudukları sırada kapılarına yüzü maskeli 2 kişinin geldiğini belirten Altıntop, evin naylon kaplamalı penceresinin çerçevesini yırtan şahısların Abdulhakim Tanrıverdi’ye Kürtçe seslenerek dışarı çıkmasını söylediklerini kaydetti.

Bu sırada bir el bombasını evin içine doğru uzatan şahısların, “Dışarı çıkmazsan bombayı içeri atarız” tehdidinde bulunduklarını söyleyen Altıntop, şöyle devam etti: “Tanrıverdi, ‘kimsiniz’ diye sorması üzerine ise ‘Seni ilgilendirmez, sen dışarı çık’ cevabı ile karşılaşır. Önce Abdulhakim Tanrıverdi, ardından da eşi dışarı çıkar. Abdulhakim Tanrıverdi’nin eşi dışarı çıktıktan sonra yaşadıklarını şöyle anlatır: ‘Dışarıda gördüklerim iki kişiydiler ve yüzlerini puşi ile kapatmışlardı, sadece gözleri görünüyordu. Eşim götürürlerken kendilerine ‘Beni nereye götürüyorsunuz?’ diye soruyordu."

KATİL TEMİZÖZ'ÜN İTİRAFI

Tanrıverdi’nin eşinin sabah olduktan sonra yakınlarına haber verdiğini, Tanrıverdi’nin kardeşinin durumu anlamak için Cizre İlçe Jandarma Karakol Komutanı Cemal Temizöz’ün yanına gittiğini anlatan Altıntop, “Cemal Temizöz, Tanrıverdi’nin kardeşine ‘Kardeşinizi arayıp peşine düşmeyin, onu biz öldürdük’ demiş” diye belirtti.

Tanrıverdi’nin cesedinin olaydan yaklaşık 10-15 gün sonra iki çoban tarafından Düzova köyünde bulunduğunu ifade eden Altıntop, bu duyum üzerine Tanrıverdi ailesinin olay yerine gittiğini söyledi.  Tanrıverdi’nin bedeninde yanıklar, elleri bağlı, kafası arka kısımdan kırılmış ve tanınmayacak durumda cesedi bulunduğunu belirten Altıntop, eşinin Tanrıverdi’yi elbiselerinden tanıdığını ifade etti.

 Altıntop, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” demekten vazgeçmeyecekleri söyledi.