Amed Barosu: Seçmen iradesine saldırıldı; derhal vazgeçilsin

HDP'li eş genel başkan ve vekillerin tutuklanmasına tepki gösteren Amed Barosu, siyasetçilerin derhal serbest bırakılmasını istedi.

Amed Barosu, HDP'ye yönelik siyasi soykırıma ilişkin açıklama yaptı.

Açıklamada, HDP'nin 6 milyon oyuna dikkat çekilirken, siyasi partilerin demokratik yaşamın vazgeçilmez unsurları olduğunu vurgulandı. 

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Milletvekillerinin tutuklanmış olmasının seçmen iradesine yapılmış bir müdahale olmasının yanı sıra, seçilmiş kişilerin Anayasa ile güvence altına alınmış olan seçilme hakkına yani yasama faaliyetlerine katılma hakkının ihlaline yönelik bir müdahaledir. Milletvekili olma sıfatları göz önüne alındığında tutuklanma gibi ağır bir koruma tedbirine başvurulmasının hukuken izahı ve kabulü mümkün değildir. 
Ayrıca farklı illerdeki Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yakalama kararlarının eş zamanlı olarak alınmış ve uygulanmış olmasını da manidar bulmaktayız.  
Sivil siyaset kanallarının kapatılması sonucunu doğuran bu uygulamalar var olan toplumsal sorunların çözümünden ziyade yeni sorun alanları yaratacağı endişesi taşımaktayız. Geçmişte de benzer uygulamaların çözümden ziyade sorunları daha da derinleştirdiği ve ülke demokrasisine gölge düşürdüğü de bilinen bir gerçektir. Nitekim 1994 yılında benzer bir şekilde Kürt milletvekillerinin gözaltına alınıp tutuklanmasının yarattığı sonuçlar acı bir şekilde tecrübe  edilmiştir. Yaşanan acı tecrübenin uluslararası arenada ve toplumsal hafızada ülke demokrasisine vermiş olduğu zararların izleri hala devam etmekte iken, aynı yöntemde ısrar etmenin izahı ve kabulü mümkün değildir. Mevcut siyasal iktidar mensuplarının daha önce yapmış oldukları açıklamalarda geçmişte yaşanan bu ve benzeri siyasal alana yönelik müdahalelerin ülke demokrasisine büyük zararlar verdiğini kabul ettiklerini ve eleştirmiş olduklarını hatırlatmak isteriz."

'ŞİDDET VE GÜVENLİKÇİ POLİTİKALARLA ÇÖZÜLEMEZ'

Kürt sorununun bu yolla çözülemeyeceğinin vurgulandığı açıklamada, "Her koşulda ve her süreçte belirttiğimiz üzere Kürt meselesinin yegâne çözümünü sorunun şiddet ve güvenlikçi politikalardan arındırılarak diyalog ve müzakere kanalların güçlendirilmesiyle mümkün görmekteyiz. Nitekim bu çözüm metodunun toplumun tüm kesimlerince benimsendiği 2013 yılında başlatılan çözüm sürecinde kendisini göstermiştir. Sorunun barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözümü için benzer bir sürecin başlatılması ve yeni imkânların hayata geçirilmesi elzem olmuştur" denildi.

'SERBEST BIRAKILSINLAR'

Amed Barosu, açıklamasının sonunda da şu çağrıyı yaptı:

"Ülke demokrasisine verdiği ağır tahribatı ortadan kaldırmaya ve toplumsal sorunların çözümüne yönelik sivil ve siyasi kanalların açılmasını sağlayacak yeni bir sürece zemin sunması bakımından tutuklu eş genel başkanların ve milletvekillerinin serbest bırakılmasını talep ediyoruz."