Halk DEDAŞ'ın önünde buluştu

Katliama dönüşen yangınlarda rolü olan DEDAŞ'ın önünde açıklama yapan DEM Parti Amed İl Örgütü, "Bu felaket Kürt sorununun her alanda olduğunu bir daha gösterdi" dedi.

DEDAŞ ÖNÜNDE AÇIKLAMA

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Amed İl Örgütü, 20 Haziran akşamı Amed'in Xana Axpar (Çınar) ve Mêrdin'in Şemrex (Mazıdağı) ilçeleri arasında Dicle Elektrik Dağıtım Şirketi’nin (DEDAŞ) ihmali nedeniyle elektrik tellerinden kaynaklı çıkan ve 15 kişinin yaşamını yitirmesine neden olan yangına dair açıklama yaptı. DEDAŞ önünde yapılan eyleme çok sayıda kişi katılırken “DEDAŞ iktidara değil halka hizmet etmelidir” pankartı açıldı.

DBP Amed İl Eşbaşkanı Mehmet Şirin Gürbüz, "AKP-MHP iktidarı halkın hizmetindeki kurumu sattı. Kurdistan’da yatırım yapılmadı, elektrik hizmeti verilmedi. Yangın bölgesinde afet yaşandı. DEDAŞ önünde bunu kınıyoruz” şeklinde konuştu.

Ortak açıklamayı da DEM Parti İl Eşbaşkanı Pınar Sakık Tekin okudu. Pınar Sakık Tekin, tedbirler alınmazsa aynı faciaların yaşanabileceğine de dikkat çekti, "Hem halkın hem partimizin ısrarlı talebine rağmen, ‘helikopterlerin gece görüşü yok’ denerek yangına müdahale edilmemiş, halk kendi çabası ile yangını söndürmeye çalışmış ve bunun sonucu can kayıpları yaşanmıştır. 15 kişinin yaşamını yitirdiği bu felaket karşısında sunulan gerekçe iktidarın konuya sorumsuzca yaklaştığının bir kanıtı olmuştur” dedi.

Katliama dönüşen yangının nedeninin DEDAŞ’ın onarılmayan elektrik telleri olduğunu hatırlatan Pınar Sakık Tekin, “Yangın öncesi ve bayram süreci boyunca elektriksiz ve susuz bırakılan köylüler, elektrik verilmesiyle tellerin akımı karşılayamadığını ve ahşap direklerin kıvılcım saçtıktan sonra devrilerek yangına sebebiyet verdiğini beyan etmiştir. DEDAŞ yaptığı açıklamada yangının anızdan kaynaklandığını, bölgede elektrik iletim hatlarının bulunmadığını iddia etmişse de yangın bölgelerinden paylaşılan görüntü ve videolarda yer alan ahşap elektrik direkleri DEDAŞ’ın açıklamasını çürütmüştür” diyerek, yangının çıkış nedenini açıklayan raporları hatırlattı. Yetkililerin yangının çıkış nedenine dair çelişkili açıklama yaptığını hatırlatan Tekin, nedenini “Bu açıklamalardaki çarpıklıkların, başta DEDAŞ olmak üzere, yaşanan ölüm ve tahribat karşısında rolü bulunanların sorumluluklarını gizlemeye dönük olduğu aşikardır” ifadelerini kullandı.

 DEDAŞ’ın yangındaki sorumluluğu hakkında yetkililerce hiçbir açıklama yapılmadığını ve DEDAŞ’a hukuki müeyyidelerin uygulanacağıyla ilgili bir beyanda bulunulmadığını ifade eden Pınar Sakık Tekin, “DEDAŞ, Elektrik Piyasası Kurulu’nun amaç maddesinde belirtilen ‘elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevre uyumlu’ olma şartlarını yerine getirmemektedir. Elektrik dağıtım şirketinin yerine getirmediği yükümlülükler ise denetlenmemekte, uygulanması gereken müeyyidelerden sistematik olarak kaçınılmaktadır” diye kaydetti.

Yaşanan facianın enerji komünlerinin, kolektiflerinin ve kooperatiflerinin önemini açığa çıkardığını dile getiren Pınar Sakık Tekin, şöyle devam etti: “Enerji Bakanlığı daha fazla benzer faciaların yaşanmaması için tarıma dayalı tüm alanları kapsayacak şekilde yerel yönetim ve sivil toplum, meslek örgütleri öncülüğünde enerji kooperatiflerinin kurulmasını sağlamalıdır. Kurulacak bu enerji kooperatifleri kendi enerjisini kuracakları, yenilenebilir enerji kaynaklarından  üretebilmelerinin yolu açılmalıdır. DEDAŞ Xana Axpar-Şemrex arasında çıkan yangında oluşan 700 milyon liralık hasardan birinci derecede sorumludur.  Bizler DEM Parti olarak yangında ihmali ve sorumluluğu bulunanlardan hesap sorulması, oluşan maddi hasarın tazmini, yurttaşların yaralarının sarılması için var gücümüzle çalışacağız.”

'KÜRT SORUNUNUN VARLIĞI HER ALANDA GÖRÜLMÜŞ OLDU'

DEM Parti Amed Milletvekili Adalet Kaya, şunları söyledi: “Biz bu felakette gördük ki Kürt sorunu her alanda bölgemizde vardır. DEDAŞ’ın ihmali sonucu yangın çıktı. Kimdir bu DEDAŞ? DEDAŞ canı istediğinde askerlerle köy basan, elektrikleri kesen bir kurumdur. Bölgede köylülerin arazi sulamasını, çiftçilerin ürünlerin sulamasını engelleyen bir kurumdur. İş cinayetlerinin sorumlusu bir şirkettir. Bu şirket hiç denetlenmiyor. Enerji Bakanlığı’nın denetim yapmadığını biliyoruz. Yıllardır bu yangınlar çıkıyor ve köylüler zarar görüyor. Bize özelleştirme politikası adı altında bu şirketler Kürtlere, halklara düşman bir hizmet yürütüyor. Nitelikli, kaliteli, çevreye duyarlı enerji temel haktır. DEDAŞ’ın yaptığı hizmetlerin denetlenmesi gerekir. Tüm yetkililerin 15 yurttaşın ölümünde sorumluluğu vardır. Buna neden olanların hesap vermesi için her alanda mücadele edeceğiz. Batıda helikopter varken, burada 15 yurttaşımız yaşamını yitirdi. Bütün bu maddi ve manevi kayıpların tazmini gerekiyor. Bunun için önce adaletin sağlanması gerekiyor.”